İsrail’in Türkiye’ye kurduğu hain tuzak

Video açılmıyorsa YouTube’da izle

İsrail’in Türkiye’ye kurduğu hain tuzak

11 görüntülenme 00:21

İsrail NATO 5. madde hesabı, Suriye’deki Abu al-Duhur hava üssünün vurulmasının ardından İsrail basınında doğrudan tartışılmaya başladı.

İsrail’in Suriye’deki Abu al-Duhur hava üssünü vurmasının ardından NATO’nun 5. maddesi de Türkiye-İsrail geriliminin bir parçası haline geldi. Israel Hayom’da yayımlanan bir analiz, Suriye topraklarında konuşlu Türk kara birliklerinin kolektif savunma güvencesine otomatik olarak girmediğini savundu. Yazı resmî bir İsrail hükümeti kararı değil, fakat saldırının ardından İsrail basınında yapılan güvenlik hesabını açık biçimde ortaya koydu.

NATO’nun Kuzey Atlantik Antlaşması’nda 5. ve 6. maddeler birlikte okunuyor. 5. madde, kapsama giren bir müttefike yönelik silahlı saldırıyı bütün ittifaka yapılmış sayıyor. 6. madde ise bu güvenliğin coğrafi sınırlarını tarif ediyor. Türkiye toprağı kapsamda yer alırken Suriye karasında görev yapan Türk kara birlikleri metinde açıkça sayılmıyor. Akdeniz’deki müttefik gemi ve uçakları içinse ayrı hükümler bulunuyor.

Türkiye’nin Suriye’de yaşadığı önceki krizler de tartışmanın neden bu kadar hassas olduğunu gösteriyor. Suriye’nin 2012’de Türk F-4 uçağını düşürmesinden sonra Ankara NATO’yu 4. madde kapsamında toplantıya çağırdı ve dönemin Genel Sekreteri 5. maddenin görüşülmediğini söyledi. İdlib’de 2020’de Türk askerlerinin hava saldırısında hayatını kaybetmesinden sonra da yine 4. madde üzerinden danışma süreci işletildi. Her iki olayda ittifak Türkiye ile dayanışma açıkladı, fakat kolektif savunma maddesi devreye alınmadı.

Abu al-Duhur saldırısı sırasında üste kalıcı Türk askerî konuşlandırması bulunduğuna dair doğrulanmış bir bilgi yok. Suriye Dışişleri Bakanı Asaad al-Shaibani, Türk subaylarının daha önce tesisi ziyaret ettiğini fakat kalıcı üs veya birlik konuşlandırma planı bulunmadığını söyledi. Milli Savunma Bakanlığı da saldırı öncesinde veya saldırı sırasında üste Türk askerî heyeti olmadığını duyurdu. İsrail tarafı ise Türkiye’nin Suriye’deki askerî varlığının genişlemesini kendi güvenliği açısından tehdit olarak görüyor.

Buradaki iki hukuk konusu birbirinden ayrılıyor. NATO’nun hangi coğrafyada kolektif savunma yükümlülüğü doğurduğu başka, İsrail’in Suriye’de güç kullanmasının uluslararası hukuk bakımından meşruiyeti başka bir mesele. NATO kapsamına ilişkin gri alan, tek başına bir saldırıya hukukî gerekçe oluşturmuyor. Transit Haber’in ayrıntılı haberinde 5. ve 6. maddelerin metni, geçmiş Suriye örnekleri ve İsrail basınındaki değerlendirme birlikte inceleniyor.

İsrail basınındaki değerlendirme, özellikle kara birlikleriyle Türkiye toprağının hukukî statüsünü ayırmaya çalışıyor. Bunun sahada nasıl uygulanacağı ise tek bir gazete analizinden çıkarılamaz. NATO içinde bir saldırının niteliği, olayın gerçekleştiği yer, saldırıya uğrayan unsur ve müttefiklerin ortak siyasi değerlendirmesi birlikte ele alınıyor. 5. madde işletilse bile her üye ülkenin aynı askerî yöntemi kullanması zorunlu değil; antlaşma taraflara gerekli gördükleri yardımı sağlama yükümlülüğü getiriyor. Suriye’deki olası bir olayın ittifak içinde nasıl değerlendirileceği, gerçekleşmeden önce kesin cevaplanabilecek otomatik bir senaryo değil.

Schengen gününüzü kontrol edin

Geçmiş giriş ve çıkış tarihlerinizi girerek 90/180 gün kuralına göre kalan seyahat hakkınızı hesaplayın.

90/180 Gün Hesaplayıcıyı Aç