Türkiye, neden Rusya’yı suçlamadı?
Karadeniz'de gemi saldırıları, Türk şirketleriyle bağlantılı ticaret gemilerinin Romanya ve Bulgaristan açıklarında zarar görmesinin ardından Ankara'nın Rusya'ya yönelik tutumunu yeniden tartışmaya açtı. Al-Monitor yazarı Barın Kayaoğlu 11 Ekim 2026 tarihli analizinde, Türkiye'nin Moskova'yı doğrudan suçlamamasını ekonomik ilişkiler ve Ankara'nın Rusya ile Ukrayna arasında iletişim kanallarını açık tutma politikasıyla ilişkilendirdi.
5 Ekim'de Saint Kitts ve Nevis bayraklı Royad Mammadov, Ukrayna'nın İzmail Limanı'ndan aldığı mısırı İtalya'ya götürürken Romanya'nın münhasır ekonomik bölgesinde alev aldı ve battı. Reuters'ın Romanya makamlarına dayandırdığı haberde 11 denizcinin kurtarıldığı ve iki kişinin öldüğü bildirildi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy geminin iki Rus insansız hava aracıyla vurulduğunu söyledi. Romanya makamlarının ilk açıklaması ise yangının nedenine ilişkin kesin bir fail tespiti içermiyordu.
Ertesi gün Bulgaristan'ın münhasır ekonomik bölgesinde Alfa Watan ve Able adlı iki ticaret gemisi saldırıya uğradı. Togo bayraklı Alfa Watan battı. Palau bayraklı Able ağır hasar aldı; gemideki 18 kişi kurtarıldı. Birleşik Krallık hükümetinin AGİT toplantısında yaptığı açıklama olayların tarihini, yerini ve kurtarma bilançosunu ayrı ayrı aktardı. Suriye makamları da Alfa Watan'ın batması için bağımsız soruşturma çağrısında bulundu.
Türkiye'nin Karadeniz'deki saldırılara resmî tepkisi 8 Ekim'de Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın açıklamasıyla netleşti. Fidan, ticaret gemilerine yönelik saldırıların can ve mal güvenliğini, seyrüseferi ve çevreyi tehdit ettiğini söyledi. Ankara'nın uyarı ve çözüm önerilerini hem Rusya'ya hem Ukrayna'ya ilettiğini söyledi. Türkiye'nin Karadeniz'in yeni bir çatışma cephesine dönüşmesini önlemeye çalıştığını da anlattı.
Al-Monitor'un analizinde Türkiye'nin Rusya ile ticaret ve enerji bağları ile savaş boyunca sürdürdüğü arabuluculuk diplomasisi öne çıkarılıyor. Ankara, 2022'de Birleşmiş Milletlerle birlikte Ukrayna tahılının deniz yoluyla ihracı için anlaşmaya aracılık etmişti. Rusya 2023'te bu girişimden çekildi; Türkiye iki tarafla temaslarını sürdürdü.
Denizcilik şirketleri açısından Karadeniz'de gemi saldırıları güvenlik ve sigorta maliyetlerini de etkiliyor. Seatrade Maritime'ın aktardığı Ambrey değerlendirmesi, saldırıların Romanya ve Bulgaristan'ın münhasır ekonomik bölgelerine yayılmasını yeni bir ticaret güvenliği riski olarak tanımladı. Fidan'ın açıklaması ise Ankara'nın resmî hedefini, deniz trafiğinin korunması ve çatışmanın Karadeniz'de genişlememesi olarak kayda geçirdi. Saldırıya uğrayan gemilerin bayrakları, şirket bağlantıları ve mürettebat uyrukları birbirinden farklıydı. Royad Mammadov Saint Kitts ve Nevis, Alfa Watan Togo, Able ise Palau bayrağı taşıyordu. Haberlerde Alfa Watan'ın Türkiye merkezli bir şirketle bağlantısı ve Able'daki Türk mürettebat bilgisi ayrıca yer aldı. Saldırılar Türk lojistik şirketleri, denizciler ve bölgedeki ticaret rotaları açısından da güvenlik sorunu oluşturdu. Birleşik Krallık'ın AGİT açıklamasında sivil deniz taşımacılığına yönelik riskin gıda sevkiyatı ve sigorta maliyetlerini etkilediği ifade edildi.
