Mekke Anlaşması’nda Mısır’ı istemeyen ülke

Video açılmıyorsa YouTube’da izle

Mekke Anlaşması’nda Mısır’ı istemeyen ülke

35 görüntülenme 00:18

Mısır ve Mekke Anlaşması tartışması, Kahire’nin neden ilk imzacılar arasında bulunmadığı sorusuyla yeniden gündeme geldi. Middle East Eye, Suudi kaynaklara dayanarak Riyad’ın Mısır’ın ilk aşamada pakta katılmasına karşı çıktığını yazdı. Mısır’dan gelen son değerlendirme ise bu anlatının tek başına yeterli olmayabileceğini savunuyor.

Eski Mısır dışişleri bakan yardımcısı Abdelrahim Shalaby, Al-Ahram’da yayımlanan yazısında Kahire’nin kendi stratejik hesabını öne aldı. Shalaby, Yemen savaşı, İran’la doğrudan askerî gerilim ihtimali ve kolektif savunma yükümlülüğü gibi başlıkların Mısır’ın kararında etkili olabileceğini yazdı. Bu görüş Mısır hükümetinin resmî açıklaması değil; eski bir diplomatın kamuya açık değerlendirmesi.

Ankara’nın tutumu farklı bir çizgide ilerliyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır’ı “doğal ortak” olarak tanımladı. Teknik bazı konular çözüldüğünde Kahire’nin anlaşmaya katılabileceğini söyledi. Kahire ziyaretinin ardından da Mısır’ın konuyu ayrıntılı biçimde değerlendirdiğini ve ileride resmî ortak olmasını beklediklerini dile getirdi.

Fidan’ın sözleri, Türkiye’nin Mısır’ın üyeliğine kapıyı kapatmadığını ortaya koyuyor. Tartışmanın Riyad ayağında ise kamuya açık, imzalı bir Suudi ret kararı bulunmuyor. Middle East Eye’ın haberi üç Suudi kaynağa dayanıyor. Buna karşılık Fidan, Pakistan veya Suudi Arabistan ile Mısır’ın üyeliği konusunda görüş ayrılığı bulunmadığını söyledi.

Kahire savunma paktının dışında kalsa da üç ülkeyle siyasi temasını sürdürüyor. Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları haziran ayında Kahire’de Bölgesel Dörtlü toplantısında buluştu. R4 adı verilen bu yapı, Mekke’deki karşılıklı savunma düzenlemesinden ayrı bir siyasi koordinasyon kanalı.

Türkiye ile Mısır arasındaki askerî temas da 2026 içinde genişledi. İki ülke askerî işbirliği yol haritası imzaladı ve ortak eğitim faaliyetleri yaptı. Dolayısıyla Kahire’nin ilk imza listesinde olmaması, Türkiye-Mısır savunma ilişkilerinin durduğu anlamına gelmiyor. İki dosya paralel fakat ayrı kanallarda ilerliyor.

Bugün elde üç farklı okuma var: Suudi kaynaklara dayanan üyelik itirazı iddiası, Fidan’ın görüş ayrılığı olmadığı yönündeki açıklaması ve Shalaby’nin Kahire’nin kendi tercihlerini öne alan yorumu. Hangisinin belirleyici olduğu ancak Mısır’dan doğrudan bir üyelik kararı veya anlaşmanın sekretaryasından resmî bir açıklama geldiğinde netleşecek.

Mısır ve Mekke Anlaşması dosyasında kapı tamamen kapanmış değil. Ankara üyelik ihtimalini açık tutuyor, Kahire bölgesel temaslarını sürdürüyor ve tartışma artık yalnız “kim istemedi” sorusuna indirgenemiyor. Mısır’ın hangi güvenlik yükümlülüklerini kabul edeceği, katılım ihtimalinin önündeki en somut başlıklardan biri olmaya devam ediyor.

Bir sonraki kritik aşama, bakanlar komitesinin ve Suudi Arabistan’da kurulacak sekretaryanın Mısır’a nasıl bir statü vereceği. Gözlemci, davetli veya tam üyelik seçeneğinden hangisinin masaya geleceği henüz açıklanmadı. Kahire’den gelecek doğrudan mesaj, bugüne kadar birbirine ters düşen iddiaların ağırlığını da değiştirecek.