Husiler Mekke Anlaşması’nı test etti

Video açılmıyorsa YouTube’da izle

Husiler Mekke Anlaşması’nı test etti

13 görüntülenme 00:19

Mekke Anlaşması, Husi saldırısı sonrasında imzadan yalnız günler sonra ilk ciddi sınavıyla karşılaştı. Babülmendep'in çevresinde düzenlenen saldırıda üç Pakistanlı denizci hayatını kaybetti. Olayın ardından gözler Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki savunma anlaşmasının nasıl işleyeceğine çevrildi.

Saldırı Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan stratejik geçitte yaşandı. Husi güçlerinin hedef aldığı gemide bulunan Pakistan vatandaşlarının ölümü, İslamabad’ın doğrudan tepki vermesine yol açtı. Pakistan yönetimi saldırıyı kınadı ve bölgedeki deniz güvenliği konusunda Suudi Arabistan ile Yemen makamlarıyla temas kurdu.

İlk tepki askerî değil, diplomatik oldu. Pakistan, saldırının ayrıntılarının araştırılması ve deniz güvenliğinin güçlendirilmesi için ortaklarıyla çalışmaya hazır olduğunu açıkladı. Kamuya açık açıklamalarda Türkiye veya Suudi Arabistan’dan ortak bir askerî operasyon başlatıldığına dair bilgi yer almadı.

Anlaşma, üç ülkeden birine yapılan silahlı saldırının ortak güvenlik meselesi olarak ele alınmasını öngörüyor. Ancak denizde ticari bir gemiye veya vatandaşlara yönelik saldırının hangi şartlarda bu mekanizmayı harekete geçireceği henüz ayrıntılı biçimde açıklanmış değil. Babülmendep olayı bu yorum farkının ilk somut örneği oldu.

Saldırının gerçekleştiği bölge zaten yüksek risk altında. Husiler son aylarda Kızıldeniz ve Babülmendep hattındaki gemilere yönelik saldırılarını artırdı. Suudi Arabistan da deniz ticaretini ve enerji rotalarını korumak için çok uluslu yeni bir deniz savunma koalisyonunun kurulmasına öncülük ediyor.

Pakistan’ın bu koalisyonda da yer alması iki güvenlik hattını aynı olayda buluşturuyor. Bir tarafta Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki üçlü savunma anlaşması var. Diğer tarafta Kızıldeniz’de seyir güvenliğini korumayı hedefleyen daha geniş bir deniz koalisyonu bulunuyor.

Mekke Anlaşması Husi saldırısı sonrasında doğrudan askerî karşılık üretmedi. Pakistan diplomatik temasları hızlandırdı, saldırıyı kınadı ve deniz güvenliği için ortak çalışmaya hazır olduğunu bildirdi. Bu ilk tepki, anlaşmanın krizlerde siyasi ve askerî seçeneklerin birlikte değerlendirileceği bir mekanizma olarak işletilebileceğini ortaya koydu.

Yeni bir saldırı yaşanırsa seçenekler daha geniş olabilir. Ortak istihbarat paylaşımı, deniz devriyesi, ticari gemilere eskort, liman güvenliği veya müşterek tatbikat gibi adımlar gündeme gelebilir. Üç ülkenin bu seçeneklerden hangisini tercih edeceği saldırının hedefi ve ölçeğine bağlı olacak.

Babülmendep’te üç Pakistanlının ölümü, anlaşmanın ilk gerçek güvenlik dosyasını açtı. İlk cevap savaş olmadı; diplomasi ve deniz güvenliği teması oldu. Benzer bir olay tekrarlandığında Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın nasıl hareket edeceği, Mekke Anlaşması’nın sahadaki sınırlarını çok daha açık biçimde ortaya çıkaracak.