Azerbaycan’dan Türkiye’de yaşayan 7 kişi hakkında gıyabi tutuklama kararı

Azerbaycan Başsavcılığı, Türkiye’de yaşadığı belirtilen yedi kişi için Bakü’deki bir mahkemenin gıyabi tutuklama kararı verdiğini ve uluslararası arama başlatıldığını duyurdu. Kararın kapsamındaki isimler ve yöneltilen suçlamalar açıklandı.

Haberi dinle Sesli okuma hazır
Yazı boyutu Mobil okuma için
Bu haberde

Türkiye’de yaşayan yedi kişi hakkındaki gıyabi tutuklama kararı, Azerbaycan Başsavcılığının yeni soruşturmasıyla gündeme geldi. Azerbaycan Başsavcılığının 19 Ekim 2026 tarihli açıklamasına göre Bakü’deki Binəqədi Rayon Mahkemesi, yedi kişi hakkında gıyaben tutuklama tedbiri uygulanmasına karar verdi. Başsavcılık, aynı kişilerin uluslararası arama kapsamına alındığını açıkladı. Kararın çıkış noktası, savcılığın Türkiye’de yapıldığı veya yayımlandığı iddia edilen konuşma ve sosyal medya paylaşımları üzerine yürüttüğü inceleme.

Açıklamada soruşturmanın 16 Ekim’de başlatıldığı, yedi kişiye 19 Ekim’de Azerbaycan Ceza Kanunu’nun üç ayrı maddesi uyarınca suçlama yöneltildiği kaydedildi. İncelemeye konu edilen dönem 25 Eylül ile 18 Ekim 2026 arası. Savcılığın açıklaması, haklarında işlem yapılan kişilerin açıklama ve yayınlarını Azerbaycan’da anayasal düzeni hedef alan çağrılar ve dinî düşmanlığı körükleme iddiaları çerçevesinde değerlendiriyor. Bunlar savcılık iddiaları; mahkemenin açıkladığı işlem, yargılama öncesi koruma tedbiri niteliğinde.

Gıyabi tutuklama kararı çıkarılan yedi kişi kim?

Azerbaycan Başsavcılığı adları ve bazı mesleki bilgileri ayrı ayrı sıraladı. Trend’in 19 Ekim tarihli haberinde de yayımlanan listede şu kişiler bulunuyor:

  • Rıdvan Kaya : Haksöz ve Haksöz Haber yayınlarıyla bağlantılı yazar.
  • Zekeriya Ceran : Köklü Değişim yazarı ve Değişim TV programcısı; Abdullah İmamoğlu adıyla da tanınıyor.
  • Fatih Tezcan : Analiz Merkezi ile bağlantılı içerik üreticisi.
  • Ahmet Şanlı : Avukat.
  • Fahrettin Taşkaya Saral : Araştırmacı.
  • Abdurrahman Tumer : Savcılık açıklamasında sosyal medya paylaşımlarına atıf yapılan kişi.
  • Alparslan Tanrıkulu: Savcılık açıklamasında sporcu ve program moderatörü olarak tanımlanan kişi.

Savcılık metni kişilerin Türkiye’de yaşadığını ifade ediyor; Türkiye merkezli 12punto’nun haberinde de gıyabi karar ve yedi kişinin isimleri aktarıldı.

Azerbaycan’dan gıyabi tutuklama kararı: Hangi suçlamalar yöneltildi?

Başsavcılık, yedi kişi hakkında Azerbaycan Ceza Kanunu’nun 281.2, 283.2.1 ve 167-3.1 maddelerini gösterdi. Açıklamada bu maddeler, devlet iktidarının zorla ele geçirilmesine yönelik açık çağrı, dinî düşmanlığının körüklenmesi ve aşırılık yanlısı materyallerle ilgili iddialar kapsamında sıralandı. Savcılığın nitelendirmesi, Azerbaycan ceza hukuku temelinde yürütülen soruşturmaya ait.

Başsavcılık, X, Facebook, Instagram, YouTube ve TikTok platformlarında paylaşıldığı belirtilen video, konuşma ve gönderilerin dosyada değerlendirildiğini bildirdi. Paylaşımların farklı tarihlerde yayımlanması nedeniyle soruşturmanın kapsamı tek bir mitingle veya yalnızca bir sosyal medya hesabıyla sınırlı tutulmadı. Başsavcılık bu içeriklerin yazarlığını, yayımlanma koşullarını ve elektronik izlerini de araştırdığını bildirdi.

Savcılık, gıyabi tutuklama kararı ile birlikte olayların ülke dışındaki kısmına ilişkin uluslararası hukuk yardımı mekanizmalarından yararlanmayı planladığını aktardı. Bu aşamanın temel unsuru, Azerbaycan’da verilen gıyabi tutuklama tedbiriyle birlikte uluslararası arama bildiriminin duyurulması. Azerbaycanlı APA haber ajansının 19 Ekim tarihli haberinde mahkeme kararı ve arama işlemi birlikte yer aldı.

İstanbul ve Ankara’daki iki gösteri de savcılık açıklamasında

Başsavcılığın açıklamasında internet paylaşımlarının yanı sıra Azerbaycan’ın Türkiye’deki temsilcilikleri önünde gerçekleştiği belirtilen iki eyleme ilişkin iddialar bulunuyor. Savcılığa göre Rıdvan Kaya, 3 Ekim’de İstanbul’daki Azerbaycan Başkonsolosluğu önünde konuşma yaptı. Yine aynı açıklamada Kaya ile Zekeriya Ceran’ın 13 Ekim’de Ankara’daki Azerbaycan Büyükelçiliği önündeki bir etkinliğe katıldıkları öne sürüldü.

İki şehir ve iki tarih, soruşturmadaki olay zincirinin Türkiye bağlantısını oluşturuyor. Başsavcılık, söz konusu konuşmaların içeriğini Azerbaycan devlet düzenine karşı suç teşkil ettiği iddia edilen ifadelerle ilişkilendiriyor. Konuşmaların hukuki niteliğine dair değerlendirme Azerbaycan savcılığına ait; dosyadaki ifadelerin tamamı, mahkeme sürecindeki deliller ve şüphelilerin ayrıntılı savunmaları açıklamada yayımlanmadı.

16 Ekim’deki ilk dosyanın ardından yedi kişi daha açıklandı

Yeni açıklama 16 Ekim’de başlatıldığı bildirilen sürecin devamı niteliğinde. Trend’in 16 Ekim tarihli haberinde gazeteci Celal Çiftçi hakkında Azerbaycan makamlarının ayrı bir uluslararası arama kararı aldığı aktarılmıştı. 19 Ekim’deki başsavcılık metni ise yedi yeni isim sayıyor ve bu kişilerin dosyadaki rolüne ilişkin ek açıklamalar getiriyor. Böylece kamuoyuna yansıyan kararların tarihleri ve kapsadığı kişiler ayrı ayrı izlenebiliyor.

Kararın uluslararası boyutu, savcılığın arama işlemlerini yabancı ülkelerdeki yetkili kurumlarla iş birliği içinde yürütme hedefinden kaynaklanıyor. Azerbaycan mahkemesinin seçtiği tutuklama tedbiri, hukuken Bakü’de yürüyen ceza soruşturmasıyla bağlantılı. İlgili başka ülkelerde atılabilecek somut adımlar, o ülkelerin yetkili makamlarının usullerine tabi. Başsavcılık kamuoyuna verdiği bilgide ise suçlamaların kapsamı ile uluslararası arama kararına odaklandı.

Yeni karara ilişkin açıklamada iki farklı adli işlem bulunuyor. Gıyaben alınan tutuklama tedbiri, savcılığın talebi üzerine mahkemenin ilgili kişiler hazır bulunmadan yaptığı değerlendirmeyi ifade ediyor. Uluslararası arama ise soruşturma kapsamında bu kişilerin başka ülkelerde bulunması halinde yetkili kurumlara yönelik iş birliği arayışını tanımlıyor. Başsavcılık, Azerbaycan makamlarının Türk ve diğer yabancı yetkililerle çalışacağını belirtti. Yayımladığı metinde arama talebinin hangi uluslararası bildirim sistemi üzerinden iletileceğini veya Türkiye’deki makamlara yapılacak başvurunun tarihini belirtmedi.

Dosyadaki olaylar iki farklı alana uzanıyor: İstanbul Başkonsolosluğu ve Ankara Büyükelçiliği önündeki konuşmaların yanı sıra çok sayıda çevrim içi platformdaki yayınlar da aynı soruşturma çerçevesinde sayılıyor. Azerbaycan’dan gıyabi tutuklama kararı sürecinin dayandığı iddiaların bir bölümü Türkiye’deki fiziki etkinliklere, bir bölümü ise internette dolaşıma sokulduğu öne sürülen içeriklere ilişkin. Savcılık elektronik kayıtların kimler tarafından üretildiğini araştırdığını da açıkladığı için sonraki yargı aşamasında hem sözlü konuşmalar hem dijital materyaller gündeme gelebilecek.

19 Ekim tarihli gıyabi tutuklama kararı açıklaması, yedi kişinin isimleri, yöneltilen ceza maddeleri, İstanbul ve Ankara’da savcılığın incelemeye aldığı olaylar ve uluslararası arama duyurusunu kapsıyor. Soruşturma sürecinde yeni adımların ortaya çıkması halinde belirleyici olacak kayıtlar, Bakü’deki yargı makamlarının kararları ile Türkiye’de yetkili makamlarca yapılacak açıklamalar.

Kaynaklar

Bu haberi yapay zekaya sor

Kritik vize ve seyahat gelişmelerini kaçırmayın

WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.

Bu içerikten yararlanabilirsiniz

Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.

Yorum yapın

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Yorum kaydına e-posta, website, IP adresi veya tarayıcı bilgisi eklenmez. Görünen ad alanında takma ad kullanabilirsiniz; yorumunuza kişisel veya özel nitelikli bilgi yazmayın. KVKK Aydınlatma Metni

Haberi paylaş

Sıradaki haber

Bakü Havalimanı kış tarifesi 25 Ekim’de başlıyor: Türkiye’de 6 havalimanı listede

Haber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.