Kıbrıs Rum Kesimi’nde büyük endişe

Video açılmıyorsa YouTube’da izle

Kıbrıs Rum Kesimi’nde büyük endişe

5 görüntülenme 00:35

Kıbrıs güvenliği, Cyprus Mail’in 18 Ekim 2026’da yayımladığı iki ayrı köşe yazısında Türkiye, Yunanistan, İsrail ve ABD arasındaki güç dengesi üzerinden tartışıldı. İktisatçı Ioannis Tirkides, ABD’nin Orta Doğu’daki askerî varlığını azaltması halinde Kıbrıs Rum Kesimi’nin dış desteğe dayalı güvenlik hesabının zorlaşabileceğini savundu. Kıbrıslı Türk yazar Fahri Zihni ise savunma harcamaları ile deniz yetki alanı anlaşmazlıklarında siyasi hedeflerin açık biçimde tanımlanması gerektiğini yazdı.

Tirkides’in yazısının merkezinde ABD’nin bölgesel askerî ağırlığının geleceği bulunuyor. Yazar, Washington’ın Levant’taki sürekli kara konuşlanmasını azaltıp denizden dengeleme yaklaşımına yönelmesi halinde Türkiye, İran, İsrail, Mısır ve Körfez ülkelerinin birbirlerinin etkisini sınırlamaya çalışacağı bir düzen öngörüyor. Bu senaryoda Kıbrıs güvenliği için Rum yönetiminin Türkiye’ye karşı askerî denge kurma kapasitesini sınırlı görüyor ve doğrudan stratejik uzlaşma arayışını tartışmaya açıyor. Bu değerlendirme Tirkides’in görüşü; resmî bir Rum yönetimi kararı değil.

Fahri Zihni’nin aynı gün yayımlanan yazısı ise bugünkü savunma harcamalarına ve deniz yetki alanı anlaşmazlıklarına odaklanıyor. Zihni, Yunanistan’ın İsrail’le yaptığı milyarlarca avroluk hava savunma anlaşmasını ve ABD’den alınması planlanan silahları, Türkiye ile Ege ve Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilimle birlikte ele alıyor. Yazar, askerî kapasitenin hangi siyasi sonuca ulaşmak için artırıldığının kamuoyuna açıklanmasını istiyor.

Kıbrıs güvenliği tartışmasının bir başka ayağı deniz yetki alanları. Zihni, Türkiye’nin Anadolu kıyılarına yakın Yunan adalarının deniz alanlarına etkisine ilişkin görüşü ile Yunanistan’ın adaların kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge haklarına ilişkin yaklaşımını karşılaştırıyor. Kıbrıs Rum Kesimi’nin doğal kaynakları geliştirme politikası ile Kıbrıslı Türklerin karar ve gelir paylaşımına katılma talebini de aynı anlaşmazlık başlığı içinde değerlendiriyor.

Yazar çözüm seçenekleri arasında görüşme, tahkim ve ortak kaynak geliştirme modellerine yer veriyor. Örnek olarak Malezya ile Tayland’ın Tayland Körfezi’nde çakışan kıta sahanlığı iddialarını ortak idare aracılığıyla yönetmesini veriyor. Bu modelde sınır üzerindeki görüş ayrılıkları sürerken petrol ve doğal gaz faaliyetleri ortak bir yapı üzerinden yürütülüyor.

İki yazı aynı sonuca varmıyor. Tirkides, gelecekte ABD desteğinin azalabileceği varsayımı üzerinden Kıbrıs güvenliği için Türkiye ile stratejik uzlaşma seçeneğini öne sürüyor. Zihni ise mevcut silahlanma maliyetleri ve deniz hukuku üzerinden müzakere alanının genişletilmesini savunuyor. Her iki metin de Rum yönetiminin güvenlik politikasını dış ittifaklar, savunma harcamaları ve Türkiye ile ilişkiler birlikte düşünülmesi gereken bir başlık olarak ele alıyor. Tartışma yalnız askerî kapasiteye değil, diplomasiye, enerji kaynaklarına ve bölgesel ittifakların ne kadar sürdürülebilir olduğuna da uzanıyor.