Avrupa’da hangi ülkeler Türkiye’yi destekliyor, hangileri karşı, hangileri kararsız?

Video açılmıyorsa YouTube’da izle

Avrupa’da hangi ülkeler Türkiye’yi destekliyor, hangileri karşı, hangileri kararsız?

6 görüntülenme 00:40

Türkiye AB savunma ortaklığı, Almanya merkezli Stiftung Wissenschaft und Politik’in 20 Ekim 2026 tarihli araştırmasında ayrı bir bölüm olarak incelendi. Hürcan Aslı Aksoy ile Yaşar Aydın, Ankara’nın NATO içindeki askerî kapasitesini ve Avrupa güvenliğindeki rolünü ele aldı. Rapora göre Türkiye, AB’nin 2024’ten bu yana kurduğu 12 resmî Güvenlik ve Savunma Ortaklığı arasında bulunmuyor.

AB Konseyinin resmî envanteri Moldova’dan Kanada’ya, Birleşik Krallık’tan Japonya’ya uzanan 12 ortak içeriyor. Bu çerçeveler düzenli siyasi temasın yanı sıra kriz yönetimi veya deniz güvenliği gibi alanlarda işbirliğine imkân veriyor. SWP yazarları Türkiye AB savunma ortaklığı tartışmasını NATO üyeliğinden ayrı bir kurumsal başlık olarak ele alıyor. Ankara’nın Karadeniz’deki rolü, Ukrayna’ya verdiği askerî destek ve Türk savunma sanayisinin Avrupa’daki ikili projeleri raporda işbirliği kapasitesine örnek olarak kullanılıyor.

Araştırmacılar AB üyelerini Türkiye’ye yaklaşımlarına göre üç ayrı siyasi kümeye ayırdı. İtalya ile İspanya daha yakın güvenlik işbirliğine açık ülkeler arasında; Polonya ve Romanya da aynı grupta. Bulgaristan ile Baltık ülkeleri bu çizgiye dahil ediliyor. Almanya, İsveç ve Finlandiya ise Ankara’nın stratejik kapasitesini kabul ederken kurumsal yakınlaşmayı siyasi koşullara bağlıyor. Yunanistan ile Kıbrıs Rum Kesimi daha mesafeli grupta; Fransa bazı dosyalarda bu pozisyona yaklaşıyor.

Türkiye’nin Avrupa Savunma Ajansı ve PESCO düzeneklerindeki konumu ayrı bir sorun alanı. Centre for European Reform, üçüncü ülkelerin belirli PESCO projelerine davet edilebildiğini; Türkiye’nin bu kanalda siyasi engellerle karşılaştığını yazdı. NATO yükümlülükleri ile AB savunma mekanizmaları farklı hukuki süreçlerden ilerliyor. SWP de mevcut işbirliğinin NATO, ikili anlaşmalar ve belirli operasyonlar üzerinden sürdüğünü yazıyor. Avrupa Komisyonunun Parlamento’ya verdiği 2025 tarihli yanıtta, Türk savunma sanayisinin uygun SAFE alımlarında bileşen maliyetinin yüzde 35’ine kadar parça tedarik edebileceği bilgisi de yer aldı.

SAFE finansmanı tartışmanın ekonomik tarafını oluşturuyor. AB Konseyi bu mekanizmayı üye devletlerin ortak savunma alımları için 150 milyar avroya kadar kredi sağlayan bir araç olarak tanımlıyor. 2025/1106 sayılı tüzük üçüncü ülke şirketlerinin katılım koşullarını düzenliyor. Kanada ile 14 Şubat 2026’da imzalanan özel SAFE anlaşması, üçüncü ülkeler için ayrı hükümler kurulabildiğini ortaya koyan güncel örneklerden biri. Yunanistan’daki tartışma da Türkiye ile yapılabilecek özel katılım anlaşmasının hangi siyasi şartlara bağlanacağı üzerinde yoğunlaşıyor.

SWP’nin önerisi, üyelik sürecindeki sorunlardan bağımsız olarak savunma alanındaki ortak çıkarların yeniden değerlendirilmesi yönünde. Euractiv’in 2026 tarihli incelemesi de AB ülkelerinin Ankara konusunda farklı pozisyonlar aldığını ve ikili savunma sanayisi projelerinin sürdüğünü aktarıyor. Türkiye AB savunma ortaklığı kısa vadede siyasi uzlaşma gerektiriyor; raporun temel tartışması, Avrupa güvenliğinde zaten mevcut olan Türkiye kapasitesinin AB düzeyindeki kurumsal yapılara hangi şartlarla bağlanabileceği.