Herkes şanslı doğmuyor
Yurt dışı seyahati yapmak bazı ülkelerde sıradan bir hafta sonu planı gibi görülürken, bazı ülkelerde hayat boyu gerçekleşmeyen büyük bir hayal olarak kalıyor.
Pew Research Center’ın 24 ülkede yaptığı araştırma, dünyada yurt dışına seyahat deneyiminin ülkeden ülkeye büyük fark gösterdiğini ortaya çıkardı. Ankete katılan ülkelerde yetişkinlerin ortalama yüzde 21’i hayatında hiç başka bir ülkeye gitmediğini söyledi. Hindistan’da bu oran yaklaşık yüzde 95’e, Endonezya’da yüzde 92’ye, Nijerya’da yüzde 90’a, Brezilya’da ise yüzde 87’ye çıktı.
Tablonun diğer ucunda İsveç ve Hollanda var. Bu iki ülkede hayatında hiç yurt dışına çıkmamış yetişkinlerin oranı yüzde 1’in altında kaldı. Avrupa’da ülkelerin birbirine yakınlığı, Schengen ve AB içi serbest dolaşım, kısa mesafeli ulaşım seçenekleri ve gelir seviyesi seyahati daha erişilebilir hale getirirken; büyük nüfuslu ve uzun mesafeli ülkelerde pasaport gücü, vize rejimi, bilet fiyatı ve döviz maliyeti hareket alanını daraltıyor.
Araştırma Türkiye’yi kapsamadığı için “Türkiye’de kaç kişi hiç yurt dışına çıkmadı?” sorusuna bu veriden doğrudan yanıt verilemiyor. Buna rağmen sonuçlar, vize ve pasaportun turistik bir başlıktan çok daha geniş bir hareketlilik meselesi olduğunu ortaya koyuyor. Kenya’da yurt dışına hiç çıkmamış kişilerin yüzde 81’i fırsat bulursa başka bir ülkeyi görmek istediğini söylerken, bazı ülkelerde seyahat isteği ile ekonomik imkân arasındaki mesafe açık biçimde görülüyor.
Araştırmadaki oranlar, 24 ülkenin yetişkin nüfusuna dayanan anket sonuçlarıdır; dünya nüfusunun tamamını doğrudan temsil eden küresel bir seyahat sayımı sayılmaz. Katılımcıya hayatı boyunca başka bir ülkeye gidip gitmediği sorulduğu için iş, eğitim, aile ziyareti ve turistik gezi aynı temel deneyim içinde sayılır. Sınır bölgelerinde kısa kara yolculuğu yapmakla kıtalar arası uçuş gerçekleştirmek de ankette ayrı kategoriye dönüşmez. Ülkelerin coğrafyası ve komşu sayısı karşılaştırmayı etkiler.
İsveç veya Hollanda’da başka ülkeye geçmek birkaç saatlik tren ya da otomobil yolculuğu olabilirken, Hindistan, Endonezya veya Brezilya’da ulusal sınırlar içinde dahi çok uzun mesafeler bulunuyor. Gelir, döviz kuru, ücretli izin, pasaport edinme maliyeti ve vize erişimi bu coğrafi farkın üzerine eklenir. Ankette Türkiye bulunmadığından oranı Türkiye’ye taşıyan bir tahmin üretmek doğru olmaz. Çalışmanın güçlü yanı başka: uluslararası hareketliliğin kişisel meraktan ibaret olmadığını, ekonomik ve idari erişimle yakından bağlantılı olduğunu karşılaştırmalı biçimde ortaya koymasıdır. Bir ülkedeki yüksek “hiç çıkmadım” oranı seyahat isteğinin bulunmadığını kanıtlamaz; Kenya örneği fırsat ile arzu arasındaki mesafenin geniş olabileceğini hatırlatıyor.
