BM kürsüsünde Türkiye İsrail gerginliği
BM Türkiye gündemi, 17 Eylül’de yapılan 10225’inci Güvenlik Konseyi toplantısında Suriye’nin egemenliği ve ülkenin yeniden inşası başlıklarıyla birlikte ele alındı.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin Suriye oturumunda Türkiye ile İsrail temsilcileri arasında doğrudan tartışma yaşandı. İsrail’in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon, Türkiye’nin Suriye’de 20 bin askeri ve 100’den fazla üssü bulunduğunu iddia etti. Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız ise Şam yönetiminin rızasıyla yürütülen askerî işbirliğini savundu ve İsrail’in Suriye’deki askerî varlığına itiraz etti.
Danon, Türkiye’nin Suriye’deki nüfuzunu artırdığını savundu; asker, üs ve kontrol edilen alan hakkında rakamlar açıkladı. Suriye topraklarının yüzde beşinin Türkiye’nin kontrolünde olduğu iddiasını da konuşmasına ekledi. Bu sayılar, İsrail temsilcisinin Konseyde dile getirdiği iddialar olarak kayda geçti.
Ahmet Yıldız, Suriye’nin ulusal kapasitesini geliştirmesinin egemen bir devletin hakkı olduğunu söyledi. Türkiye ile Suriye arasındaki askerî işbirliğinin Şam hükümetinin rızasıyla yürütüldüğünü, üçüncü bir ülkeye karşı kurulmadığını belirtti. İsrail’in kendi Suriye politikasını Türkiye’nin Şam ile işbirliğine benzetmesine karşı çıktı. Yıldız, İsrail’in saldırıları ve Suriye topraklarındaki askerî varlığının ülkenin yeniden yapılanmasını zorlaştırdığını savundu.
Toplantıda konuşan BM yetkilileri de Suriye’deki siyasi geçişi, kamu kurumlarını ve güvenlik sorunlarını ele aldı. BM temsilcisi Claudio Cordone, Suriye’nin güneyinde İsrail’in askerî faaliyetlerinin ve 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na ilişkin sorunların devam ettiğini bildirdi. Konseyde Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması yönünde çağrılar yapıldı. Toplantının ana gündemi Suriye’deki siyasi ve insani gelişmelerdi; Türkiye ve İsrail arasındaki karşılıklı açıklamalar bu oturum sırasında geldi.
Danon, Ankara’nın havaalanları, enerji altyapısı ve yeniden inşa projelerindeki rolünü de eleştirdi. Türkiye’nin Suriye’de kalıcı bir etki alanı oluşturmaya çalıştığını savundu. Yıldız ise Türkiye’nin Şam yönetimiyle yürüttüğü temasları ülkenin güvenlik kapasitesinin güçlenmesi ve yeniden inşasıyla ilişkilendirdi. Böylece aynı işbirliği, iki temsilcinin konuşmasında birbirinden farklı biçimde tanımlandı.
Suriye temsilcisi de Konsey önünde kendi ülkesindeki askerî faaliyetlere ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Şam yönetimi, komşu devletlerle yapılan ikili işbirliğini egemen devlet yetkisi kapsamında tanımlıyor. Oturumda insani yardım, siyasi geçiş ve devlet kurumlarının yeniden çalışması gibi konular da gündemdeydi. Türkiye'nin konuşmasında yeniden inşa ve terörle mücadele konuları da yer aldı; İsrail temsilcisinin konuşmasında askerî etki alanı iddiası öne çıktı.
BM Türkiye ve İsrail temsilcilerinin sözlerini aynı toplantı kaydında bir araya getirdi. Danon’un 20 bin asker ile 100’den fazla üs açıklaması bağımsız olarak doğrulanmış resmî envanter diye sunulmuyor. Yıldız’ın verdiği yanıtın merkezinde ise Şam’ın rızası, egemenlik hakkı ve Türkiye’nin Suriye ile güvenlik işbirliğinin niteliği bulunuyor.
