Yunan savaş gemileri Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin etrafını kuşatsın istiyorlar

Video açılmıyorsa YouTube’da izle

Yunan savaş gemileri Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin etrafını kuşatsın istiyorlar

2 görüntülenme 00:26

İsrail basınında Yunan donanması hakkında yayımlanan bir görüş yazısı, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki deniz gücünü konu alıyor. Atina merkezli savunma yorumcusu George Papasimakis, 26 Eylül'de The Times of Israel'ın üçüncü taraf yazarlara açık blog bölümünde İsrail ile Yunanistan arasında yeni bir deniz güvenliği görev paylaşımı önerdi. Yazar, Türk donanmasının büyümesini önerisinin başlıca gerekçelerinden biri olarak gösterdi.

Papasimakis'e göre İsrail'in deniz ticaret yolları ve açık denizdeki enerji tesisleri daha geniş bir deniz güvenliği yaklaşımı gerektiriyor. Yazısında Tamar ve Leviathan doğal gaz sahalarını örnek veriyor. İsrail'in Sa'ar 6 sınıfı korvetlerinin kıyı ve yakın deniz güvenliğindeki kabiliyetlerine değiniyor. Uzun mesafeli görevlerde ise Yunan donanmasının katkısından yararlanılmasını savunuyor. Bu görüşlerini Yunanistan'ın yeni fırkateyn programıyla ilişkilendiriyor.

Yazarın önerdiği coğrafi alan Girit, Kerpe ve Rodos üzerinden Kıbrıs'a uzanan Doğu Akdeniz hattı. Yunanistan'ın Belharra sınıfı fırkateynlerinin bu bölgede deniz refakati, hava savunması ve denizaltı gözetleme görevlerinde kullanılabileceğini ileri sürüyor. Sea Fire radarları ile Aster 30 füzelerini, yeni gemilerin kabiliyetlerine örnek veriyor. Papasimakis, bu deniz gücünün İsrail'in bölgedeki ticaret ve enerji güzergâhlarının korunmasına katkı sağlayacağını düşünüyor. İsrail'e önerilen görev, teknoloji ve askerî deneyim paylaşımı. Papasimakis, Tel Aviv'in Yunanistan'a katmanlı hava savunması, dron karşıtı sistemler, elektronik harp ve hava muharebesi alanlarında teknoloji desteği sunmasını istiyor. Yunanistan'ın katkısını ise açık denizde gemi refakati ve uzun süreli gözetleme görevleriyle tanımlıyor. Böylece iki ülkenin mevcut askerî kapasitelerinin birbirini tamamlayabileceği görüşünü dile getiriyor.

Türkiye'ye ilişkin bölümde TCG Anadolu, yerli fırkateynler ve denizaltı programı örnek gösteriliyor. Papasimakis, Ankara'nın deniz gücünü artırmasını İsrail'in hareket serbestisi açısından bir güvenlik meselesi olarak değerlendiriyor. Bu yorum, yazarın kendi jeopolitik görüşünü yansıtıyor. Türkiye Dışişleri Bakanlığının Ege konusundaki resmî açıklamaları ise deniz yetki alanlarının karşılıklı anlaşmayla sınırlandırılması ve kıyı devletlerinin haklarının gözetilmesi üzerinde duruyor.

Yunanistan Başbakanlığının 24 Eylül tarihli açıklaması, Kiryakos Miçotakis ile Binyamin Netanyahu'nun New York'ta savunma işbirliği ve bağlantı projelerini görüştüklerini bildiriyor. Papasimakis, deniz kuvvetleri arasında görev paylaşımı önerisini iki gün sonra yayımlanan yazısında ortaya koydu. Doğu Akdeniz için sıralanan gemi konuşlandırma ve teknoloji paylaşımı önerileri bu yazarın değerlendirmeleri olarak kamuoyuna sunuldu.

Papasimakis'in önerisi, İsrail'in deniz ticareti için kullandığı güzergâhların sürekliliğini ve açık deniz enerji tesislerinin güvenliğini merkeze alıyor. Önerdiği model, iki ülkenin donanma ve hava savunma kabiliyetlerinin birlikte kullanılmasına dayanıyor. Yunanistan Başbakanlığının görüşme açıklamasında Miçotakis ve Netanyahu'nun ikili ilişkilerin yanı sıra İran ve Lübnan'ı da ele aldıkları kaydedildi. Resmî görüşme özeti ile Papasimakis'in görüş yazısı farklı tarihlerde ve ayrı kaynaklarda yayımlandı. Deniz yetki alanları konusundaki Türkiye açıklamaları Dışişleri Bakanlığının kendi bilgi notunda bulunuyor.