SDG kendini feshetti: Suriye ordusuna entegrasyon tamamlandı

SDG kendini feshetti ve bağımsız askerî güç olarak faaliyetinin sona erdiğini duyurdu. Mazlum Abdi, Şam’daki açıklamasında entegrasyonun Suriye ordusu bünyesinde tamamlandığını söylerken, ABD’nin Suriye temsilcisi Tom Barrack gelişmeyi “tarihi” olarak nitelendirdi.

Haberi dinle Sesli okuma hazır
Yazı boyutu Mobil okuma için
Bu haberde

SDG kendini feshetti ve Suriye’de aylardır devam eden entegrasyon sürecinde en büyük eşik aşıldı. Suriye devlet ajansı SANA’nın aktardığına göre Mazlum Abdi, 25 Ağustos akşamı Şam’daki Halk Sarayı’nda düzenlenen basın toplantısında SDG’nin bağımsız askerî güç olarak görevini tamamladığını açıkladı. Abdi, kararın Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile varılan mutabakat ve SDG unsurlarının Suriye ordusu içindeki tugaylara entegrasyonunun tamamlanmasının ardından alındığını söyledi.

Reuters ve Associated Press de fesih açıklamasını doğruladı. Böylece uzun yıllar kuzey ve doğu Suriye’de ayrı komuta yapısıyla hareket eden SDG’nin bağımsız askerî statüsü resmen sona ermiş oldu. ABD’nin IŞİD’e karşı sahadaki başlıca ortaklarından biri olarak yıllarca desteklediği yapı, artık Suriye ordusunun dışında ayrı bir güç olarak faaliyet göstermeyecek

Mazlum Abdi Şam’da ne açıkladı?

Abdi’nin açıklaması yalnız sembolik bir fesih duyurusu değildi. SANA’ya göre SDG güçlerinin Suriye ordusu bünyesindeki tugaylara katılması tamamlandı; Abdi de bu aşamadan sonra “SDG’nin misyonunun bittiğini” ilan etti. Aynı gün Ahmed eş-Şara, Mazlum Abdi ve beraberindeki heyeti Halk Sarayı’nda kabul etti. Görüşmede devlet kurumlarına entegrasyon, sonraki aşamanın idari düzeni, güvenliğin güçlendirilmesi ve devlet otoritesinin ülke genelinde tesis edilmesi ele alındı.

Reuters’ın aktardığı çerçevede süreç, Şam yönetiminin yılın başında kuzeydoğuda kontrol alanını genişletmesinin ardından hızlandı. Ocak ayında varılan anlaşma, SDG unsurlarının aşamalı olarak devlet yapısına katılmasını öngörüyordu. YPG’nin çekirdek kadrolarından bazı isimlerin daha önce yeni askerî yapıda görevlendirilmesi de entegrasyonun sahadaki ilk işaretleri olmuştu. 25 Ağustos açıklaması ise ayrı askerî kimliğin sona erdiğini açık biçimde kayda geçirdi.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, X’ten bir paylaşım yaparak bu haberi tarihi bir gelişme olarak yorumladı. Barrack tweet’inde “Kesinlikle tarihi bir gelişme. Başkan Trump’ın Orta Doğu Planı ilerlemeye devam ediyor. Kararlı bir ortak, ulusal çerçeve içinde yerini alıyor ve herkes için birleşik bir Suriye şekilleniyor. Başkan Trump’ın ileri görüşlü liderliği, SDG’nin Suriye devlet kurumlarına düzenli biçimde entegrasyonunun yolunu açtı. Böylece geçmişteki bölünmeler kalıcı bir ortaklığa dönüşürken, Suriye halkı da ortak geleceğini şekillendirme fırsatını yeniden kazanıyor. Kürtçenin eğitimde tanınması ve değer verdiğimiz ortaklarımız Mazlum Abdi ile İlham Ahmed’e Suriye hükümeti içinde gerçek ve etkili roller verilmesi; onların liderliğine, Kürt ortaklarımızın fedakârlıklarına ve bölgesel istikrara yaptıkları yapıcı katkıya hak ettiği saygının gösterilmesi anlamına geliyor. Böylece dünün ayrılıkları, yarının ortak amacına dönüşüyor. Gerçek entegrasyon tam olarak böyle olur: kazananlar ve kaybedenler değil; farklı görüşlere sahip eski karşıtlar, Suriye’nin egemen devlet yapısını güçlendirecek diplomatik bir çözüm oluşturur. Tek ordu, tek hükümet, tek devlet.” yorumunda bulundu.

Türkiye açısından neden kritik?

Ankara, Suriye’de uzun süredir tek devlet, tek ordu ve ülkenin toprak bütünlüğü çizgisini savunuyor; YPG/SDG’nin bağımsız silahlı yapı olarak varlığını Türkiye’nin güvenliği açısından tehdit kabul ediyor. SDG’nin bağımsız askerî güç statüsünden vazgeçmesi, Türkiye’nin yıllardır itiraz ettiği temel başlıklardan birinde önemli bir değişiklik yaratıyor. Bunun sahada ne ölçüde kalıcı olacağı ise yeni komuta zincirinin nasıl işleyeceğine ve eski SDG unsurlarının hangi görevlerle konumlandırılacağına bağlı olacak.

Suriye sahasındaki değişiklik, Türkiye-İsrail geriliminin son haftalarda büyüdüğü bir döneme de denk geldi. Transit Haber’in Suriye-İsrail temaslarının kesilmesini ele alan haberinde Ebu Zuhur saldırısı sonrasında güvenlik görüşmelerinin askıya alındığı aktarılmıştı. Washington aynı zamanda Türkiye, Suriye ve İsrail arasında çatışmasızlık mekanizması kurmaya çalışıyor. SDG dosyasının Şam lehine kapanması, merkezi yönetimin kuzeydoğudaki hareket alanını genişletirken Türkiye’nin Suriye yönetimiyle yürüttüğü güvenlik temaslarının ağırlığını da artırabilir.

Entegrasyondan sonra hangi başlıklar açık kalıyor?

Fesih kararı ayrı askerî yapıyı bitirse de kuzeydoğu Suriye’deki bütün siyasi ve idari tartışmaları tek günde çözmüyor. AP, yeni dönemde Kürtlerin idari temsili, kadın savaşçıların statüsü ve yerel yönetim düzeni gibi başlıkların önemini koruduğuna hatırlatıyor. Şam yönetiminin bu alanlarda nasıl bir model kuracağı, entegrasyonun yalnız kâğıt üzerinde değil sahada da kalıcı olup olmayacağını gösterecek.

Türkiye açısından diğer önemli dosya ise İsrail’in Suriye içindeki askerî faaliyetleri. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın Golan Tepeleri konusunda kullandığı sert ifadeler Transit Haber’de ayrı dosyada ele alınmıştı. SDG’nin feshiyle birlikte Şam yönetimi kuzeydoğuda daha geniş devlet kontrolü hedeflerken, güneyde İsrail’le yaşanan gerilim yeni Suriye’nin en önemli güvenlik sınavlarından biri olmaya devam ediyor.

Kaynaklar

Bu haberi yapay zekaya sor

Kritik vize ve seyahat gelişmelerini kaçırmayın

WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.

Bu içerikten yararlanabilirsiniz

Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.

Yorum yapın

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Yorum kaydına e-posta, website, IP adresi veya tarayıcı bilgisi eklenmez. Görünen ad alanında takma ad kullanabilirsiniz; yorumunuza kişisel veya özel nitelikli bilgi yazmayın. KVKK Aydınlatma Metni

Haberi paylaş