Erdoğan’dan BM’de KKTC’yi tanıyın çağrısı
KKTC tanıma çağrısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 22 Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yaptığı konuşmanın Kıbrıs bölümünde yeniden dile getirildi. Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tanınmasını istedi. Uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurmaya davet etti.
Cumhurbaşkanı aynı konuşmada Ege ve Doğu Akdeniz’deki mevcut anlaşmazlıkların iyi komşuluk ilişkileri ve uluslararası hukuk temelinde çözülmesi çağrısında bulundu. Bölge ülkelerini bir araya getirmeyi amaçlayan Doğu Akdeniz Konferansı önerisini de tekrarladı. Erdoğan’ın Ege’de diyalog mesajı ile Kıbrıs Türk halkının uluslararası statüsüne ilişkin çağrısı, konuşmanın ayrı bölümlerinde yer aldı ve Yunan basınında farklı yönleriyle haberleştirildi.
Kathimerini, Erdoğan’ın Ege ve Doğu Akdeniz’de iş birliği ile barışçıl çözüm konusunda kullandığı ifadeleri aktardı. Gazete, konuşmanın tonunu iki ülke arasındaki önceki sert açıklamalarla karşılaştırarak yorumladı. Pagenews ise Ege’de uluslararası hukuk vurgusuyla Kıbrıs konusunda Ankara ve Atina’nın farklı pozisyonlarını aynı yayında ele aldı. Yunanistan’ın Ege’de müzakere gündemine yaklaşımı ile Türkiye’nin mevcut meselelerin çözümüne ilişkin çağrısı, yayınların aktardığı iki ayrı resmî tutumdu.
Proto Thema, Erdoğan’ın KKTC ile ilişki kurulması talebini de haberine taşıdı. in.gr ise aynı çağrıyı BM Genel Sekreteri António Guterres’in Kıbrıs sürecindeki temaslarıyla ilişkilendirerek eleştiren bir değerlendirme yayımladı. Yunan yayınlarının KKTC için kullandığı siyasi nitelemeler, bu yayınların kendi terminolojisidir. Erdoğan’ın konuşmasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınmasına ve Kıbrıs Türklerinin izolasyonunun sona erdirilmesine yönelik talepler bulunuyor.
Türkiye ve KKTC yönetimi, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesini savunuyor. Yunanistan ile Kıbrıs Rum Kesimi ise BM kararlarına dayalı iki toplumlu, iki bölgeli federasyon çerçevesini destekliyor. Müzakere modellerine ilişkin bu görüş ayrılığı, Erdoğan’ın BM Genel Kurulundaki açıklamalarından önce de resmî temasların gündemindeydi.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, 12 Eylül’deki röportajında Atina’nın Ege’de müzakere konusu olarak gördüğü deniz yetki alanları yaklaşımını açıklamıştı. Erdoğan’ın BM konuşmasında kullandığı ifade ise Ege ve Doğu Akdeniz’deki mevcut meselelerin çözümüne ilişkin daha genel bir çağrıydı. Kathimerini bu ifadeleri iş birliği ve barışçıl çözüm başlığı altında aktardı. Pagenews aynı konuşmayı Kıbrıs konusunda farklı çözüm modelleri bulunduğunu anlatarak değerlendirdi. Cumhurbaşkanının tanınma çağrısı, Ege hakkındaki diyalog mesajından ayrı bir diplomatik talep olarak kayıtlara geçti.
Erdoğan, New York’ta Guterres ile yaptığı görüşmede de Kıbrıs meselesini ele aldı. Cumhurbaşkanlığı açıklamasına göre Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının statüsüne ilişkin yaklaşımını Genel Sekreter’e iletti. BM’nin yayımladığı görüşme özetinde iki liderin Kıbrıs konusunda görüş alışverişinde bulunduğu belirtildi. Genel Kuruldaki konuşmada dile getirilen tanınma çağrısı, 22 Eylül itibarıyla ülkelerin KKTC’yi tanıdığına ilişkin toplu bir diplomatik karar anlamına gelmiyor.
