O ülkenin yüzde 95’i hiç yurt dışına seyahat etmemiş!

Yurt dışına seyahat kimi toplumlarda sıradan bir hafta sonu planı gibi görülürken, başka yerlerde hayat boyu erişilemeyen bir hayal olarak kalıyor. Pew Research Center araştırması, 24 ülkede yetişkinlerin uluslararası seyahat deneyimlerini karşılaştırdı.

Haberi dinle Sesli okuma hazır
Yazı boyutu Mobil okuma için

Çalışmaya katılanların medyanında her beş yetişkinden biri hayatında hiç kendi ülkesinin dışına çıkmadı. Hindistan, Endonezya, Nijerya ve Brezilya listenin en kapalı ucunda yer aldı. İsveç ve Hollanda’da ise aynı oran yüzde 1’in altına indi.

Bu haberin videosu
Herkes şanslı doğmuyor
Herkes şanslı doğmuyor Video sayfasını aç
Bu haberde

Tablo yalnız “kim geziyor?” sorusuyla sınırlı değil. Gelir seviyesi, pasaport gücü, vize rejimleri, ulaşım maliyeti, coğrafi konum ve tarihsel seyahat kültürü aynı hikâyenin parçaları.

Yurt dışına seyahat herkes için aynı anlama gelmiyor

Uçak biletleri, sosyal medya paylaşımları ve dijital göçebe hikâyeleri, sınır aşmayı olağan bir deneyim gibi sunabiliyor. Oysa araştırmanın sayıları, geniş bir kitle için bunun hâlâ zor bir imkân olduğunu ilan ediyor.

Ankete katılan 24 ülkede medyan değer, yetişkinlerin yüzde 79’unun en az bir kez başka bir yere gittiğini ortaya koyuyor. Kalan yüzde 21 ise hayatında hiç sınır aşmamış. Ortalama düşük görünebilir. Ayrıntılı tabloya bakıldığında fark sertleşiyor; Avrupa’da komşu ülkeye gitmek kısa bir tren yolculuğu olabilirken, büyük nüfuslu ve daha düşük gelirli toplumlarda aynı deneyim çok daha masraflı hale geliyor.

Listenin en altındaki dört büyük pazar

Uluslararası seyahat deneyiminin en sınırlı kaldığı yerlerin başında Hindistan geliyor. Katılımcıların yaklaşık yüzde 95’i daha önce başka bir ülkeye gitmediğini söyledi.

Endonezya’da oran yüzde 92’ye, Nijerya’da yüzde 90’a, Brezilya’da ise yüzde 87’ye ulaşıyor. Bu dört örnek, büyük nüfuslu ekonomilerde dışarıya çıkışın her zaman yaygın bir alışkanlığa dönüşmediğini gösteren güçlü bir tablo kuruyor.

Sayıları yalnız gelirle açıklamak eksik kalır. Uzun mesafeler, uçuş fiyatları, vizeye erişim, pasaport gücü, iç turizmin genişliği ve yerel seyahat alışkanlıkları da sonucu etkiliyor. Ulaşım aksaklıklarıyla ilgili güncel örneklerden biri Belçika seyahat uyarısı haberinde görülebilir.

Avrupa’da sınır geçmek daha olağan

Araştırmanın diğer ucunda İsveç ve Hollanda var. Bu iki toplumda yetişkinlerin neredeyse tamamı en az bir kez başka bir yere gitmiş. Kıtanın coğrafi yapısı fark yaratıyor. Küçük yüzölçümü, birbirine yakın komşular, ucuz ulaşım seçenekleri ve AB içindeki serbest dolaşım düzeni, sınır geçişini günlük hayata yaklaştırıyor. Schengen Bölgesi de bu tabloyu güçlendiriyor. Stockholm ya da Amsterdam’da yaşayan biri için başka bir ülkeye gitmek, Hindistan veya Brezilya’da yaşayan bir kişiye göre hem daha kısa hem de çoğu zaman daha düşük maliyetli olabiliyor.

İstek var, imkân her zaman yok

Araştırmanın önemli bulgularından biri, hiç yurt dışına çıkmamış kişilerin başka yerleri görme isteğiyle ilgili.

Kenya bu konuda yüksek oranlardan birine sahip. Ankete katılan Kenyalıların yüzde 81’i, imkânı olsa başka bir ülkeye gitmek istediğini söyledi.

Kenya örneği, “insanlar seyahat etmek istemiyor” varsayımını zayıflatıyor. Engel çoğu zaman istekten çok ekonomik imkân, vizeye erişim, pasaport gücü, ulaşım maliyeti ve seyahat altyapısı üzerinden oluşuyor. Her yerde aynı eğilim yok. Brezilya’da yüzde 24, Endonezya’da yüzde 27, Hindistan’da yüzde 29, fırsat olsa bile başka bir ülkeye gitmek istemediğini belirtti.

Gelir hareketliliği belirleyen ana unsur

Araştırma, uluslararası seyahat ile gelir seviyesi arasında güçlü bir bağ kuruyor. Zengin ekonomilerde insanların sınır aşma ihtimali çok daha yüksek. İsveç ve Hollanda gibi yerlerde neredeyse herkes en az bir kez dışarı çıkmışken, Hindistan, Nijerya, Endonezya ve Brezilya’da deneyim çok daha sınırlı kalıyor.

Kişisel gelir farkı da aynı yönde çalışıyor. ABD’de medyan gelirin üzerinde kazananların yüzde 91’i yurt dışına çıkmış; medyan gelirin altında kalanlarda bu oran yüzde 66’ya düşüyor.

Pasaport sahibi olmak tek başına yeterli olmuyor. Uçak bileti, konaklama, vize ücreti, sigorta, döviz kuru, yıllık izin ve yolculuk sırasında harcanacak para hareket alanını belirliyor.

Eğitim seviyesi fark yaratıyor

Pew’in çalışması, eğitim düzeyiyle uluslararası deneyim arasında da bağlantı kuruyor.

18 ülkede daha yüksek eğitim seviyesine sahip kişilerin yurt dışına çıkmış olma ihtimali daha fazla. Bu ilişki şaşırtıcı değil; eğitim gelir, yabancı dil, akademik hareketlilik, mesleki bağlantılar ve seyahat motivasyonuyla yan yana ilerleyebiliyor.

İş, konferans, değişim programı, turizm veya lisansüstü eğitim gibi gerekçeler daha eğitimli grupların dış dünyayla temasını artırabiliyor. Ulaşım gündemindeki başka bir örnek için Portekiz seyahat uyarısı haberine bakılabilir.

Dünya görüşü de etkileniyor

Çalışma yalnız kimin seyahat ettiğine bakmıyor; sınır aşma deneyimi ile dünya algısı arasındaki ilişkiyi de inceliyor. Daha fazla uluslararası deneyime sahip kişiler, dünya genelindeki insanlara daha yakın hissetme eğiliminde. Dış politika, uluslararası ilişkiler ve küresel meselelerle ilgilenme oranları da bu grupta daha yüksek çıkabiliyor.

Başka toplumları görmek, farklı hayatlarla temas kurmak ve sınırların ötesindeki gündelik yaşamı deneyimlemek, kişinin dünyaya bakışını değiştirebiliyor.

Türkiye araştırmada var mı

Pew Research Center’ın bu çalışmasında Türkiye yok. Araştırma 24 ülkeyi kapsıyor ve Türkiye örnekleme dahil edilmedi. Bu yüzden “Türkiye’de insanların yüzde kaçı hiç yurt dışına çıkmadı?” sorusuna bu çalışmadan doğrudan yanıt verilemez. Dolaylı veriler yine de hareketliliğin arttığını düşündürüyor. TÜİK verilerine dayandırılan 2025 turizm istatistiklerine göre Türk vatandaşlarının yurt dışına seyahat sayısı 2025’te 11,9 milyona yükseldi. 2024’te bu sayı yaklaşık 11,39 milyondu.

Yine de bu rakam, Türkiye’de kaç kişinin hayatında hiç sınır aşmadığını vermez. Aynı kişi bir yıl içinde birden fazla kez yurt dışına çıkabilir. Pew tarzı özel bir anket yapılmadan kesin oran söylemek doğru olmaz.

Vize yalnız bürokrasi değil, hareketlilik meselesi

Uluslararası seyahat, küresel eşitsizlikle yakından bağlantılı. Kişinin nerede doğduğu, dünyayı görme ihtimalini doğrudan etkileyebiliyor.

Bazı pasaportlarla çok sayıda yere kolayca gidilebilirken, başka pasaport sahipleri aynı yolculuk için yüksek maliyet, uzun mesafe, sınırlı ulaşım ve vize engeliyle karşılaşıyor.

Sınır aşmak bu yüzden yalnız kişisel tercih değil; ekonomik, diplomatik ve coğrafi bir mesele. Avrupa’daki aile birleşimi tartışmaları için Fransa aile birleşimi vizesi haberinde farklı bir boyut görülebilir.

Herkes aynı erişime sahip değil

Araştırma, seyahat açısından büyük bir eşitsizlik bulunduğunu ortaya koyuyor. İsveç ve Hollanda’da neredeyse herkes en az bir kez yurt dışına çıkmışken; Hindistan, Endonezya, Nijerya ve Brezilya’da çoğunluk böyle bir deneyim yaşamamış.

Türkiye çalışmada bulunmadığı için doğrudan oran vermek mümkün değil. Buna karşılık yurt dışına çıkan Türk vatandaşlarının sayısındaki artış, talebin güçlü kaldığını düşündürüyor.

Vize zorlukları, döviz kuru, gelir düzeyi, ulaşım maliyeti ve pasaport türü bu talebin herkes için aynı ölçüde gerçeğe dönüşmesini engelleyebiliyor.

Küresel bağlar teoride güçleniyor. Pratikte ise erişim hâlâ eşit dağılmıyor.

Kaynaklar

Kritik vize ve seyahat gelişmelerini kaçırmayın

WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.

Bu içerikten yararlanabilirsiniz

Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.

Yorum yapın

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Yorum kaydına e-posta, website, IP adresi veya tarayıcı bilgisi eklenmez. Görünen ad alanında takma ad kullanabilirsiniz; yorumunuza kişisel veya özel nitelikli bilgi yazmayın. KVKK Aydınlatma Metni

Haberi paylaş