İsrail, Yunanistan ile Türkiye’yi savaştırmak mı istiyor?
Türkiye İsrail savaş senaryosu, Yunan basınında bu kez Türk medyasındaki bir yorum üzerinden yeniden gündeme geldi. Newsbeast ve The Pressroom, Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Özay Şendir’in Türkiye-Yunanistan ilişkileri ve İsrail’in bölgedeki rolü hakkında yazdığı değerlendirmeleri haberleştirdi. Yunan yayınları özellikle İsrail’in iki ülke arasında çatışma çıkmasını isteyebileceği yönündeki görüşü başlıklarına taşıdı.
Buradaki en önemli ayrım şu: Bu iddia İsrail hükümetinin açıklaması değil. Kaynak, Türk bir gazetecinin yorumu. İsrail’in Türkiye ile Yunanistan arasında savaş çıkarmaya yönelik ilan edilmiş bir devlet politikası bulunduğunu gösteren kamuya açık bir belge veya resmî karar yok. Şendir’in Yunan medyasına aktarılan değerlendirmesinde, Ankara’nın Yunanistan’la sorunlarını askerî çatışma yerine müzakere yoluyla çözmek istediği savunuluyor. Aynı yorumda, Yunanistan’ın üçüncü ülkelerle geliştirdiği askerî işbirliklerinin Türkiye açısından caydırıcı olmadığı ve İsrail’in gerilimi artırmak isteyebileceği ileri sürülüyor. Newsbeast bu görüşleri doğrudan Milliyet kaynaklı bir yorum olarak aktarıyor.
Yunan medyasındaki ilgi daha geniş bir güvenlik tartışmasının parçası. Atina ile Tel Aviv arasında kamuya açık savunma işbirliği var. Türkiye ile İsrail arasında ise Suriye kaynaklı askerî ve diplomatik gerilim sürüyor. Bu iki gerçek unsur, yorumların daha fazla ilgi görmesine yol açıyor; ancak tek başına “İsrail savaş çıkarmak istiyor” sonucunu kanıtlamıyor.
Türkiye İsrail savaş senaryosu daha önce Yunan basınında ABD ve NATO’nun olası tutumu üzerinden de tartışılmıştı. Bu tür değerlendirmeler, akademisyenlerin veya gazetecilerin olası kriz senaryolarına ilişkin analizleri. NATO’nun 5. maddesi gibi hukuki mekanizmaların uygulanması ise saldırının niteliği, coğrafi kapsam ve müttefiklerin vereceği kararlar gibi somut koşullara bağlı. Aynı dönemde İsrail’den Türkiye ile doğrudan çatışma aramadığı yönünde açıklamalar da geldi. Medyadaki savaş senaryolarıyla devletlerin kamuya açıkladığı pozisyonları aynı şey gibi sunmamak gerekiyor. Yunanistan ile İsrail arasındaki savunma ilişkileri gerçek; Türkiye ile İsrail arasındaki Suriye gerilimi de gerçek. Fakat bunlardan otomatik olarak üç ülkeyi kapsayan planlı bir savaş sonucu çıkmıyor.
Şimdilik değişen şey sahadaki resmî denge değil, tartışmanın görünürlüğü. Türk basınında dile getirilen “İsrail çatışma isteyebilir” yorumu artık Yunan manşetlerine de taşındı. Doğrulanmış bir İsrail savaş planı bulunmadığı için iddiayı yorum olarak tutmak, olgularla siyasi değerlendirmeleri birbirinden ayırmak gerekiyor.
Bu ayrım özellikle başlıklarda önemli. “İsrail savaş istiyor” cümlesi doğrulanmış bir devlet kararı gibi kullanılırsa yorum olguya dönüşmüş olur. Doğru çerçeve, bu görüşün Türk basınında dile getirildiği ve Yunan medyasının bunu haberleştirdiği. Tartışmanın kendisi gerçek; iddianın devlet politikası olduğu ise doğrulanmış değil.
