İsveç Yeni Kabul Yasası yürürlüğe girdi
İsveç'e göç edecek kişileri
İsveç'e göç edecek ya da sığınma başvurusunda bulunacaksanız yeni kuralları okuyun.
Duyuru özeti
İsveç Yeni Kabul Yasası 1 Ekim’de yürürlüğe giriyor. Yasa, Sığınmacıların Kabulüne İlişkin Yasa’nın (LMA) yerini alıyor. Yeni yasa, diğer düzenlemelerin yanı sıra daha fazla kişinin İsveç Göçmenlik Dairesi’nin kabul sistemi kapsamına alınmasını sağlıyor ve coğrafi kısıtlamalar ile denetim önlemlerine ilişkin yeni kurallar getiriyor.
Yeni Kabul Yasası kapsamında daha fazla kişi yasadan yararlanabilecek ve bazı kişiler önceye kıyasla daha uzun süre sistem kapsamında kalabilecek.
Önemli değişikliklerden biri, uygulanabilir nitelikte geri dönüş kararı alan kişilerle ilgili. Bu kişiler, karar yürürlüğe girdikten veya gönüllü ayrılış için tanınan süre sona erdikten sonra da Kabul Yasası kapsamında kalmaya devam edebilecek. Ayrıca daha önce kabul sistemi kapsamından çıkan kişilerin yeniden sisteme dahil edilmesine yönelik imkânlar artırılacak.
Coğrafi kısıtlamalar ve denetim önlemleri getiriliyor
Genel kural olarak, uluslararası koruma (sığınma) başvurusunda bulunan kişiler hâlihazırda İsveç Göçmenlik Dairesi tarafından kendilerine tahsis edilen konaklama yerinde yaşamak zorunda.
1 Ekim’den itibaren coğrafi kısıtlama uygulanacak. Genel kural olarak, uluslararası koruma başvurusunda bulunan kişiler ile geri dönüş kararı verilen kişiler, kendilerine tahsis edilen konaklama yerinin bulunduğu il sınırları içinde kalmak zorunda olacak.
İsveç Göçmenlik Dairesi’nin kabul ve geri dönüş merkezlerinde ayrıca yoklama kontrolleri uygulanacak. Uluslararası koruma başvurusunda bulunan ve bir merkezde yaşayan 16 yaş ve üzerindeki kişiler pazartesi, çarşamba ve cuma günleri bu kontrollere katılmak zorunda olacak.
Geri dönüş kararı verilen kişiler de İsveç Göçmenlik Dairesi’ne bildirimde bulunmakla yükümlü olacak. Genel kural olarak haftada üç gün bildirimde bulunmaları gerekecek. Bazı durumlarda İsveç Göçmenlik Dairesi kişiye özel başka denetim önlemleri de uygulayabilecek.
Geçici Koruma Direktifi kapsamında geçici koruma statüsüne sahip Ukraynalılar, coğrafi kısıtlamaya veya yoklama kontrollerine tabi olmayacak.
Günlük ödenekle bağlantılı şartlar artıyor
Bir kişinin belirli yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinde günlük ödenek hâlihazırda azaltılabiliyor. Yeni Kabul Yasası kapsamında günlük ödeneğin tamamen veya kısmen azaltılabileceği durumların sayısı artacak.
Buna, kişinin coğrafi kısıtlamaya uymaması veya İsveç Göçmenlik Dairesi’ne gerektiği şekilde bildirimde bulunmaması da dahil olacak. İsveç Göçmenlik Dairesi tarafından sağlanan konaklama yerlerinde ciddi davranış ihlallerinde bulunulması hâlinde de günlük ödenek azaltılabilecek.
Bir diğer değişiklikle, İsveç Göçmenlik Dairesi yanlış şekilde ödenmiş günlük ödeneklerin geri ödenmesini talep edebilecek.
Çalışma hakkı kısıtlanacak
1 Ekim’den itibaren uluslararası koruma başvurusunda bulunan bir kişinin işgücü piyasasına erişimine ilişkin kurallar da değişecek. Bu hak daha önce çalışma izni zorunluluğundan muafiyet, yani AT-UND, olarak biliniyordu.
Genel kural olarak bir kişiye çalışma hakkı, ancak İsveç Göçmenlik Dairesi başvurunun kayda alındığı tarihten itibaren altı ay içinde başvuru hakkında karar vermemişse tanınacak. Gecikmenin başvuru sahibinden kaynaklanmaması ve diğer koşulların da karşılanması gerekecek.
Ukraynalılar ve hâlihazırda AT-UND sahibi olanlar etkilenmeyecek
Genel kural olarak, yeni Kabul Yasası yürürlüğe girdiğinde hâlihazırda AT-UND sahibi olan kişiler bu hakkı koruyacak ve çalışmaya devam edebilecek.
AT-UND ile ilgili yeni kurallar, Geçici Koruma Direktifi kapsamında geçici korumaya sahip Ukraynalıları etkilemeyecek.
Belediyelerin sorumlulukları netleştiriliyor
Yeni Kabul Yasası, İsveç Göçmenlik Dairesi ile belediyeler arasındaki sorumluluk dağılımını değiştiriyor.
Yasa, Kabul Yasası kapsamındaki kişilere konaklama yerlerinde destek ve yardım sağlanması ile özel konaklama türlerinin sunulması konusunda belediyelerin sorumluluklarını daha açık hâle getiriyor. Örneğin İsveç Göçmenlik Dairesi’nin merkezlerinden birinde yaşayan bir kişiye evde bakım hizmeti sağlanması bu kapsamda yer alabilir.
Ayrıca, çok sayıda kişinin koruma talebiyle başvurduğu olağanüstü durumlarda belediyelerin konaklama sağlama sorumluluğuna ilişkin yeni kurallar getiriliyor.
İsveç'te yeni Kabul Yasası: sığınma sisteminde daha sıkı kurallar
İsveç’in 1 Ekim’de yürürlüğe giren yeni Kabul Yasası, sığınma sistemini yalnızca barınma ve temel destek sağlayan bir yapı olarak değil, daha sıkı takip ve yükümlülüklerle çalışan bir kabul modeli olarak yeniden düzenliyor. Değişikliklerin en görünür tarafı, başvuru sahibinin nerede kalacağı, ne sıklıkla kuruma gideceği ve çalışma hayatına ne zaman erişebileceği konusunda devletin daha belirgin kurallar koyması.
Coğrafi kısıtlama bunun en somut örneği. Uluslararası koruma başvurusu yapanlar ile geri dönüş kararı verilen kişiler, genel kural olarak kendilerine tahsis edilen konaklamanın bulunduğu il sınırları içinde kalacak. Merkezlerde yaşayan 16 yaş ve üzerindekiler pazartesi, çarşamba ve cuma günleri yoklamaya katılacak; geri dönüş kararı verilenler de genel kural olarak haftada üç gün bildirimde bulunacak.
Yasanın kapsamı da genişliyor. Uygulanabilir bir geri dönüş kararı bulunan kişiler, karar yürürlüğe girdikten veya gönüllü ayrılış süresi sona erdikten sonra da kabul sistemi içinde tutulabilecek. Daha önce sistem dışına çıkan bazı kişilerin yeniden kapsama alınabilmesi de geri dönüş sürecindeki kurumsal temasın uzamasına yol açacak. Barınma ve yardım sistemi, geri dönüş yönetimiyle daha uzun süre birlikte işleyecek.
Maddi destek için de yeni yükümlülükler getiriliyor. Coğrafi sınıra uymayan, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen veya konaklama yerlerinde ciddi davranış ihlalinde bulunan kişilerin günlük ödeneği kısmen ya da tamamen azaltılabilecek. Yanlış ödenen yardımların geri istenebilmesi de mali denetimi güçlendiriyor.
Çalışma hakkındaki değişiklik, düzenlemenin günlük yaşama doğrudan yansıyan başlıklarından biri. Yeni sistemde uluslararası koruma başvurusu yapan bir kişinin çalışma hayatına erişebilmesi için, başvurusunun kayda alınmasından itibaren altı ay içinde karar verilmemiş olması temel koşullardan biri haline geliyor. Gecikmenin başvuru sahibinden kaynaklanmaması ve diğer şartların da karşılanması gerekiyor. Mevcut AT-UND sahiplerinin genel olarak haklarını koruması geçişte süreklilik sağlıyor.
Ukrayna’dan gelen ve Geçici Koruma Direktifi kapsamında bulunan kişiler için coğrafi kısıtlama ile yoklama şartının uygulanmaması, farklı koruma statüleri için ayrı kurallar bulunduğunu ortaya koyuyor. Belediyelerin barınma ve destek sorumluluklarının daha açık tanımlanması da uygulamanın yalnız Göçmenlik Dairesi üzerinden yürümeyeceğini ortaya koyuyor.
Kuralların günlük yaşama yansıması doğrudan olacak. Başvuru sahiplerinin hareket alanı ve kurumla temas sıklığı, gelir desteği ile çalışma imkânını etkileyebilecek. 1 Ekim’le birlikte İsveç’in sığınma kabul sisteminde denetim ve yükümlülükler daha ayrıntılı bir idari çerçeveye bağlanmış durumda.