Yunan profesörden Meis uyarısı: “Kriz hazırlanıyor”

Meis kriz tartışması Yunan basınında yeni bir aşamaya geçti. Kathimerini’de yayımlanan analiz, Türkiye’nin Fethiye–Kaş Deniz Millî Parkı kararını Ege ve Doğu Akdeniz’deki daha geniş anlaşmazlığın parçası olarak yorumlayarak “kriz hazırlanıyor” uyarısı yaptı.

Haberi dinle Sesli okuma hazır
Yazı boyutu Mobil okuma için
Bu haberde

Meis kriz tartışması Yunan basınında daha sert bir aşamaya geçti. Yunanistan’ın önde gelen gazetelerinden Kathimerini’de 27 Ağustos’ta yayımlanan bir analiz, Türkiye–Yunanistan gerilimi için doğrudan “kriz hazırlanıyor” uyarısı yaptı. Manos Karagiannis imzalı yazı Türkiye’nin yeni deniz parklarını sadece çevre politikası olarak değil, Ankara’nın Ege ve Doğu Akdeniz’deki tezlerini sahada güçlendiren daha geniş bir stratejinin parçası olarak yorumladı.

Yazı, Atina’daki güvenlik tartışmasının hangi yöne gittiğini açık biçimde yansıtıyor. Karagiannis, balıkçılık, kablo döşeme faaliyetleri, enerji ve mekânsal planlama gibi teknik başlıkların giderek Türkiye–Yunanistan egemenlik ve deniz yetki alanı tartışmalarına bağlandığını savunuyor.

Kathimerini yazısı neden Meis’i merkezde görüyor?

Analizde Türkiye’nin 15 Ağustos’ta ilan ettiği Fethiye–Kaş Deniz Millî Parkı özellikle Meis çevresiyle ilişkilendiriliyor. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı 16 Ağustos tarihli açıklamasında parkın bazı bölümlerinin Yunanistan’ın kıta sahanlığı olarak gördüğü alanlarla çakıştığını ileri sürdü ve Türk kararlarının kendisi açısından hukuki sonuç doğurmadığını savundu.

Atina’nın kaygısı sadece haritadaki çizgiler değil. Yunanistan’da yürütülen tartışmada, park statüsünün ileride seyir, balıkçılık, araştırma gemileri veya deniz altı kablolarına ilişkin fiilî uygulamalarla desteklenip desteklenmeyeceği sorgulanıyor. Meis çevresi, çevre koruma kararının deniz yetki alanı anlaşmazlığıyla kesiştiği en hassas noktalardan biri olarak görülüyor.

Türkiye’nin haritası ne söylüyor?

Türkiye Deniz Mekânsal Planlama Platformu Fethiye–Kaş Deniz Millî Parkı’nı deniz memelileri, deniz kaplumbağaları ve Akdeniz fokunun yaşam alanlarını korumaya dönük bir bölge olarak tanımlıyor. Platform ayrıca Ege’deki sınırların Türkiye ile Yunanistan arasında yapılacak bir deniz sınırlandırma anlaşmasına tabi olduğunu, haritadaki proje alanlarının tek başına devlet yargı yetkisi anlamına gelmediğini belirtiyor.

Türkiye’nin temel yaklaşımı, Ege ve Doğu Akdeniz’de deniz sınırlandırmasının coğrafya ve hakkaniyet dikkate alınarak anlaşmayla yapılması gerektiği yönünde. Meis, Kaş kıyılarına yaklaşık iki kilometre uzaklıkta olmasına karşılık Yunanistan ana karasına yüzlerce kilometre mesafede bulunduğu için Ankara’nın deniz yetki alanı tezlerinde yıllardır sembolik bir yerde duruyor. Türkiye, küçük adaların Anadolu’nun uzun kıyıları karşısında ana karayla aynı ölçüde etki üretmesine itiraz ediyor.

Atina olası uygulamaları yakından izleyecek

Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis de 23 Ağustos’ta To Vima’ya verdiği röportajda Türk deniz parklarını hukuka aykırı gördüklerini yineledi. Röportajda kendisine Türkiye’nin parkları gerekçe göstererek Limni veya Meis’e geçişlerde izin istemesi gibi bir senaryo da soruldu. Gerapetritis, Yunanistan’ın denizlerdeki haklarını koruyacağını ve Türk parklarının Atina açısından hukuki sonuç doğurmadığını savundu.

Karagiannis’in “kriz” uyarısı bu resmî tartışmanın üzerine geliyor. Yazı, çevre düzenlemesi ile egemenlik tartışmasının birbirine karışmasının sahada yeni sürtüşmeler yaratabileceğini ileri sürüyor. Özellikle araştırma gemileri, balıkçılık denetimleri ve kablo güzergâhları gibi operasyonel faaliyetler iki ülkenin farklı hukuki pozisyonlarını karşı karşıya getirebilecek alanlar arasında sayılıyor.

Transit Haber, Türkiye’nin park kararını 17 Ağustos’ta ayrıntılarıyla aktarmış; ardından Great Sea Interconnector hattındaki yeni gerilim riskini ve Yunanistan’ın Ege enerji planına Ankara’nın tepkisini haberleştirmişti. Kathimerini’deki son yazı, Atina’daki tartışmanın karşılıklı diplomatik açıklamaların ötesine geçerek doğrudan yeni bir kriz ihtimaline odaklandığını ortaya koyuyor.

Kathimerini’deki yazı, Türkiye’nin çevre koruma araçlarını dış politika ve güvenlik kurumlarıyla birlikte kullanmasını da eleştiriyor. Karagiannis, deniz parklarıyla ilgili kararların sadece çevre bakanlıklarının teknik alanı olarak görülmemesi gerektiğini savunuyor ve Ankara’nın balıkçılık, kablo döşeme faaliyetleri ile mekânsal planlama başlıklarını aynı stratejik çerçevede değerlendirdiğini ileri sürüyor. Bu yorum Türkiye’nin resmî tanımı değil; Yunan akademisyenin güvenlik okuması.

Meis çevresindeki gerilimi büyütebilecek bir diğer başlık Great Sea Interconnector projesi. Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi arasında planlanan elektrik kablosu için deniz dibi araştırmalarının yeniden başlaması bekleniyor. Ankara ile Atina, Kasos çevresinde 2024’te benzer araştırmalar sırasında karşı karşıya gelmişti. Deniz parkı kararının ardından aynı bölgede araştırma gemisi, sahil güvenlik veya balıkçılık denetimi gibi fiilî faaliyetlerin çakışması, Yunan basınındaki kriz senaryolarının temelini oluşturuyor.

Kaynaklar

Bu haberi yapay zekaya sor

Kritik vize ve seyahat gelişmelerini kaçırmayın

WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.

Bu içerikten yararlanabilirsiniz

Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.

Yorum yapın

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Yorum kaydına e-posta, website, IP adresi veya tarayıcı bilgisi eklenmez. Görünen ad alanında takma ad kullanabilirsiniz; yorumunuza kişisel veya özel nitelikli bilgi yazmayın. KVKK Aydınlatma Metni

Haberi paylaş