Arda Güler oyun kurucu olarak Real Madrid’in en etkili isimlerinden biri diye değerlendirildi. AS yazarı Jesús Gallego, 25 Ekim tarihli köşesinde milli oyuncunun daha fazla sorumluluk alması gerektiğini savundu.
İspanya’nın AS gazetesinde 25 Ekim 2026’da yayımlanan köşe yazısı, Arda Güler oyun kurucu rolüne daha fazla sorumluluk verilmesini tartışıyor. Jesús Gallego’nun “Güler pide galones” başlıklı yazısında milli futbolcu, Real Madrid orta sahasında boşluğu ve pas yolunu en hızlı gören oyuncu olarak tanımlanıyor. Gallego’nun görüşü Barcelona ile oynanacak El Clásico’dan önce yayımlandı; kulübün sonraki maç raporu bu değerlendirmeden ayrı bir gelişmeyi kayda geçirdi.
Gallego, José Mourinho’nun ağustos ayında Arda’yı merkezde oyunu yönetmeye henüz hazır görmediği yönündeki açıklamasını hatırlatıyor. Yazara göre bu aşamaya beklenenden önce gelindi. Köşenin ana görüşü, genç futbolcunun doğru pası bulma ve sıkışan hücumu açma becerisinin takımın merkezdeki oyun düzeninde daha fazla kullanılabileceği yönünde. Arda Güler oyun kurucu olarak ele alındığında Gallego’nun öne çıkardığı özelliklerden biri topu bir sonraki oyuncuya aktarma hızı. Yazar, savunmanın arasındaki boşluğu gören kısa paslarla uzun mesafeli yön değiştirme paslarını aynı teknik repertuvarın parçaları sayıyor. Bu değerlendirme bir köşe yazarının futbol görüşü; oyuncuya yeni bir görev verildiğine ilişkin kulüp kararı olarak aktarılmıyor.
Jesús Gallego’nun 25 Ekim tarihli değerlendirmesi
Arda, AS köşesinin yayımlandığı tarihte 21 yaşındaydı. Gallego, karşılaştırma amacıyla Luka Modrić’in Real Madrid’e 27, Toni Kroos’un ise 24 yaşında katıldığını hatırlatıyor. İki oyuncunun Madrid’deki uzun dönem performansını ölçü olarak kullanırken Güler’in henüz o düzeye ulaştığını ileri sürmüyor. Köşe, yaş ve deneyim farkına rağmen genç futbolcuya sorumluluk yüklenebileceği görüşünü savunuyor.
Gallego’nun takımın diğer orta saha isimlerine ilişkin yorumunda Bernardo Silva da var.
Yazara göre Portekizli oyuncunun fiziksel kapasitesi ve mevcut rolü konusunda soru işaretleri bulunuyor. Arda’ya duyduğu güveni anlatırken Bernardo’nun sağlayabileceği katkıyı karşılaştırma noktası olarak kullanıyor. Gallego, sorumluluk önerisini Bernardo Silva hakkındaki tereddütleriyle birlikte kuruyor.
Arda Güler oyun kurucu olarak hangi özellikleriyle anlatılıyor?
AS yazısının yayımlandığı sabah, Real Madrid Barcelona deplasmanına hazırlanıyordu. 25 Ekim tarihli resmî kadro listesi, Güler ile Bernardo Silva aynı ilk 11’deydi. Tchouaméni ve Bellingham da orta sahadaydı. Böylece Gallego’nun yazısından sonraki ilk büyük maçta Mourinho iki yaratıcı oyuncuyu birlikte sahaya sürdü; yazarın daha geniş rol tartışması bu somut kadro tercihiyle karşılaştırılabilir.
Güler’in bu tercihe gelmeden önceki dönemi de kulübün kayıtlarında bulunuyor. Real Madrid’in kendi yayımladığı maç özeti, Roma deplasmanında sonradan oyuna girip üç kornerden gelen gollerde pay sahibi olduğunu; Sevilla ve Leipzig karşılaşmalarında ise gol attığını kaydediyor. Bu maçlar Barcelona öncesindeki teknik değişim tartışmasının sahadaki arka planını oluşturuyor.
Barcelona maçının sonucu 2-1 oldu. Kulübün 25 Ekim tarihli maç raporu, Güler’in ilk devrede iki şut fırsatı bulduğunu ve ikinci yarıda bir başka şutunu Joan García’nın çıkardığını belirtiyor. Milli futbolcunun maç içinde yaptığı pas tercihlerine dair farklı değerlendirmeler de yayımlandı. Guti’nin Barcelona maçı sonrasında Güler’in pasları hakkındaki değerlendirmesi bu konuda eski Madridli futbolcunun yorumunu aktarıyor. Galibiyet golünün hazırlığında da Güler vardı. 88. dakikada Bellingham’dan aldığı topu koşu yapan Camavinga’ya aktardı; Fransız oyuncu Mbappé’ye gol pasını verdi. Real Madrid, galibiyet golünün hazırlığını bu pas dizisiyle kayda geçirdi. Gallego’nun Barcelona maçından önce altını çizdiği boşluk görme ve pasla hücumu ilerletme özellikleri, maçın bu bölümünde somut bir pozisyonla birlikte tartışıldı.
Modrić ve Kroos karşılaştırması
AS’nin köşesi, oyuncunun takım adına kaç gol attığını esas almaktan çok topu nereden ve nasıl dağıttığıyla ilgileniyor. Yazı, bir pasın rakibin baskısından çıkma imkânı sağlamasını ve bir sonraki oyuncunun yüzünü kaleye dönmesini önemsiyor. Arda Güler oyun kurucu rolünün daha fazla üstlenilmesi önerisi de bu oyun anlayışına dayanıyor.
El País’in 26 Ekim tarihli değerlendirmesi, Mourinho’nun Arda Güler ile Bernardo Silva’yı birlikte kullanmasını ayrı bir taktik tercih olarak değerlendirdi. Buna karşılık AS yazısının ana meselesi kadronun genel dizilişi değil, Güler’in tekil liderlik ve sorumluluk kapasitesiydi. İki yayın aynı dönemi anlatırken farklı futbol soruları üzerinden ilerliyor.
Barcelona maçında ne oldu?
Milli futbolcunun El Clásico’daki etkisi üzerine başka karşılaştırmalar da yapıldı. La Galerna’nın Arda Güler–Mesut Özil karşılaştırması, 88. dakikadaki pas bağlantısını eski bir Madrid–Barcelona maçını hatırlatarak değerlendirdi. Mundo Deportivo’da yayımlanan Güler–Bernardo Silva değerlendirmesi ise Güler’in Bernardo Silva ile aynı merkezde görev almasından hareketle takımın pas organizasyonunu yorumladı. AS’nin yazarı Gallego’nun görüşü, bu metinlerin yanında özellikle oyuncunun sorumluluk düzeyine odaklanıyor.
Arda Güler oyun kurucu olarak Mourinho’nun 25 Ekim ilk 11’inde sahaya çıktı ve Real Madrid’in deplasmandaki galibiyetine pas bağlantısıyla katıldı. Gallego’nun köşesinin tarihli sonucu, milli oyuncunun merkezde daha fazla sorumluluk almasını önermesiydi. Kulübün açıklanmış kadro ve maç kayıtları ise bu yorumun ardından gerçekleşen karşılaşmanın olgusal çerçevesini veriyor.
Kaynaklar
AS — Jesús Gallego, Güler pide galones
Real Madrid — Barcelona maçının başlangıç kadrosu
Real Madrid — 25 Ekim Barcelona karşılaşmasının maç raporu
