İsrail’in eski stratejik planlama şefi Netanyahu’ya başkaldırdı: “Türkiye düşman değil, yeter artık”
Udi Evental Türkiye açıklamasında, İsrail Savunma Bakanlığının eski Stratejik Planlama Birimi Başkanı “Türkiye düşman değil” diyerek Netanyahu hükümetinin Ankara’yı seçim öncesinde ağır bir tehdit gibi sunmasının halkı korkutmaya hizmet ettiğini savundu.

İsrail Savunma Bakanlığının siyasi-askerî bürosunda Stratejik Planlama Birimini yöneten emekli Albay Udi Evental, 24 Ağustos’ta X hesabından yayımladığı uzun mesajda Türkiye’nin İsrail için rakip olduğunu ancak düşman olmadığını söyledi. Evental, Türkiye’nin seçim öncesinde ağır bir tehdit gibi sunulmasının hükümete siyasi fayda sağladığını savundu.
Middle East Institute biyografisine göre Evental, 25 yıllık askerî kariyerinde İsrail Savunma Bakanlığında stratejik planlama biriminin başkanlığını, Başbakanlık askerî sekreterine istihbarat danışmanlığını ve Washington’da istihbarat ataşeliğini yürüttü. İsrail ordusunun planlama ve istihbarat birimlerinde de görev yaptı.
Udi Evental’ın paylaşımının tam çevirisi
“Türkiye düşman değil. Yeter artık.
Bizim buralarda Türkiye’nin ciddi bir tehdit ya da düşman olduğu yönündeki yoğun tartışma ölçüyü kaçırdı ve seçimlere giderken halkı korkutmaya çalışıyor görüntüsü veren hükümete siyasi olarak hizmet ediyor. Türkiye etrafındaki kampanya, yaklaşık bir buçuk yıl önceki “Mısır tehdidi” kampanyasını hatırlatıyor; kim tarafından yürütüldüğünü biliyorsunuz.
Evet, Türkiye İsrail’in rakibidir ve geniş çıkarları bizimkilerle sık sık çatışır. Ama örtüşen çıkarlarımız da var: İran, Irak, terör ve enerji. Türkiye düşman değil. Türkiye de bir “ayna görüntüsü” içinde İsrail’i rakip ve potansiyel bir tehdit olarak görüyor.
Gelin buna bir an bakalım.
Türkiye uzun yıllardır Orta Doğu’da, karada ve denizde baskın bir konum arıyor. Bu bugün başlamadı. Libya’da, Afrika Boynuzu’nda, Akdeniz’de, Orta Asya’da ve başka yerlerde bunu gördük. Fark etmeyenler için söyleyelim: İsrail de bölgenin tamamında hegemonya peşinde koşan, yayılmaya ve sınırlarını genişletmeye çalışan bir ülke olarak algılanıyor.
Suriye’de Türk etkisi mi? Türkiye yaklaşık on yıl önce Kuzey Suriye’de kontrol kurmaya başladı. Hatırlayalım, Suriye’den en son parçaları “ısıran” taraf bizdik. Türkiye’nin Suriye’deki etki çabaları, Ahmed eş-Şara’nın gösterdiği bağımsızlık nedeniyle beklenenden daha az başarılı oluyor.
Türk savunma sanayisinin ilerlemesi bugün başlamadı. Bu arada bizim de savunma sanayimiz var; daha gelişmiş. Türkiye İsrail’i bir tehdit olarak tanımlıyor ve özellikle İsrail’in İran’la savaşta gösterdiği güçlü kabiliyetlerden ve uzun menzilli erişiminden sonra İsrail’le stratejik bir denge kurmaya çalışıyor.
Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan’la bölgesel ittifakı mı? Bu bizim tam istediğimiz senaryo… Yalnız hükümet bu fırsatı kaçırdı.
Kısacası Türkler bize oldukça benziyor; iç politikada bile.
Tam da “ayna görüntüsü” türü bir dinamik yanlış hesaplamaya yol açıp gerilimi artırmak yerine sorumlu liderliğin görevi, siyasi hesaplarla ateşi körüklemek değil gerilimi düşürmektir.
Türkiye’yle bunu yapmak daha kolay. Ülkeler arasında gerilimi azaltma ve sürtüşmeyi önleme mekanizmaları var. ABD arabuluculuk yapabilir. Türkiye NATO üyesi ve Avrupa Birliği’ne katılmaya çalışıyor; NATO üyeliği ve Avrupa hedefi Ankara açısından bazı sınırlamalar yaratıyor.
Sorumlu liderlik mi? Bizde yok. Burada her şey siyaset; İsrail’in ulusal, güvenlik ve stratejik çıkarları umurlarında değil. Yeter artık!”
Değerlendirme: Türkiye söylemi seçim kampanyasının içine girdi
Evental’ın çıkışı, İsrail’de 27 Ekim’de yapılması planlanan seçimler öncesinde Türkiye’nin kampanya söylemine daha görünür biçimde girdiği bir döneme denk geldi. The Guardian’ın 17 Ağustos tarihli haberinde Likud’un Tel Aviv’de kullandığı seçim panosunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İran ve Hizbullah liderleriyle birlikte Netanyahu karşıtı bir tehdit dizisinin parçası olarak gösterildiği aktarıldı.
İsrail güvenlik çevrelerinden de benzer bir fren çağrısı geldi. Channel 12’ye dayandırılan 22 Ağustos tarihli habere göre bazı İsrailli güvenlik yetkilileri Netanyahu ve Savunma Bakanı Israel Katz’ın Türkiye’ye yönelik sert açıklamalarının iki ülkeyi “gereksiz bir tırmanmaya” sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Yetkililer, Ebu Zuhur hava üssüne yönelik saldırının Türkiye’yle doğrudan bir kamuoyu çatışmasına dönüştürülmesine karşı çıktı.
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da Ebu Zuhur saldırısının siyasi hesapla bağlantılı olabileceğini gündeme getirdi. Financial Times’a verdiği değerlendirmede saldırının Türkiye’yi karşılık vermeye zorlayacak bir tablo yaratmış olabileceğini ve bunun seçim öncesi Netanyahu’ya siyasi fayda sağlayabileceğini söyledi.
Evental’ın paylaşımında adı geçen Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan hattı da ağustos ayında resmî bir savunma anlaşmasına dönüştü. Reuters’ın aktardığı Mekke Savunma Anlaşması, üç ülkenin bölgesel güvenlik işbirliğini yeni bir çerçeveye taşıdı. Pakistan, anlaşmanın savunma amaçlı olduğunu ve belirli bir ülkeyi hedef almadığını açıkladı.
Transit Haber’de son günlerde aynı gerilimin farklı aşamaları Barrack’ın Türkiye’yi karşılık vermeye çekme iddiası, Türkiye-İsrail çatışmasızlık mekanizması ve Netanyahu’nun Ebu Zuhur saldırısı sonrası Türkiye açıklamaları üzerinden izlendi.
Kaynaklar
- Udi Evental — Türkiye düşman değil başlıklı X paylaşımı — 24 Ağustos 2026
- Middle East Institute — Udi Evental biyografisi — Erişim: 24 Ağustos 2026
- The Guardian — Likud seçim panosunda Erdoğan’ın kullanılması — 17 Ağustos 2026
- Anadolu Ajansı — İsrailli güvenlik yetkililerinden Türkiye gerilimi uyarısı — 22 Ağustos 2026
- Financial Times — Barrack’ın Türkiye-İsrail gerilimi değerlendirmesi — 23 Ağustos 2026
- Reuters — Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan savunma anlaşması — 12 Ağustos 2026
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.