Avrupa’daki oturum izniniz iptal edilirse ne olur?
Avrupa ülkelerinde çalışma, eğitim veya aile bağına dayalı geçici oturum izinleri, iznin veriliş amacına bağlı olarak gözden geçiriliyor. İş sözleşmesinin sona ermesi, okul kaydının silinmesi, aile bağının bitmesi, gelir ya da sağlık sigortası şartının kaybedilmesi, sahte belge, yanlış beyan veya kamu düzeni gerekçesi oturum dosyasını etkileyebilir. Böyle bir değişiklikte makamlar izni uzatmayabilir, geri alabilir ya da kişiden başka bir oturum türüne geçmesini isteyebilir.
Oturum izninin iptali, aynı gün sınır dışı işlemiyle sonuçlanmıyor. İşini kaybeden bir çalışana yeni işveren bulması, öğrencinin başka bir programa geçmesi veya aile birleşimiyle gelen kişinin bağımsız oturum başvurusu yapması için bazı ülkelerde süre tanınabiliyor. Karar verilirken izin türü, ülkede geçirilen süre, aile bağları, çocukların durumu, sağlık gerekçeleri ve kişinin başka bir yasal statüye geçip geçemeyeceğine birlikte bakılacak.
Geri dönüş kararı çıkarsa AB kurallarına göre kişiye çoğu dosyada 7 ila 30 gün arasında gönüllü ayrılış süresi tanınabiliyor. Kaçma riski, kötü niyetli başvuru veya kamu düzeni tehdidi varsa bu süre kısalabilir ya da hiç verilmeyebilir. Karara giriş yasağı eklenirse kayıt Schengen Bilgi Sistemi üzerinden diğer ülkelere de yansıyabilir; tebliğ tarihi, itiraz süresi, çıkış belgeleri ve yeni izin seçeneği aynı dosyada yer almalı.
Oturum kartının üzerinde yazan son tarih, izin dayanağı daha önce ortadan kalkmışsa tek başına koruma sağlamayabilir. Bazı ülkeler iş kaybının, okuldan ayrılmanın veya aile durumundaki değişikliğin göç makamına bildirilmesini istiyor. Bildirim yükümlülüğü ile tanınan yeni iş arama süresi ülkeye ve izin türüne göre değiştiği için başka bir ülkedeki örnek kendi dosyasına uygulanmamalı. Süresiz ya da uzun dönem oturumlarda kullanılan ölçütler de geçici çalışma ve öğrenci izinlerinden ayrılıyor.
Resmî karar geldiğinde tarih hesabı hemen yapılmalı. İtiraz süresi çoğu kez kararın yazıldığı günden değil, kişiye usulüne uygun biçimde bildirildiği tarihten başlar; yine de ulusal mevzuat farklı bir hesap kurabilir. Kararın itiraz boyunca ülkede kalma hakkı verip vermediği, çalışmaya devam edilip edilemeyeceği ve gönüllü çıkış takviminin durup durmadığı belgeden anlaşılır. Başka bir izin türüne geçiş mümkünse başvurunun ülke içinden mi yoksa dışarıdan mı yapılacağı ayrıca araştırılır. Aile hayatı, çocukların eğitimi, sağlık ve ülkede kurulan bağlar karar değerlendirmesinde rol oynayabilir; bunların varlığı iptali kendiliğinden durdurmaz. Tebligat, eski kart, iş veya okul yazıları, kira ve sigorta kayıtları tek dosyada korunmalı. Giriş yasağı ya da SIS kaydı içeren işlemlerde göç hukuku alanında yetkin destek alınması, yanlış bir yeni başvuruyla süre kaybetme riskini azaltır.
