← Konsolosluk Duyuru Merkezi’ne dön
Ülke Danimarka Ücret Normal

Danimarka - Türk vatandaşları için ücret muafiyetleri

Rulings by the European Court of Justice in the case of T. Sahin (issued on 17 September 2009, C-242/06) and the Commission v the Netherlands (issued on 29 April 2010, C-92/07) have…

Kimleri etkiler?

Danimarka'da oturum ya da çalışma iznini uzatmak isteyenleri

Ne yapılmalı?

Danimarka'da oturum ya da çalışma izninin uzatmak isteyenler okumalı

Duyuru özeti

Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın T. Sahin davasında verdiği karar (17 Eylül 2009, C-242/06) ile Komisyon / Hollanda davasında verdiği karar (29 Nisan 2010, C-92/07), Türk vatandaşlarından ücret alınmasının Ortaklık Anlaşması, Ek Protokol veya 1/80 sayılı Karar’a uygun olup olmadığı konusunu ele almıştır.

Bu kararlar, çalışma bağlantılı olarak oturma izni, oturma izni uzatma veya kalıcı oturma izni başvurusu yapan Türk vatandaşlarından ya da çalışma amaçlı kalışla bağlantılı bir karara itiraz etmek veya dosyanın yeniden açılmasını talep etmek isteyen Türk vatandaşlarından ücret talep edilemeyeceği şeklinde yorumlanmalıdır.

Bir Türk vatandaşının çalışan sayılıp sayılmadığı değerlendirilirken göç makamları, Avrupa Birliği Adalet Divanı tarafından tanımlanan “çalışan” kavramının yorumunu esas alacaktır.

Bir kişinin Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın tanımına göre çalışan sayılıp sayılamayacağına her dosya özelinde karar verilecektir. Belirleyici unsur, kişinin istihdam ilişkisinin gerçek ve samimi olup olmadığıdır. Bir istihdam ilişkisinin gerçek ve samimi olup olmadığının belirlenmesinde, kişinin başka bir taraf için ve başka bir tarafın talimatı altında sunduğu hizmet karşılığında ödeme alıp almadığı dikkate alınacaktır. Görünüşte yalnızca marjinal bir ek gelir niteliğinde olan çalışma dikkate alınamaz; çünkü işçilerin serbest dolaşımına ilişkin kurallar yalnızca ekonomik faaliyette bulunan kişilerin serbest dolaşımını güvence altına almak amacıyla oluşturulmuştur. Bir kişinin yalnızca çok az sayıda saat çalışması, istihdam ilişkisinin marjinal bir ek faaliyet olduğuna işaret eder. Normalde kişinin haftada en az 10 ila 12 saat çalışması şartı aranır. Bu şart, Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın Kempf (C-139/85) ile Megner ve Scheffel (C-444/93) kararlarına dayanmaktadır. Genc (C-14/09) kararında ise Avrupa Birliği Adalet Divanı, ücretli izin hakkı, hastalık döneminde ücret ödenmesi, istihdam süresi ve kişinin toplu iş sözleşmesi kapsamında olup olmadığı gibi ölçütlerin, istihdam ilişkisinin gerçek ve samimi olup olmadığının genel değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğine hükmetmiştir.

İstihdamın ne kadar sürmüş olması gerektiği konusunda kesin bir alt sınır belirlemek mümkün değildir. Avrupa Birliği Adalet Divanı, Franca Ninni-Orasche (C-413/01) kararında 10 haftalık geçici bir sözleşmenin, mahkemenin tanımına göre çalışan sayılmak için yeterli olduğuna hükmetmiştir. Dava eğitim burslarıyla ilgiliydi ve bu karar doğrultusunda yerel makamlara, bir kişinin hangi durumlarda çalışan sayılması gerektiğini belirlemeleri için rehber ilkeler verilmiştir. Bu rehber ilkeler kısa süreli istihdam ilişkilerini ele almakta ve 10 haftalık bir alt sınır öngörmektedir. Ancak tüm kararların dosya özelinde verileceği vurgulanmalıdır. Geçici olarak istihdam edilen ve 10 haftadan önce işten ayrılan bir kişi de Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın tanımına göre çalışan sayılabilir. Aynı şekilde, 10 haftadan fazla çalışmış bir kişi de çalışan sayılmayabilir; örneğin çalışılan saat sayısı istihdamın marjinal bir ek faaliyet gibi görünmesine yol açacak kadar sınırlıysa.

Muafiyet olanakları hakkında daha fazla bilgi almak istiyorsanız Göçmenlik Servisi ile iletişime geçebilirsiniz.