← Konsolosluk Duyuru Merkezi’ne dön
Ülke Özbekistan Genel duyuru Önemli

Türk Devletlerinde Yükseköğretim: Ortak Geçmişten Ortak Geleceğe

Kimleri etkiler?

Yükseköğretim yapmak isteyenleri

Ne yapılmalı?

Eğer yükseköğretim yapmayı planlıyorsanız okuyun.

Duyuru özeti

Ekonominin çeşitli sektörlerinde yaşanan hızlı değişimler ve dijital teknolojilerin hayatın her alanına giderek daha fazla girmesi, eğitim sisteminin önüne yeni görevler koyuyor. Yükseköğretim, ülkelerin kalkınmasına hizmet edecek fikirler, bilimsel keşifler ve yenilikçi çözümler üretebilen bir nesil yetiştirmelidir.

Bu açıdan bakıldığında Türk devletleri arasında yükseköğretim, bilim ve inovasyon alanlarındaki iş birliğinin yeni bir düzeye taşınması özel bir önem taşıyor. Ülkelerimizi ortak tarih, birbirine yakın kültürler, manevi değerler ve karşılıklı anlayış gelenekleri birleştiriyor.

29–30 Ekim tarihlerinde Ankara'da düzenlenmesi planlanan Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Zirvesi de bu iş birliğinin geliştirilmesi, karşılıklı güvenin güçlendirilmesi ve geleceğe yönelik girişimler için yeni fırsatların belirlenmesi bakımından önem taşıyor.

Zirve öncesinde Türk devletlerinin yükseköğretim alanında karşı karşıya bulunduğu görevleri, mevcut imkânları ve gelecekteki iş birliği alanlarını değerlendirmek yerinde olacaktır.

Ortak tarihten ortak kalkınmaya

Türk halklarının yüzyıllara dayanan tarihi; eğitim, zanaat, ticaret ve kültürel ilişkilerin gelişimiyle ayrılmaz biçimde bağlantılıdır. Türk dünyasından yetişen büyük düşünürler, bilim insanları ve aydınlar, dünya medeniyetinin gelişimine önemli katkılarda bulunmuştur. Onların bilimsel mirası bugün de bilgiye duyulan ilginin, düşünce özgürlüğünün ve aydınlanma anlayışının güçlü bir örneğidir.

Günümüz kuşağının görevi yalnızca bu zengin mirası korumak değil, aynı zamanda onu çağdaş kalkınmanın gerekleriyle uyumlu biçimde birleştirmektir. Bunun için eğitim kurumları arasındaki ilişkilerin genişletilmesi, gençlerin uluslararası deneyim kazanabileceği koşulların oluşturulması, bilim insanları arasındaki iş birliğinin desteklenmesi ve bilimsel çalışmaların uygulamaya aktarılması gerekiyor.

Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altındaki iş birliği, tam da bu hedeflere hizmet edebilir. Bu iş birliğinin başarısı, öncelikle ortak hedeflerin açık biçimde belirlenmesine, somut programlarla desteklenmesine ve elde edilen sonuçların istikrarlı biçimde geliştirilmesine bağlıdır.

Yükseköğretim alanında böyle bir yaklaşım birkaç önemli başlığı kapsıyor.

İlk olarak üniversiteler arasındaki akademik ilişkilerin güçlendirilmesi, eğitim kalitesinin ve bilimsel kapasitenin artırılmasını sağlar.

İkinci olarak öğrenci ve akademisyen değişimi, gençlerin ufkunu genişletir; yeni bilgi ve deneyimler kazanmalarına yardımcı olur.

Üçüncü olarak ortak bilimsel projeler, Türk devletlerinin karşılaştığı ortak sorunlara çözüm bulunmasını ve mevcut entelektüel kaynakların verimli kullanılmasını mümkün kılar.

En önemlisi, eğitim alanındaki bütünleşme her ülkenin ulusal çıkarları ve kendine özgü koşulları gözetilerek karşılıklı yarara dayalı iş birliğini geliştirmelidir.

Özbekistan, ortak Türk eğitim alanının oluşturulması yolunda

Özbekistan'da yükseköğretimin modernleştirilmesine, uluslararası iş birliğinin genişletilmesine ve bilim ile üretim arasındaki bütünleşmenin güçlendirilmesine özel önem veriliyor.

Bu doğrultudaki başlıca hedefler arasında eğitim programlarının uluslararası standartlara uyarlanması, yabancı üniversitelerle birlikte uzman yetiştirilmesi, bilimsel araştırmaların geliştirilmesi ve modern altyapının oluşturulması bulunuyor.

Bu alandaki girişimlerden biri de Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesinin kurulması oldu.

Özbekistan Cumhurbaşkanı'nın 24 Ocak 2025 tarihli ve PP-24 sayılı, "Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesinin Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Tedbirler" başlıklı kararı doğrultusunda Taşkent'te kurulan üniversite; Türk devletleri arasında yükseköğretim, bilim, inovasyon ve teknoloji alanlarındaki çok yönlü iş birliğini genişletmeyi amaçlıyor.

Üniversitenin temel hedefi, çağdaş ekonominin ihtiyaçlarına ve uluslararası eğitim standartlarına uygun, yüksek nitelikli ve rekabet gücü yüksek uzmanlar yetiştirmek; aynı zamanda ortak akademik ve bilimsel araştırma projelerini geliştirmek.

Bize göre üniversitenin önemi yalnızca yeni bir eğitim kurumunun kurulmasından ibaret değil. Üniversite, Türk devletlerinin bilimsel ve entelektüel potansiyelinin bir araya getirilmesi, eğitim sistemleri arasındaki uygulamaya dönük ilişkilerin güçlendirilmesi ve uluslararası deneyimlerin ulusal eğitim ortamına aktarılması için yeni fırsatlar sunuyor.

Üniversitenin faaliyetleri düzenlenirken iş birliğinin somut sonuçlar üretmesine özel önem veriliyor.

Bu kapsamda eğitim programlarının ortak üniversitelerle uyumlaştırılması, yabancı öğretim üyelerinin eğitim süreçlerine katılması, modern laboratuvarların kurulması ve öğrencilerin uluslararası iş birliği çerçevesinde mesleki uygulama yapmalarının sağlanması hedefleniyor.

Bu yaklaşım, üniversitenin sıradan bir eğitim kurumu olmaktan çıkarak eğitimi, araştırmayı ve üretimi bir araya getiren çağdaş bir akademik ortama dönüşmesini sağlıyor.

Uluslararası iş birliği: Eğitim kalitesi ve yeni fırsatlar

Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesinin faaliyetlerinde Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan'ın önde gelen yükseköğretim kurumlarıyla iş birliği önemli bir yer tutuyor.

Bu iş birliği; eğitim alanlarının geliştirilmesini, öğretim programlarının iyileştirilmesini, akademisyenlerin deneyimlerinden yararlanılmasını ve öğrencilere yeni akademik fırsatlar sunulmasını amaçlıyor.

2025–2026 eğitim öğretim yılında Türkiye'deki üniversitelerle iş birliği içinde beş alanda uzman yetiştirilmeye başlandı:

  • Tıp
  • Bilgisayar mühendisliği
  • Elektrik mühendisliği
  • Tarımda mekanizasyon
  • Gıda teknolojileri

Bu alanlarda Hacettepe Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Ege Üniversitesi ile iş birliği yürütülüyor.

Seçilen alanlar, modern ekonominin en önemli ihtiyaçlarıyla örtüşüyor.

Tıp alanında nitelikli uzmanların yetiştirilmesi, toplum sağlığının korunması ve sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması açısından büyük önem taşıyor.

Bilgisayar mühendisliği ve elektrik mühendisliği; dijital ekonominin, sanayide otomasyonun ve yeni teknolojilerin uygulanmasının temel alanları arasında bulunuyor.

Tarımda mekanizasyon ve gıda teknolojileri alanındaki bilgi birikimi ise tarım sektörünün verimliliğinin artırılması, gıda güvenliğinin sağlanması ve kaynakların akılcı kullanımıyla doğrudan bağlantılı.

2026–2027 eğitim öğretim yılında Azerbaycan ve Kazakistan üniversiteleriyle başlatılacak yeni çalışmalar sayesinde iş birliğinin kapsamı genişletiliyor.

Beş yeni programın uygulamaya konulması planlanıyor:

  • Petrol ve doğal gaz mühendisliği
  • Kimya mühendisliği
  • Jeolojik araştırma mühendisliği ve teknolojileri
  • Telekomünikasyon teknolojileri
  • Uluslararası ve karşılaştırmalı hukuk

Bu alanlarda Azerbaycan Devlet Petrol ve Sanayi Üniversitesi, Azerbaycan Teknik Üniversitesi ve Kazakistan'daki El-Farabi Kazak Millî Üniversitesi ile iş birliği yapılıyor.

Böylece iki eğitim öğretim yılını kapsayan iş birliği programları çerçevesinde toplam on eğitim alanına ulaşılması öngörülüyor.

Bu gelişme, üniversitenin farklı ülkelerin deneyimlerini ortak bir akademik ortamda birleştirme hedefini gösteriyor.

İş birliğinin önemli bir özelliği, yalnızca eğitim programlarının sayısını artırmakla sınırlı kalmaması.

Öğretim planlarının ve ders içeriklerinin uluslararası standartlara uyarlanması, yabancı uzmanların eğitim süreçlerine katılması, elektronik eğitim kaynaklarının kullanılması ve öğrencilerin uluslararası staj programlarına katılımının sağlanması da bu sürecin parçaları arasında yer alıyor.

Bu mekanizmalar, eğitimin içeriğinin yenilenmesi, teorik bilgilerin uygulamalı becerilerle desteklenmesi ve mezunların iş gücü piyasasındaki rekabet gücünün artırılması için temel oluşturuyor.

Modern altyapı, kaliteli eğitimin temelidir

Uluslararası iş birliğinin başarısı, öncelikle eğitim sürecine nasıl yansıdığıyla ölçülür.

Bunun için nitelikli öğretim üyelerine, çağdaş eğitim programlarına, bilimsel laboratuvarlara ve öğrencilerin uygulamalı becerilerini geliştirebilecekleri altyapıya ihtiyaç vardır.

Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesinde bu alanlarda somut çalışmalar yürütülüyor.

Örneğin Mart 2026'da tıp öğrencileri için klinik simülasyon ve uygulamalı beceri merkezi faaliyete geçti.

Hacettepe Üniversitesinin eğitim programları ve klinik standartları esas alınarak donatılan merkez, öğrencilere modern simülasyon cihazları ve robotik sistemler aracılığıyla acil tıbbi müdahale, ön tanı koyma ve tedavi süreçlerini uygulama imkânı sunuyor.

Bu tür merkezler, geleceğin doktorlarının mesleki eğitiminde teori ile uygulama arasında güçlü bir bağ kurulmasına yardımcı oluyor.

Öğrenciler, gerçek klinik ortama geçmeden önce farklı durumları canlandırarak bilgi ve becerilerini pekiştirebiliyor.

Mühendislik ve yazılım alanlarında da çağdaş gereksinimlere uygun bilgisayar laboratuvarları ve yazılım platformları oluşturuldu.

Petrol ve doğal gaz, kimya ve elektrik mühendisliği alanlarındaki laboratuvar altyapısının geliştirilmesi sürüyor.

Bunun yanında öğrenciler ve yurt dışından davet edilen öğretim üyeleri için öğrenci yurdu, bilgi ve kaynak merkezi ile ortak çalışma alanları oluşturuldu.

Bu imkânların, eğitim, bağımsız araştırma ve ekip projeleri için elverişli bir ortam sağlaması amaçlanıyor.

Üniversitede dijital eğitim platformunun hayata geçirilmesi de önemli bir adım oldu.

Bu platform sayesinde ders programları, eğitim materyalleri, değerlendirme süreçleri ve akademik denetim tek bir dijital ortamda birleştirilebiliyor.

Günümüzde dijitalleşme yalnızca teknik araçların kullanılmasından ibaret değil. Aynı zamanda eğitim yönetimi kültürünü değiştiren, verilerin etkin kullanımını sağlayan ve eğitim süreçlerinin şeffaflığını artıran bir araç niteliğinde.

Bilim ve üretimin bütünleşmesi

Modern bir yükseköğretim kurumunun potansiyeli yalnızca dersliklerde aktarılan bilgilerle değil, bilimsel araştırmalarıyla, üretim sektörleriyle kurduğu ilişkilerle ve somut sorunlara çözüm üretme kapasitesiyle belirlenir.

Bugün ekonominin birçok alanında yeni teknolojik çözümlere duyulan ihtiyaç artıyor.

Enerji, kimya sanayisi, tarım, telekomünikasyon, tıp ve bilgi teknolojileri alanlarında bilimsel gelişmelerden etkin biçimde yararlanılması, rekabet gücünün önemli koşullarından biri hâline geldi.

Bu nedenle Türk devletlerinin üniversiteleri arasındaki iş birliğinin ortak araştırmalar, laboratuvarlar ve bilimsel buluşların uygulamaya aktarılmasıyla desteklenmesi gerekiyor.

Her ülkenin bilimsel birikiminin, uzman deneyiminin ve mevcut altyapısının bir araya getirilmesi, daha güçlü sonuçlar elde edilmesini mümkün kılıyor.

Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesinin önündeki görevlerden biri de eğitim, temel bilimler ve reel sektör işletmeleri arasındaki bütünleşmeyi güçlendirmek.

Ekonominin farklı sektörleriyle hedef odaklı iş birlikleri kurulması; öğrencilerin uygulamalı eğitimlerinin geliştirilmesi, bilimsel çalışmaların ilerletilmesi ve mezunların istihdamının desteklenmesi açısından önem taşıyor.

Bu süreçte işletmelerin personel ihtiyaçlarının önceden araştırılması, eğitim programlarının bu ihtiyaçlara uyarlanması, mesleki uygulamaların sistemli biçimde düzenlenmesi ve öğrencilerin bilimsel projelere katılımının sağlanması önemli rol oynuyor.

Bilimsel iş birliğinin gelecek vadeden bir başka alanı da yapay zekâ ve dijital inovasyon.

Büyük veri analizi, siber güvenlik, dijital yönetim ve akıllı sistemlerin kullanımı konularında ortak yetkinlik merkezlerinin kurulması, Türk devletleri için yeni fırsatlar yaratabilir.

Bunun yanı sıra iklim değişikliği, su kaynaklarının akılcı kullanımı, gıda güvenliği ve yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi gibi konular da ülkelerimizin bilim insanlarının ortak araştırmalar yürütmesini gerektiriyor.

Bu sorunların birçoğu ulusal sınırlarla sınırlı değil. Dolayısıyla çözüm arayışlarında bölgesel bilimsel iş birliğinin önemi giderek artıyor.

Ortak akademik alan: Öğrenciler ve bilim insanları için yeni fırsatlar

Akademik hareketlilik, Türk devletleri arasında yükseköğretim alanındaki bütünleşmenin derinleştirilmesinde özel bir yere sahip.

Öğrencilerin belirli bir süre başka bir ülkede eğitim görmesi, akademisyenlerin farklı üniversitelerde ders vermesi ve araştırmacıların ortak projelerde yer alması, bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendiriyor.

Akademik hareketliliğin etkili biçimde yürütülebilmesi için eğitim sonuçlarının karşılıklı tanınması, uyumlu öğretim programları, şeffaf değerlendirme ölçütleri ve öğrencilerin kolayca anlayabileceği idari süreçler gerekiyor.

Bu mekanizmalar, öğrencilerin kendi ülkelerinde edindikleri bilgi ve kazanımları temel alarak başka bir ülkede eğitimlerine devam etmelerini sağlıyor.

Bu bakımdan Türk devletleri arasında akademik hareketlilik programlarının geliştirilmesi, hibe ve burs imkânlarının artırılması ve ortak diploma programlarının yaygınlaştırılması gelecek vadeden hedefler arasında bulunuyor.

Ortak diploma programları, öğrencilere iki ülkenin akademik deneyiminden yararlanma fırsatı sunuyor.

Ancak bu programların başarıyla uygulanabilmesi; eğitim içeriklerinin uyumlaştırılması, kalite güvencesi ve mezunların yeterliliklerinin tanınması gibi konuların dikkatle ele alınmasına bağlı.

Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesinde de öğretim programlarının ortak üniversitelerle uyumlaştırılmasına, yabancı profesörlerin eğitim süreçlerine katılmasına ve öğrencilerin Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan'daki ortak kurumlarda staj yapmasına önem veriliyor.

Önümüzdeki dönemde bu deneyimin genişletilmesi, öğrencilerle genç araştırmacılar için değişim olanaklarının artırılması ve ortak bilimsel projelerin desteklenmesi, Türk devletleri arasındaki eğitim ilişkilerini yeni bir düzeye taşıyabilir.

Bir başka önemli alan ise genç bilim insanlarının ve girişimcilik projelerinin desteklenmesi.

Farklı ülkelerden öğrenci ve araştırmacıları bir araya getiren bilimsel yarışmalar, inovasyon projeleri ve girişim hızlandırma programları, yeni fikirlerin ortaya çıkmasına ve uygulamaya aktarılmasına yardımcı oluyor.

Ortak hedef: Eğitimli nesiller ve sürdürülebilir kalkınma

Günümüzde Türk devletlerinin önünde büyük fırsatların yanı sıra ciddi görevler de bulunuyor.

Dünya ekonomisindeki değişimler, teknolojik rekabet, çevre sorunları ve iş gücü piyasasının yeni beklentileri, eğitim sisteminin sürekli yenilenmesini gerektiriyor.

Bu koşullarda ülkelerimizin en büyük zenginliği insan sermayesidir.

Gençlerin nitelikli eğitim alması, çağdaş meslekleri öğrenmesi, bağımsız düşünebilmesi ve yeni fikirler üretebilmesi, devletlerimizin geleceğini belirliyor.

Bu nedenle yükseköğretim alanındaki iş birliğini yalnızca bugünün uzman ihtiyacını karşılamaya yönelik bir araç olarak görmek doğru olmaz.

Bu iş birliği; uzun vadeli kalkınmayı, bilimsel kapasitenin artırılmasını ve gelecek nesiller için yeni fırsatlar oluşturulmasını hedefleyen stratejik bir alandır.

Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altındaki iş birliğinin daha da geliştirilmesi, üniversitelerimiz arasındaki bağları güçlendirecek, ortak bilimsel araştırmaların kapsamını genişletecek ve gençlerin uluslararası akademik ortamda potansiyellerini ortaya koyabilecekleri koşulları oluşturacaktır.

Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesinin faaliyetleri de bu hedeflere hizmet ediyor.

Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan'ın önde gelen üniversiteleriyle iş birliği, uluslararası standartlara uygun eğitim programları, modern laboratuvarlar ve akademik hareketlilik imkânları, bu doğrultuda atılmış somut adımlardır.

Eğitim ve bilim alanındaki karşılıklı yarara dayalı iş birliğinin kararlılıkla geliştirilmesinin Türk devletlerinin entelektüel potansiyelini daha da güçlendireceğine inanıyoruz.

Bu, yalnızca üniversitelerimiz açısından değil, bütün bölgenin yenilikçi gelişimi, ekonomik rekabet gücü ve sürdürülebilir geleceği bakımından da önemlidir.

Ortak tarihimiz geçmişte bizi bir araya getirdiyse ortak bilgi, bilimsel araştırmalar ve iyi niyetli hedefler geleceğimizi daha da yakınlaştıracaktır.

Türk devletlerinin yükseköğretim alanındaki yeni fırsatları da tam olarak bu düşünceye dayanıyor: Ortak mirası çağdaş bilgilerle zenginleştirmek, entelektüel potansiyeli birleştirmek ve ortak kalkınma için iş birliği yapmak.

Bahadır Turayev Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesi Rektör Vekili

Editör notu

# Türk dünyasında ortak üniversite: Başarıyı ne belirleyecek?

Türk devletleri arasındaki eğitim iş birliği yıllardır ortak tarih ve kültür üzerinden anlatılıyor. Ancak üniversiteler söz konusu olduğunda yakınlık tek başına öğrencinin hayatını kolaylaştırmıyor. Bir ülkede alınan dersin diğerinde tanınması, diplomanın iş piyasasında karşılık bulması ve araştırma için gerekli kaynağa erişilebilmesi gerekiyor. Ankara’da 29–30 Ekim’de yapılması planlanan Türk Devletleri Teşkilatı zirvesi, bu somut sorunları masaya yatırmak için iyi bir fırsat.

Özbekistan’ın Taşkent’te kurduğu Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesi, ortaklığın nasıl ilerleyebileceğine dair elle tutulur bir örnek sunuyor. Kurumun Türkiye’deki üniversitelerle tıp, bilgisayar mühendisliği ve diğer alanlarda başlattığı programlar, öğrencilere birden fazla ülkenin akademik birikiminden yararlanma olanağı verebilir. Azerbaycan ve Kazakistan ile planlanan yeni bölümler de aynı çizgide. Yine de program sayısını artırmak, tek başına başarı ölçüsü olamaz.

Üniversitenin Mart 2026’da açtığı klinik simülasyon merkezinin işleyişi ayrıca düzenli izlenmeli. Bir tıp öğrencisinin gerçek hastayla karşılaşmadan önce güvenli ortamda uygulama yapabilmesi değerli. Fakat cihaz satın almakla eğitim kalitesi aynı şey değil. Merkezin kaç öğrenci tarafından kullanıldığı, uygulamaları kimin değerlendirdiği ve eğitim sonuçlarının nasıl ölçüldüğü bilinmeli. Aynı şeffaflık mühendislik laboratuvarları için de sağlanmalı. Böylece yatırımın öğrenciye gerçek katkısı anlaşılabilir. Bunun verileri kamuoyuna da açık olmalı.

Burada asıl soru şu: Bu programları bitiren gençler hangi diplomayı alacak, bu diplomalar nerelerde tanınacak ve mezunlar iş bulabilecek mi? Eğitim dilinin, ücretlerin, bursların ve barınma koşullarının açıkça belirtilmesi de gerekli. Yurt dışında eğitim görmek isteyen öğrenciler için belirsizlik çoğu zaman akademik tercihin önüne geçiyor. Ortak üniversite fikrinin karşılığı, tanıtım toplantılarında değil bu sorulara verilen yanıtlarda bulunacak.

Bilimsel iş birliği açısından da benzer bir ölçü geçerli. Ortak laboratuvar kurulabilir; fakat araştırmacıların veriye ulaşamadığı, projelerin düzenli fonlanmadığı veya sonuçların paylaşılmadığı bir yapı uzun ömürlü olmaz. Özellikle yapay zekâ, enerji ve su yönetimi gibi alanlarda sonuç üretmek, bütçe kadar akademik bağımsızlık ve açık değerlendirme gerektiriyor.

Türkiye’nin bu süreçte güçlü üniversiteleriyle katkı sunma imkânı var. Bunun karşılığında Türk öğrencilerin de ortak programlardan yararlanması, değişim olanaklarının karşılıklı işlemesi ve akademik niteliğin korunması şart. Zirvenin ardından kamuoyuna yalnızca imzalanan protokollerin sayısı açıklanmamalı. Kaç öğrencinin eğitim aldığı, hangi araştırmanın tamamlandığı ve mezunların ne yaptığı da düzenli yayımlanmalı.

Türk dünyasının ortak geleceği, güzel cümlelerden çok güvenilir kurumlara dayanacak. Eğitim iş birliğini kalıcı kılacak olan da budur.