İsrail Türkiye’yi gözetliyor
Libya koridoru, İsrail güvenlik çevrelerinin Türkiye’nin Libya ve Doğu Akdeniz’deki askerî-siyasi etkisini izlerken kullandığı başlıklardan biri olarak İsrail basınına yansıdı. Walla’nın 27 Eylül tarihli haberine göre İsrail Askerî İstihbarat Direktörlüğü, 2019 Türkiye–Libya deniz yetki alanı mutabakatı ve Ankara’nın son yıllarda genişleyen Libya bağlantıları nedeniyle bu dosyaya daha fazla odaklanıyor. Haberde “Libya koridoru” ifadesi resmî anlaşma adı değil, İsrailli kaynakların Türkiye ile Libya arasındaki deniz bağlantısı ve bölgesel hareket alanı için kullandığı bir tanım olarak geçiyor.
Jerusalem Post aynı dosyayı deniz ticareti, enerji bağlantıları ve kritik altyapı açısından genişletti. Gazetenin İsrailli kaynaklara dayandırdığı haberde askerî istihbaratın yanı sıra Mossad ve donanma istihbaratının Türkiye’nin bölgedeki hamlelerini izlediği aktarılıyor. Türkiye’nin Libya’daki hava ve deniz varlığı, limanlar, deniz ulaşımı ve Avrupa’ya uzanabilecek enerji veya iletişim hatları İsrail güvenlik kurumlarının değerlendirdiği konular içinde sayılıyor. Bu anlatımlar İsrail basınının güvenlik kaynaklarına dayanıyor; Ankara’nın kendi Libya politikasını açıklayan resmî metinleri farklı bir çerçeve kullanıyor.
T.C. Dışişleri Bakanlığının 1 Aralık 2019 tarihli açıklamasında Türkiye, Libya ile imzalanan deniz yetki alanları mutabakatının Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin batı deniz yetki sınırının bir bölümünü belirlediğini ve uluslararası hukuk ile hakkaniyet ilkelerine uygun olduğunu savunuyor. Bakanlığın Türkiye–Libya ilişkileri sayfası da 27 Kasım 2019’da deniz yetki alanlarının sınırlandırılması ile güvenlik ve askerî iş birliği için iki ayrı mutabakat imzalandığını kaydediyor.
Reuters’ın 2024 tarihli haberinde Türkiye’nin 2020’den itibaren Trablus merkezli yönetime eğitim ve askerî destek sağlamak üzere personel gönderdiği hatırlatılıyor. Reuters’ın 2025 tarihli başka bir haberinde de Türkiye–Libya deniz sınırı anlaşmasının Atina ile Trablus arasındaki gerilim başlıklarından biri olmayı sürdürdüğü aktarılıyor. Böylece dosya yalnız İsrail–Türkiye ilişkileriyle sınırlı kalmıyor; Yunanistan, Libya ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanı tartışmalarıyla da kesişiyor.
Videodaki “İsrail Türkiye’yi gözetliyor” ifadesinin dayanağı, Walla ve Jerusalem Post’un İsrail istihbarat kurumlarının Türkiye’nin Libya’daki faaliyetlerini takip ettiğine ilişkin haberleri. Libya koridoru tanımı ise İsrail yayınlarında kullanılan bir güvenlik çerçevesi. Türkiye resmî belgelerinde aynı güzergâh, deniz yetki alanları ve Libya ile ikili iş birliği anlaşmaları üzerinden tanımlanıyor.
İsrail yayınlarında deniz taşımacılığına verilen ağırlık, ülkenin ithalat ve enerji bağlantılarının büyük bölümünü deniz üzerinden yürütmesiyle ilişkilendiriliyor. Walla’nın güvenlik dosyası Türkiye’nin Libya’daki askerî varlığını limanlar ve deniz erişimiyle birlikte ele alıyor. Jerusalem Post ise aynı alanı Avrupa bağlantılı enerji ve iletişim altyapılarıyla ilişkilendiriyor. Ankara’nın resmî belgeleri ise güvenlik iş birliği ile deniz yetki alanları mutabakatını ayrı hukuki metinler olarak kayda geçiriyor. Aynı coğrafya iki tarafın kaynaklarında farklı kavramlarla anlatılıyor.
Kaynaklar: Walla; The Jerusalem Post; T.C. Dışişleri Bakanlığı; Reuters.
