Erdoğan imzayı attı, Yunan şaşkına döndü

Video açılmıyorsa YouTube’da izle

Erdoğan imzayı attı, Yunan şaşkına döndü

5 görüntülenme 00:15

Meis deniz parkı kararı, Türkiye’nin Fethiye-Kaş açıklarında daha önce Deniz Mekânsal Planlama Haritası’na işlediği koruma alanını yeni bir aşamaya taşıdı. 15 Ağustos 2026 tarihli Cumhurbaşkanı kararlarıyla Kuzeydoğu Ege ve Doğu Akdeniz’de iki alan ulusal deniz parkı statüsüne alındı. Doğu Akdeniz’deki park Fethiye-Kaş hattını kapsıyor ve Meis çevresindeki deniz yetki tartışmalarını yeniden Ankara-Atina gündemine soktu.

Türkiye, deniz mekânsal planlama haritasını 16 Nisan 2025’te kamuoyuna açıklamış, 12 Haziran 2025’te UNESCO’nun Hükümetlerarası Oşinografi Komisyonuna iletmişti. Yeni Cumhurbaşkanı kararı, haritada yer alan koruma yaklaşımını ulusal park statüsüyle somutlaştırdı. Ankara koruma alanlarının çevre politikası ve deniz yetki alanlarına ilişkin kendi hukuki yaklaşımı çerçevesinde oluşturulduğunu savunuyor. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı 16 Ağustos’ta yayımladığı açıklamayla Türk kararlarına itiraz etti. Atina, parkların bazı bölümlerinin Yunanistan’ın kıta sahanlığı olarak değerlendirdiği alanlarla çakıştığını ileri sürdü. Türkiye ise Ege ve Doğu Akdeniz’de tek taraflı Yunan iddialarını kabul etmediğini uzun süredir savunuyor. Tarafların deniz yetki alanlarına ilişkin temel tezleri bu başlıkta da karşı karşıya geldi.

Meis’in konumu tartışmanın merkezinde. Ada, Kaş kıyılarına yaklaşık iki kilometre uzaklıkta bulunurken Yunanistan ana karasına yüzlerce kilometre mesafede. Ankara, deniz yetki alanlarının belirlenmesinde hakkaniyet ve coğrafi koşulların dikkate alınması gerektiğini savunuyor. Atina ise adaların deniz yetki alanlarına ilişkin kendi yaklaşımını koruyor. Bu farklı hukuk tezleri yıllardır Doğu Akdeniz’deki sınırlandırma tartışmalarının ana unsurlarından biri.

Yeni park kararları yalnız Meis çevresiyle sınırlı değil. Kuzeydoğu Ege’de de ayrı bir ulusal deniz parkı ilan edildi. Türkiye’nin deniz mekânsal planlama çalışması; çevre koruması, deniz kullanım alanları, enerji, ulaşım ve kıyı faaliyetlerini tek harita üzerinde düzenlemeyi amaçlayan daha geniş bir planlamanın parçası. Doğu Akdeniz’deki yeni statü ise siyasi tartışmayı Fethiye-Kaş hattına taşıdı.

Atina’nın hızlı tepkisi, kararın iki ülke arasındaki “sakin sular” gündeminden bağımsız ele alınamayacağını gösterdi. Yunanistan resmî itirazını kayda geçirirken Türkiye kararından geri adım atmadı. Ankara’nın mevcut deniz yetki tezleri ile Yunanistan’ın kıta sahanlığı yaklaşımı arasındaki fark devam ediyor. Cumhurbaşkanlığı kararlarının ardından gözler parkların uygulama ayrıntılarına çevrildi. Koruma rejiminin sahadaki sınırları, kullanım kuralları ve ilgili kurumların yönetim planları ilerleyen dönemde daha ayrıntılı biçimde ortaya çıkacak. Diplomatik tarafta ise Meis ve Doğu Akdeniz, Türkiye-Yunanistan görüşmelerinin en hassas deniz başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.

Türkiye’nin kararının çevre koruma boyutu da bulunuyor. Deniz parkı statüsü, yalnız dış politika mesajı olarak değil deniz ekosistemlerinin korunması ve kullanım faaliyetlerinin yönetilmesi için idari bir çerçeve kuruyor. Buna karşılık park sınırlarının deniz yetki alanı tartışmalarına temas ettiği noktalarda konu hızla diplomatik bir anlaşmazlığa dönüşüyor. Kaş-Meis hattı bu iki başlığın aynı coğrafyada kesiştiği alanlardan biri.