Pakistan Suudi Arabistan’a asker gönderiyor: Mecliste oylama yapılmadı
Pakistan ordusu Mekke Anlaşması uyarınca Suudi Arabistan’a ilave kuvvet göndermeye hazırlanıyor. Reuters, kararın Pakistan Parlamentosunda yeni oylama yapılmadan alındığını yazdı.

Pakistan ordusunun Mekke Anlaşması kapsamındaki yeni görevi, ülkede Parlamento ile askerî komuta arasındaki yetki tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Reuters’ın Ariba Shahid imzasıyla 8 Ekim 2026’da yayımladığı araştırmaya göre İslamabad, Suudi Arabistan’a ilave askerî kuvvet göndermeyi kabul etti. Haberde, bu kararın Pakistan Parlamentosunda yeni bir oylama yapılmadan alındığı belirtildi. Savunma anlaşmasının diğer tarafları Türkiye ile Suudi Arabistan.
Reuters, Pakistan’ın 2015 yılındaki tutumuyla 2026 kararını karşılaştırdı. On bir yıl önce parlamenterler, Yemen’e yönelik Suudi öncülüğündeki askerî müdahaleye katılmama kararı almıştı. Bu kez Riyad’daki ortak savunma görüşmelerinin ardından askerî sevkiyat kararı hükümetin kamuoyuna açıkladığı süreç üzerinden ilerliyor. Dönemler arasındaki fark, Pakistan’daki siyasi ve askerî yetki dağılımının yeniden tartışılmasına yol açtı.
Pakistan ordusunun Mekke Anlaşması kapsamında görevi ne?
Türkiye Dışişleri Bakanlığında yayımlanan 5 Ekim ortak açıklamasında, üç ülkenin Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin Riyad’da olağanüstü toplandığı bildirildi. Komite, üzerinde anlaşmaya varılan askerî kuvvet ve kabiliyetlerin Suudi Arabistan’a hızlı biçimde konuşlandırılması için gerekli tedbirleri kararlaştırdı. Metinde bu işlemlerin tarafların ulusal mevzuatına ve kabul edilmiş düzenlemelere göre yürütüleceği kaydedildi.
Ortak açıklamada kaç Pakistan askerinin sevk edileceği, birimlerin nerede konuşlanacağı veya görevin ne kadar süreceği belirtilmedi. Reuters’ın Pakistan Enformasyon Bakanlığından aldığı yanıtta da konuşlandırmanın operasyonel ayrıntıları gizlilik kapsamında değerlendirildi. Bakanlık, ittifakın gerekli bütün hükümet süreçlerinden geçtiğini bildirdi. Kabinenin ya da parlamentonun hangi aşamada yer aldığına ilişkin Reuters’ın sorusuna ayrıca açıklık getirilmedi.
Pakistan Genelkurmay Başkanı ve Savunma Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asım Münir, Riyad’daki toplantıya Suudi Arabistan ve Türkiye’den askerî temsilcilerle katıldı. Üç ülkenin açıklaması Mekke ile Medine’yi hedef alma girişimlerini ve Suudi şehirlerine yönelik saldırıları kınadı. Komite, Pakistanlı emekli Korgeneral Nauman Mahmood’u ittifakın üç yıllık ilk genel sekreteri olarak görevlendirdi.
Pakistan Parlamentosu 2015 yılında nasıl karar vermişti?
Pakistan ordusu 2015’te Yemen konusunda başka bir sürecin parçasıydı: O yıl Suudi Arabistan, Yemen’deki askerî harekât için Pakistan’dan asker, savaş uçağı ve gemi desteği istemişti. Dönemin Pakistan hükümeti meseleyi parlamentoya taşıdı. Milletvekilleri, Yemen çatışmasında tarafsız kalınmasını isteyen kararı oybirliğiyle kabul etti; Suudi Arabistan’ın topraklarının ve kutsal yerlerinin savunulması yönündeki siyasi taahhüt ise kararın bir parçasıydı.
Reuters’ın görüşüne başvurduğu Atlantic Council araştırmacısı Michael Kugelman, geçmişte parlamentonun asker gönderilmesine karşı çıktığı ve ordunun bu tutuma uyduğu örnekler bulunduğunu söyledi. Kugelman’a göre bugünkü siyasi koşullar farklı. Araştırma, bu görüşü Pakistan’daki sivil-asker ilişkilerinin değerlendirilmesi olarak aktarıyor. Parlamento kararının yerine hangi idarî işlemin uygulandığına ilişkin kamuoyuna sunulmuş ayrı bir karar metni haberin kaynaklarında yer almıyor.
2015 yılında milletvekillerinin onayından geçen Yemen kararı ile 2026 yılında açıklanan askerî sevkiyatın izlediği yollar farklı. Bakanlığın gerekli hükümet prosedürlerinin tamamlandığı açıklaması mevcut; milletvekillerinin yeni bir oylama yaptığına ilişkin bir tutanak ise Reuters araştırmasında aktarılmadı. Eski ve yeni süreçler farklı tarihlerdeki askerî destek kararlarına ilişkin.
Asım Münir’in yetkileri neden tartışılıyor?
Reuters’a göre 2025’te yapılan anayasal değişiklikler Mareşal Asım Münir’e 2030 yılına kadar üç kuvvetin komutasını verdi. Reuters, Münir’in mareşal rütbesinin ömür boyu geçerli olduğunu ve ceza kovuşturmasına karşı dokunulmazlık hükümleri bulunduğunu kaydetti. Bu düzenlemeler, Suudi Arabistan’a asker gönderilmesi kararıyla birlikte Pakistan’daki sivil otorite tartışmasının güncel başlıklarından oldu.
Eski Başbakan İmran Han’ın Pakistan Tehreek-e-Insaf partisi, ordunun siyasetteki rolünü eleştiriyor. Ordu bu suçlamaları reddediyor. Reuters’a konuşan parti sözcüsü Zülfi Buhari, sevkiyatı destekleyip desteklemediklerini doğrudan açıklamadı; meselenin siyasi değerlendirmeyle tartışılması gerektiğini savundu. İktidardaki Pakistan Müslüman Ligi-Nawaz ve koalisyon ortağı Pakistan Halk Partisi ise Reuters’ın yorum taleplerine yanıt vermedi.
King’s College London öğretim üyesi Andreas Krieg, dış ortakların Pakistan ordusunu vazgeçilmez muhatap olarak görmesinin askerî kurumun ülke içindeki konumunu güçlendirdiğini değerlendirdi. Krieg bu değerlendirmeyi Reuters’a verdiği demeçte, dış ilişkilerin ordunun iç siyasetteki ağırlığını artırması üzerinden yaptı.
Türkiye ve Suudi Arabistan ile savunma iş birliğinin kapsamı
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın 5 Ekim tarihli açıklamasında, ittifakın karşılıklı savunma taahhüdünün fiilî uygulamasına geçilmesi kararlaştırıldı. El País’in 7 Ekim tarihli haberinde Pakistan’ın Suudi Arabistan’da önceden konuşlandırılmış askerî varlığından ve yeni görevler için planlanan katkısından söz edildi. Reuters araştırması da Pakistan’ın 2025 tarihli ikili Suudi savunma anlaşması çerçevesinde mayıs ayına kadar yaklaşık 8 bin asker gönderdiğini aktardı. Yaklaşık 8 bin kişilik mevcut mevcudun tarihi Mayıs 2026 olarak bildirildi. Üçlü komitenin 5 Ekim açıklamasında yeni sevk edilen personel sayısı yer almadı.
Transit Haber’in Riyad’daki askerî konuşlandırma kararına ilişkin haberinde üçlü komite açıklaması aktarılmıştı. Reuters’ın 8 Ekim araştırması, Pakistan’da sevkiyatın parlamento oylaması yapılmadan karara bağlanmasını gündeme getirdi. Üç ülkenin ortak duyurusunda personel sayısına ilişkin ayrıntılar bulunmasa da askerî entegrasyonu geliştirme ve tehditlere karşı ortak hazırlığı artırma hedefleri açıkça kaydediliyor.
Türkiye açısından 8 Ekim’deki ayrı gelişme Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın savunma desteğine ilişkin açıklamasıydı. Fidan’ın saldırı operasyonlarına ilişkin açıklamasını ele alan Transit Haber haberinde Ankara’nın savunma odaklı yardım değerlendirmesi yer alıyor. Türkiye’nin askerî katkısına ilişkin duyurular Ankara’nın kendi iç hukuk kararları ve üç ülkenin ortak bildirisi kapsamında takip ediliyor.
Pakistan askerleri Yemen’de çatışmaya katılacak mı?
Pakistan ordusu hakkında Reuters’ın 8 Ekim tarihli araştırmasında sevk edilecek askerlerin Husilere karşı doğrudan muharebe operasyonlarına katılıp katılmayacağı açıklığa kavuşmuş değildi. Islamabad’ın İran ile temaslarını sürdürdüğü, Washington ile Tahran arasındaki çatışmada diplomatik aracılık rolü de üstlendiği aktarıldı. Operasyonun türü ile süresinin kamuya açıklanmaması, yeni konuşlandırmaya ilişkin temel bilgi eksikliği olarak kaydedildi.
Husilerin Suudi gemiciliğine yönelik kısıtlama ilanı, tanker ve enerji altyapısı saldırıları bölgesel askerî gündemin parçası. Suudi öncülüğündeki Yemen koalisyonunun Medine’deki bir enerji tesisinin vurulduğu yönündeki açıklamasına Husiler karşı çıktı. Bu karşılıklı açıklamalar, üç ülkenin 5 Ekim Riyad toplantısının ardından bölgedeki güvenlik tartışmalarında yer almaya devam etti.
Mekke Anlaşması kapsamındaki ortak askerî taahhütler 5 Ekim ortak komite bildirisinde ayrıntılandırıldı. Kuvvetlerin sayısı ve hareket planı açıklanmadı. Reuters’ın araştırmasında ise bu kararın Pakistan Parlamentosunda yeni oylama yapılmadan ilerlemesine odaklanılıyor. Askerî konuşlandırma taahhüdü Riyad’dan duyurulurken, Pakistan’daki karar alma süreci Reuters’ın İslamabad’dan bildirdiği siyasi tartışmanın konusu oldu.
Pakistan’ın Suudi Arabistan ile savunma ilişkilerinin arka planı, Transit Haber’in Türkiye–Suudi Arabistan–Pakistan anlaşmasına ilişkin önceki haberinde de ele alınıyor. Reuters’ın görüştüğü uzmanlar Münir’in genişleyen komuta yetkilerini ve parlamentonun karar sürecindeki rolünü Pakistan’ın iç siyasi koşulları üzerinden değerlendirdi.
Kaynaklar
- Türkiye Dışişleri Bakanlığı, 5 Ekim ortak bildirisi
- Reuters, Ariba Shahid, 8 Ekim 2026
- El País, 7 Ekim 2026
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.
Sıradaki haber
Foreign Policy: Mekke Anlaşması iki ayda sınandı, Türkiye ve Pakistan’ın hesabı farklıHaber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.
Haber yükleniyor…