Tarihî belgelerle Yahudiler neden defalarca kovuldu?

Yahudi toplulukları Roma döneminden 20. Yüzyıla kadar farklı devletlerde, krallıklarda, prensliklerde ve şehirlerde sürgün, zorunlu göç, vatandaşlık ve meslek haklarının kaldırılması, malvarlığına el konulması ve Nazi Almanyası döneminde deportasyon ve sistematik kitlesel imha politikalarıyla karşılaştı.

Haberi dinle Sesli okuma hazır
Yazı boyutu Mobil okuma için
Bu haberde

Bu kararlarla bağlantılı tarihî belgelerde faiz ve borç ilişkileri, para suçları, sahtecilik, din değiştiren kişilerin Yahudi uygulamalarını sürdürmesi, kutsala hakaret, ritüel cinayet, salgın yayma, düşmanla işbirliği, dinî birlik, hanedan siyaseti, devlet güvenliği ve 20. yüzyılda ırk esaslı Nazi yasaları gibi farklı gerekçeler yer aldı.

Aşağıdaki kronolojide dönemin makamlarının ileri sürdüğü gerekçeler, kayıtlarda bulunan fiiller, alınan kararlar ve sürgün edilenlerin gittikleri yerler ayrı ayrı aktarılmıştır.

Roma: MÖ 139, MS 19 ve MS 49

Roma kentindeki Yahudilere yönelik çıkarma kararları MÖ 139, MS 19 ve Claudius döneminde yaklaşık MS 49’da görülür.

MS 19’da yabancı dinî faaliyetlere karşı daha geniş kapsamlı tedbirler alındı. Yahudiler dışında İsis kültü gibi başka dinî topluluklar da devlet müdahalesine uğradı.

Roma tarihçisi Suetonius, İmparator Claudius’un yaklaşık MS 49’da Roma’daki Yahudileri, “Chrestus’un kışkırtmasıyla sürekli karışıklık çıkardıkları” gerekçesiyle şehirden uzaklaştırdığını aktarır. Olay ayrıca Elçilerin İşleri’nde Aquila ve Priscilla’nın, Claudius’un Yahudilerin Roma’dan ayrılmasını emretmesi üzerine İtalya’dan ayrıldığı anlatısıyla da ilişkilendirilir. Öte yandan modern tarihçiler arasında kararın Roma’daki bütün Yahudileri mi yoksa karışıklıklarla ilişkilendirilen belirli grupları mı kapsadığı konusunda tartışma var.

Bu erken Roma kararları için sürgün edilenlerin tamamının hangi bölgelere gittiğini gösteren tek bir toplu kayıt bulunmuyor. Kararlar bütün Roma İmparatorluğu’nu değil esas olarak Roma kentini hedefliyordu. Yahudi toplulukları İtalya’nın başka bölgelerinde ve imparatorluğun farklı eyaletlerinde yaşamaya devam etti.

Fransa, 1182

II. Philippe Auguste, 1182’de Yahudileri kendi doğrudan kraliyet topraklarından çıkardı.

Çağdaş kronikçi Rigord’un kayıtlarında Yahudilere faiz karşılığı kredi verme, borçluların mallarını elde etme, kilise eşyalarını rehin alma, kutsal eşyalara saygısızlık ve ritüel amaçlı Hristiyan öldürme suçlamaları yöneltilir.

1180’de Yahudiler tutuklandı ve serbest bırakılmaları karşılığında ödeme alındı. 1181’de bazı Hristiyanların Yahudi kreditörlere olan borçları kaldırıldı; Rigord, kralın bu borçların beşte birini kendisi için aldığını yazar.

1182’de Yahudilerin taşınmazları kraliyet kontrolüne geçti.

II. Philippe 1198’de Yahudilerin tekrar kendi topraklarında yerleşmesine izin verdi ve kredi faaliyetlerini vergilendirdi.

1182 kararı bütün bugünkü Fransa’yı kapsamıyordu. Philippe’in doğrudan kraliyet hâkimiyetindeki bölgelerden çıkarılanların bir bölümü Fransa içindeki başka feodal hükümdarların topraklarına geçti.

Bu sürgün için bütün mültecileri tek tek gösteren bir hedef listesi bulunmuyor. 1198’de II. Philippe’in geri dönüşe izin vermesiyle bazı Yahudiler yeniden kraliyet topraklarına yerleşti.

İngiltere, 1275-1290

1275 tarihli Statute of Jewry, Yahudilerin faiz karşılığı kredi vermesini yasakladı.

İngiliz devlet belgelerinde faizli krediler sonucunda bazı borçluların mülk ve miraslarını kaybetmesi şikâyet konusu olarak kaydedildi.

Edward I’in ardındanki yazışmalarında, faiz yasağından sonra bazı Yahudi kreditörlerin “courtesy” adı verilen başka yöntemlerle kredi faaliyetlerini devam ettirdikleri ileri sürüldü.

Coin-clipping

1270’lerin bir başka önemli konusu coin-clipping, yani gümüş paraların kenarlarından metal kesilmesiydi.

17 Kasım 1278’de geniş çaplı tutuklamalar gerçekleştirildi.

National Archives, 7 Mayıs 1279’a kadar Londra’da 269 Yahudinin coin-clipping davaları sonucunda idam edildiğinin kaydedildiğini bildiriyor. Aynı suçtan Hristiyanlar hakkında da davalar açıldı.

1290 sürgünü

18 Temmuz 1290’da Edward I bütün Yahudilerin 1 Kasım’a kadar İngiltere’den ayrılmasını emretti.

National Archives’ın yayımladığı kraliyet mektubu Yahudilere güvenli biçimde limanlara ulaşmaları için koruma sağlanmasını da emrediyordu.

Aynı dönemde Edward Fransa’yla savaş için Parlamento’dan vergi istedi. Parlamento krala yaklaşık 116.000 sterlin sağladı. Yahudilerin evlerinin ve çeşitli ekonomik haklarının önemli bölümü Crown’a geçti. Yaklaşık 3.000 Yahudi İngiltere’yi terk etmek zorunda kaldı.

İngiltere’den çıkarılanların önemli bölümü Manş Denizi’ni geçerek kıta Avrupa’sına gitti.

Provence üzerine akademik çalışmalarda 1290’da Edward I tarafından İngiltere’den çıkarılan Yahudilerin Provence’a yerleşen mülteci grupları arasında bulunduğu kaydediliyor.

Fransa’nın farklı bölgeleri ve başka Batı Avrupa Yahudi merkezleri de göç güzergâhında yer aldı.

İngiltere’de açık Yahudi cemaat hayatına ancak 17. yüzyılda yeniden izin verildi.

Fransa, 1306

IV. Philippe, 1306’da Yahudilerin Fransa Krallığı’ndan çıkarılmasını emretti.

Fransa Millî Kütüphanesi kayıtlarında sürgünle beraber Yahudilerin mallarının ve alacaklarının kamu hazinesi lehine müsadere edildiği kaydedilir.

Yahudi kreditörlere olan bazı borçların tahsil hakkı devletin kontrolüne geçti.

Fransa’dan çıkanların bir bölümü Provence’a yerleşti. Provence’ın o tarihte Fransız kraliyet topraklarının dışında olması burayı önemli bir sığınma alanı haline getiriyordu.

Provence tarihine ilişkin akademik kayıtlar bölgenin 1306 Fransa sürgününden gelen Yahudileri kabul ettiğini doğrudan kaydediyor.

Başka sürgünler Savoy, papalık yönetimindeki güney bölgeleri ve Kutsal Roma İmparatorluğu topraklarına yöneldi.

Kara Ölüm, 1348-1350

Veba salgını sırasında birçok Avrupa şehrinde Yahudiler kuyuları zehirleyerek salgını yaymakla suçlandı.

Strasbourg kronikleri, başka şehirlerde işkence altında alınan itirafların Strasbourg’a gönderildiğini ve Yahudilere karşı işlem yapılmasının talep edildiğini kaydeder.

14 Şubat 1349’da Strasbourg’daki Yahudilerin büyük bölümü öldürüldü.

Aynı kronikte Yahudilere olan borçların ortadan kaldırılması, rehin ve borç belgelerinin tasfiyesi ve malların dağıtılması da kaydedilir.

Hayatta kalanlar nereye gitti?

Kara Ölüm sırasında tek bir merkezi sürgün kararı bulunmadığı için ortak bir hedef de yoktu.

Şehirden şehre kaçanlar farklı Alman prensliklerine, Bohemya’ya, Polonya’ya, Avusturya çevresine ve daha güvenli kabul edilen başka bölgelere yöneldi.

Strasbourg özelinde Yahudi yerleşimi yasaklandı; ancak yasak kalıcı olmadı. Kronik kaynaklar Yahudilerin 1368’de yeniden Strasbourg’a kabul edildiğini kaydeder.

Fransa, 1394

Charles VI, 1394’te Yahudilerin Fransa Krallığı’ndan çıkarılmasını emretti.

14. yüzyıl Fransa’sındaki kayıtlarda faiz ve borç anlaşmazlıkları, dinî suçlamalar ve Kara Ölüm dönemindeki salgın suçlamaları bulunuyordu.

1394 sonrasındaki göç güzergâhları konusunda akademik çalışmalar Savoy, Languedoc çevresi, Provence, Papalık toprakları ve Alman bölgelerini başlıca güzergâhlar arasında sayıyor.

Avignon ve Comtat Venaissin özellikle önemli sığınma bölgeleri oldu. Papalık yönetimindeki Avignon, Carpentras, Cavaillon ve L’Isle-sur-la-Sorgue sonrasındaki yüzyıllarda önemli cemaat merkezleri haline geldi.

Fransa’dan gelen bazı sürgünlerin Savoy ve Piemonte’de yerleştiği de belgeli.

Viyana ve Avusturya Dükalığı, 1420-1421

Viyana’da Yahudilerin gayrimenkul ve tarım arazisi sahibi olmaları ve çok sayıda mesleğe girmeleri sınırlandırılmıştı. Ticaret ve kredi önemli faaliyetler arasındaydı.

Dönemin suçlamaları arasında Hussitlerle işbirliği, ritüel cinayet ve kutsanmış ekmeğe hakaret bulunuyordu.

Albrecht V’nin emriyle Yahudiler tutuklandı, sürüldü, zorla din değiştirmeye tabi tutuldu veya öldürüldü.

12 Mart 1421’de Viyana’da kalan 200’den fazla Yahudi yakılarak öldürüldü. Viyana Üniversitesi, eski sinagogun taşlarının üniversitenin yeni binasında kullanıldığını da kaydediyor.

1420-1421 sürgünü için bütün mültecilerin yerleşimini gösteren tek bir merkezi liste bulunmamaktadır.

Avusturya’dan çıkarılanların komşu Orta Avrupa bölgelerine geçtiği bilinse de mevcut resmî Viyana kayıtları kesin bir ülke-ülke dağılım vermiyor. Belirli oran veya toplu hedef listesi vermeye yetecek kayıt bulunmuyor.

İspanya, 1492

31 Mart 1492’de Fernando II ve Isabel I, Castilla ve Aragón’daki Yahudilerin çıkarılmasını emretti.

31 Mart 1492 tarihli Elhamra Kararnamesi, Yahudilerin belirlenen süre içinde İspanya topraklarını terk etmelerini emrediyordu. Kararda kalanlar için ağır cezalar ve mallarına el konulması öngörülüyordu. Yine de Hristiyanlığı kabul eden Yahudilerin ülkede kalmasına izin verildi. Bu sebeple uygulamada Yahudilerin önünde sürgün ile din değiştirme arasında bir tercih ortaya çıktı; din değiştirenlerin önemli bir bölümü ardından “converso” veya “Yeni Hristiyan” olarak anıldı

İspanya’dan çıkışın birkaç ana güzergâhı vardı.

Instituto Cervantes’in tarih çalışmasında ilk önemli hedefler şöyle sıralanıyor:

  • Portekiz
  • Navarra
  • Kuzey Afrika
  • İtalyan devletleri

sonraki hareketlerle çok sayıda Sefarad Yahudisi Osmanlı İmparatorluğu’na, özellikle Balkanlar ve Doğu Akdeniz’e yerleşti.

Başlıca merkezler arasında:

  • Selanik,
  • İstanbul,
  • Edirne,
  • ardından İzmir,

bulunuyordu.

Kuzey Afrika’da özellikle Fas’taki cemaatler büyüdü.

İtalya’da Napoli ve Ferrara önemli hedeflerdi. 1493’te Ferrara Dükü Ercole I, İspanya’dan sürülen Yahudilerin kente yerleşmesine izin veren karar çıkardı.

Akademik kaynaklar 1492 sonuna gelindiğinde İspanyol sürgünlerinin Selanik, İstanbul, Napoli ve Ferrara gibi merkezlere ulaştığını kaydediyor.

Sicilya, 1492-1493

Sicilya Aragón tacına bağlı olduğu için İspanya’daki sürgün kararı adada da uygulandı.

Yahudilerin mallarını tasfiye ederek Sicilya’dan ayrılması veya Hristiyanlığı kabul etmesi gerekiyordu.

Sicilya’dan çıkarılanların bir bölümü Napoli Krallığı’na ve İtalya’nın diğer bölgelerine, diğerleri Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz’e gitti.

Cambridge tarih çalışması 1492 yazında İspanya ve Sicilya’dan gelen ilk Yahudi mülteci dalgasının Napoli’ye ulaştığını kaydediyor.

Sicilya sürgünü üzerine akademik çalışma diğer hedefleri Levant, Afrika ve Roma olarak kaydeder.

Litvanya Büyük Dükalığı, 1495

Alexander Jagiellon 1495’te Yahudilerin Litvanya Büyük Dükalığı’ndan çıkarılmasını emretti.

Dönem üzerine yapılan araştırmalarda dinî, ekonomik ve siyasi gerekçeler incelenmektedir. Vaftizi kabul eden bazı kişiler ülkede kalabildi.

Kaynaklarda başlıca hedef Polonya olarak görülür.

Litvanya’dan çıkarılanların önemli bölümü Polonya Krallığı’ndaki Yahudi cemaatlerine geçti.

Karar kalıcı olmadı.

Alexander 1503’te Yahudilerin Litvanya’ya geri dönmesine izin verdi ve sürgünden önce sahip oldukları bazı mülk ve hakların iadesi gündeme geldi.

Steiermark ve Kärnten, 1496

Maximilian I’in 9 Mart 1496 tarihli fermanında Yahudilere:

  • kutsanmış ekmeğe hakaret,
  • Hristiyan çocuklarını öldürme ve kanlarını kullanma,
  • sahte belge,
  • sahte mühür,
  • dolandırıcılık,
  • ekonomik zarar verme

suçlamaları yöneltildi.

Belge bazı kişilerin tutuklandığını ve yargılandığını da kaydeder.

Steiermark ve Kärnten’den ayrılanların tamamının hedeflerini gösteren tek bir liste bulunmuyor.

Göç komşu Orta Avrupa bölgelerindeki mevcut Yahudi yerleşimlerine yöneldi. Avusturya’nın farklı Habsburg bölgeleri, Alman toprakları, Bohemya-Moravya ve Macaristan çevresi sonraki Orta Avrupa Yahudi nüfus hareketlerinin başlıca alanları arasında bulunuyordu.

Belirli bir oran vermeyi sağlayacak sürgün kaydı bulunmuyor.

Portekiz, 1496-1497

Manuel I Aralık 1496’da Yahudiler ve Müslümanların Portekiz’den çıkarılmasına karar verdi.

1497’de uygulama büyük ölçüde zorla Hristiyanlaştırmaya dönüştü. Portekiz arşiv kayıtlarında çocukların ailelerinden alınması ve zorla vaftiz uygulamaları yer almaktadır.

Kovulanlar veya kaçanlar nereye gitti?

1497’de nüfusun büyük bölümü ülkede New Christian / Yeni Hristiyan statüsü altında kaldı.

Sonraki yıllarda Portekiz’den ayrılmayı başaran Yeni Hristiyanlar ve Yahudiler farklı bölgelere göç etti.

Roma Tre Üniversitesi’nin araştırması başlıca merkezler arasında şunları sayıyor:

  • Antwerp
  • Amsterdam
  • Venedik
  • Toskana
  • Piemonte
  • Ferrara
  • Ancona

Bazıları Müslüman ülkelerine geçti.

Instituto Cervantes de Portekiz’den ayrılanların özellikle Kuzey Avrupa ve Hollanda’ya yöneldiğini; sonraki Sefarad diasporasının Osmanlı topraklarına da yayıldığını kaydediyor.

Navarra, 1498

Navarra, 1492’de Castilla ve Aragón’dan sürülen çok sayıda Yahudiyi kabul etmişti.

1498’de Juan III ve Catalina I, Hristiyanlığı kabul etmeyen Yahudilerin Navarra’dan çıkarılmasını kararlaştırdı.

Navarra Arşivi, nüfusun önemli bir bölümünün ülkeden ayrılmak yerine Hristiyanlığı kabul ettiğini kaydediyor.

Navarra’dan çıkanların önemli hedeflerinden biri sınırın hemen kuzeyindeki Fransa’nın güneybatısıydı.

Instituto Cervantes’in tarih çalışması Navarra’dan sürülen Yahudilerin büyük bölümünün Bayonne/Bayona çevresine gittiğini kaydediyor.

Navarra’da kalanların önemli bir bölümü ise Hristiyanlığa geçti; Tudela’daki 1510 nüfus kayıtları bu converso nüfusunu kaydediyor.

Provence, 1498-1501

Provence’ın Fransa Krallığı’na bağlanmasının ardından Arles, Tarascon ve başka şehirlerde Yahudilere yönelik yerel çıkarma kararları geldi.

1500 ve 1501 kararlarıyla Provence’taki Yahudi varlığı büyük ölçüde sona erdi.

Provence sürgünlerinin bir bölümü Papalık yönetimindeki Avignon ve Comtat Venaissin’e geçti.

15. yüzyıla gelindiğinde Güney Fransa’daki Yahudi yerleşiminin başlıca kalan alanları Avignon ve Comtat Venaissin’deki papalık topraklarıydı.

Başka kişiler İtalyan devletlerine ve Akdeniz’in farklı merkezlerine yöneldi.

Napoli, 1510-1541

1492’de İspanya ve Sicilya’dan çıkarılanların bir bölümü Napoli’ye yerleşmişti.

Napoli İspanyol hâkimiyetine girdikten sonra Yahudilere yönelik politikalar değişti. 1510’dan başlayan kararlar 1541’de son büyük sürgünle tamamlandı.

1541 sürgünü üzerine kayıtlar bazı Yahudilerin Roma ve Ferrara’ya, çoğunluğunun ise Osmanlı topraklarına geçtiğini belirtiyor.

Osmanlı İmparatorluğu içinde özellikle Selanik ve başka Doğu Akdeniz şehirleri İber ve Güney İtalya kökenli Yahudilerin önemli yerleşim merkezleri haline geldi.

Regensburg, 1519

İmparator Maximilian I’in ölümünden kısa süre sonra Regensburg Yahudileri şehirden çıkarıldı.

Şehir kayıtlarına göre yaklaşık 500 cemaat üyesi ve 80 kadar Talmud öğrencisi bulunuyordu. İki hafta içinde cemaat şehirden çıkarıldı ve Yahudi mahallesi yıkıldı.

Regensburg sürgünlerinin tamamının sonraki ikamet yerlerini veren tek bir şehir listesi bulunmuyor.

Kutsal Roma İmparatorluğu’nda bu dönemde bir şehirden çıkarılan Yahudiler başka prenslik, kasaba veya soylu topraklarına yerleşebiliyordu. Cambridge’in imparatorluk üzerine araştırması, siyasi parçalanmışlık nedeniyle bir bölgeden çıkarılan cemaatlerin başka Alman devlet ve şehirlerine geçebilmesinin mümkün olduğunu kaydediyor.

Papalık Devleti, 1569

Papa V. Pius’un Hebraeorum gens fermanıyla Yahudilerin Roma ve Ancona dışındaki Papalık Devleti’nin büyük bölümünden çıkarılması emredildi.

Roma ve Ancona sürgün kararından istisna edildi.

İtalya o tarihte birçok ayrı devletten oluşuyordu. Papalık topraklarından çıkanlar Yahudilerin yerleşmesine izin verilen diğer İtalyan devletlerine geçebiliyordu.

Bunlar arasında dönem boyunca:

  • Venedik Cumhuriyeti
  • Toskana
  • Ferrara ve Mantua gibi kuzey İtalya devletleri

bulunuyordu. Cambridge tarih çalışmaları bu devletlerde Yahudi cemaatlerinin bulunduğunu kaydediyor.

Roma ve Ancona’da ise Yahudi yerleşimi devam etti.

Viyana, 1670

Leopold I döneminde Viyana Yahudileri 1669-1670’te şehirden çıkarıldı.

Evler ve cemaat mülkleri müsadere edildi. Yahudi mahallesinin bulunduğu bölge Leopoldstadt adını aldı.

Bu olay için göç güzergâhları oldukça iyi belgelenmiştir.

Cambridge’de yayımlanan araştırmaya göre yaklaşık 4.000 kişi Viyana ve çevresinden çıkarıldı.

Varlıklı ailelerin bir bölümü:

  • Prag
  • Fürth
  • Berlin

gibi merkezlere yerleşti.

Diğerleri:

  • Alman topraklarındaki küçük cemaatlere,
  • Bohemya’ya
  • Moravya’ya
  • Macaristan’a

dağıldı.

Brandenburg Elektörü Friedrich Wilhelm 1671’de varlıklı Yahudi ailelerin Berlin’e yerleşmesine izin verdi; Berlin’in resmî tarih kayıtları modern Berlin Yahudi cemaatinin kuruluşunu 1671’e tarihlendiriyor.

Viyana’da ise Osmanlı savaşlarından sonra finansman ihtiyacının artması üzerine Yahudilerin 1683’ten itibaren yeniden gelmesine izin verildi.

Rusya, 1727 ve 1742

1727’de Catherine I döneminde Yahudilerin Rusya’dan çıkarılmasına ilişkin kararlar verildi.

1742’de İmparatoriçe Elizabeth, Ortodoks Hristiyanlığı kabul etmeyen Yahudilerin ülkeden çıkarılmasını emretti.

Cambridge’deki araştırmaya göre 1742’de çıkarılanların büyük bölümü Ukrayna sınır bölgelerinde yaşayan Yahudilerdi.

Bu nüfusun doğal geri çekilme alanları Rus İmparatorluğu sınırlarının dışındaki Polonya-Litvanya toprakları ve komşu bölgelerdi.

1742 emri için bütün kişilerin nihai yerleşim yerlerini gösteren merkezi bir nüfus listesi bulunmuyor.

Rusya’nın Polonya’nın paylaşılmasıyla çok büyük bir Yahudi nüfusunu kendi sınırları içine katması, 18. yüzyıl sonundaki durumu bütünüyle değiştirdi.

Prag ve Bohemya, 1744-1745

Avusturya Veraset Savaşı sırasında Maria Theresa Prag’daki Yahudilerin çıkarılmasını emretti.

Dönemin suçlamaları arasında Prusya işgali sırasında düşmana yardım ve sadakat meselesi bulunuyordu.

Yaklaşık 20.000 kişinin karardan etkilenmesi söz konusuydu.

Sürgün ilk aşamada Prag’dan çıkarılma anlamına geldiği için birçok kişi Bohemya’nın diğer bölgelerine ve çevre Habsburg topraklarına geçti.

Kararın bütün Bohemya’yı kapsayacak biçimde genişletilmesi gündeme geldiğinde yerleşim seçenekleri daha da daraldı.

Uygulama kalıcı olmadı ve birkaç yıl sonra Yahudilerin Prag’a geri dönmesine izin verildi.

Nazi Almanyası, 1933-1945

Nazi döneminde süreç klasik bir sürgünden farklı aşamalardan geçti:

  • hukuki ve ekonomik dışlama,
  • göçe zorlama,
  • vatandaşlıktan çıkarma ve malların alınması,
  • deportasyon,
  • sistematik kitlesel imha.

1933-1938: Almanya’dan ayrılma

1933’te Almanya’da yaklaşık yarım milyon Yahudi yaşıyordu.

Meslek yasakları, ekonomik boykotlar, vatandaşlık kayıpları ve artan şiddet sonucunda göç hızlandı.

1935 Nürnberg Yasaları Yahudilerin vatandaşlık haklarını büyük ölçüde ortadan kaldırdı.

1938 Kasım Pogromu’ndan sonra göç baskısı daha da arttı.

Nazilerden kaçabilenler nereye gitti?

Alman Federal Siyasi Eğitim Merkezi’nin tahminlerine göre 1941’e kadar Almanya ve Avusturya’dan kaçabilen Yahudilerin başlıca hedefleri şunlardı:

  • ABD: yaklaşık 113.260 kişi
  • Filistin: yaklaşık 70.000-80.000
  • Büyük Britanya: yaklaşık 50.000; bunların yaklaşık 10.000’i Kindertransport ile gelen çocuklardı
  • Güney Amerika: yaklaşık 40.000-60.000 kişi

ABD Holocaust Memorial Museum‘un 1933-1940 göç haritası ayrıca önemli sayıda kişinin:

  • Fransa’ya,
  • Hollanda’ya,
  • Belçika’ya,
  • İsviçre’ye,
  • Arjantin’e,
  • Brezilya’ya,
  • Şili’ye,
  • Bolivya’ya

gittiğini kaydediyor.

Ancak Fransa, Hollanda ve Belçika gibi ülkelerin Nazi Almanyası tarafından işgal edilmesi nedeniyle bu ülkelere kaçmak her zaman kalıcı güvenlik sağlamadı.

Şanghay

Özel bir kaçış noktası Şanghay oldu.

Şehir uzun süre giriş vizesi istemediği için Almanya ve Avusturya’dan kaçan binlerce Yahudi buraya gidebildi.

ABD Holocaust Memorial Museum’a göre yaklaşık 17.000-18.000 Yahudi mülteci Şanghay’a ulaştı.

Filistin

1930’larda Almanya’dan 60.000’den fazla Yahudi Filistin’e göç etti.

1939 tarihli İngiliz White Paper bir sonraki Yahudi göçünü ciddi biçimde sınırlandırdı.

Büyük Britanya ve Kindertransport

Büyük Britanya yaklaşık 10.000 Yahudi çocuğun 1938-1939 döneminde Kindertransport programıyla ülkeye girmesine izin verdi.

Çocukların önemli bir bölümü ailelerinden ayrı geldi.

Latin Amerika

Arjantin, Brezilya, Şili ve Bolivya başlıca Latin Amerika hedefleri arasındaydı.

USHMM’nin göç haritasında 1933-1940 döneminde Orta ve Güney Amerika’ya toplam yaklaşık 83.000 Alman Yahudisinin gittiği gösteriliyor.

1938 Polenaktion

Ekim 1938’de yaklaşık 15.000-17.000 Polonya vatandaşı Yahudi Almanya’dan zorla Polonya sınırına gönderildi.

Bir kısmı Zbąszyń gibi sınır bölgelerinde uzun süre mahsur kaldı.

1941: Çıkış kapısının kapanması

15 Ekim 1941’de sistematik deportasyonlar başladı.

23 Ekim 1941’de Nazi yönetimi Yahudilerin Alman kontrolündeki topraklardan yasal göçünü yasakladı.

Bu tarihten sonra devlet politikasının merkezi artık ülkeyi terk ettirmek değil, Yahudileri gettolara, toplama kamplarına ve öldürme merkezlerine göndermekti.

Deportasyonların hedefleri

Almanya’daki Yahudiler başta:

  • Łódź
  • Riga
  • Minsk
  • Kaunas

gibi doğudaki getto ve işgal bölgelerine gönderildi.

Auschwitz-Birkenau, Treblinka, Sobibor, Bełżec, Chełmno ve Majdanek gibi kamplar sistematik öldürmenin merkezleri oldu.

Nazi Almanyası ve müttefiklerinin kontrolündeki Avrupa’da yaklaşık altı milyon Yahudi öldürüldü.

Kurtulabilenler 1945’ten sonra nereye gitti?

Savaş bittiğinde hayatta kalanların büyük bir bölümü eski evlerine hemen dönemedi veya dönmedi.

Müttefikler Almanya, Avusturya ve İtalya’da Displaced Persons — DP kampları kurdu.

1946 sonunda yaklaşık 250.000 Yahudi DP bulunuyordu:

  • Almanya’da yaklaşık 185.000
  • Avusturya’da yaklaşık 45.000
  • İtalya’da yaklaşık 20.000

Filistin ve İsrail

1945-1948 arasında çok sayıda Holokost kurtulanı Britanya yönetimindeki Filistin’e ulaşmaya çalıştı.

İngiliz makamları izinsiz gelenlerin bir bölümünü Kıbrıs’taki kamplarda tuttu.

İsrail Devleti’nin Mayıs 1948’de kurulmasından sonra göç hızlandı.

USHMM verilerine göre 1948 sonrasında yaklaşık 140.000-170.000 Yahudi mülteci ve Holokost kurtulanı İsrail’e yerleşti. Kullanılan tarih aralığına göre kaynaklardaki toplam değişmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri

ABD savaş sonrasında göç mevzuatını aşamalı olarak değiştirdi.

1945 Truman Directive ve Displaced Persons Act kapsamında on binlerce Yahudi kurtulan ABD’ye yerleşti.

USHMM, 1945-1952 arasında yaklaşık 80.000-96.000 Yahudi Holokost kurtulanının ABD’ye geldiğini kullanılan hesaplama yöntemine göre kaydediyor.

Kanada, Avustralya ve diğer ülkeler

DP kamplarındaki ve Avrupa’daki diğer kurtulanlar ayrıca:

  • Kanada
  • Avustralya
  • Yeni Zelanda
  • Batı Avrupa ülkeleri
  • Meksika
  • Güney Amerika ülkeleri
  • Güney Afrika

gibi ülkelere yerleşti.

Latin Amerika’ya 1947-1953 arasında 20.000’den fazla Yahudi DP göç etti; Arjantin önemli hedeflerden biriydi.

Sürgünlerin ardından oluşan başlıca göç merkezleri

Bu kronolojide sürgünlerin ardından farklı dönemlerde tekrar tekrar öne çıkan bölgeler şunlardır:

Provence ve Güney Fransa: İngiltere 1290 ve Fransa 1306 gibi sürgünlerden mülteci aldı.

Avignon ve Comtat Venaissin: Özellikle 1394 Fransa sürgünü sonrasında önemli bir sığınma alanı oldu.

Savoy ve Piemonte: Fransa’dan çıkarılanların bir bölümünün yerleştiği bölgelerdi.

Polonya-Litvanya: Orta ve Doğu Avrupa’dan gelen Yahudi göçlerinin önemli merkezlerinden biri haline geldi.

İtalya: Napoli, Ferrara, Venedik, Ancona, Roma ve başka İtalyan devletleri özellikle İber sürgünlerinden insan kabul etti.

Kuzey Afrika: Fas başta olmak üzere İspanya ve Portekiz kökenli Sefaradların önemli yerleşim bölgelerinden biri oldu.

Osmanlı İmparatorluğu: İstanbul, Selanik, Edirne, İzmir ve başka Balkan ve Doğu Akdeniz şehirleri büyük Sefarad cemaatlerine ev sahipliği yaptı. Instituto Cervantes, uzun vadede Sefarad nüfusunun büyük bölümünün Osmanlı Balkanları ve Doğu Akdeniz’inde yerleştiğini kaydediyor.

Hollanda ve Kuzey Avrupa: Özellikle Portekizli Yeni Hristiyanların sonraki göçlerinde Amsterdam, Antwerp ve ardından Hamburg önemli merkezler oldu.

Berlin/Brandenburg: 1670 Viyana sürgünü sonrasında bazı varlıklı ailelerin yerleştiği merkezlerden biriydi; Berlin Yahudi cemaatinin modern kuruluşu 1671’e tarihlenmektedir.

ABD, Filistin/İsrail, Büyük Britanya ve Latin Amerika: Nazi döneminden kaçabilenlerin ve savaş sonrasındaki kurtulanların başlıca yeni yerleşim alanları oldu.

Şanghay: 1930’ların sonlarında vize gerektirmemesi nedeniyle yaklaşık 17.000-18.000 Yahudi mülteci için özel bir sığınma merkezi oluşturdu.

Bu kronolojide böylece her olay için sadece sürgün kararı ve gerekçeleri değil, sürgünün ardından nüfusun izlediği göç yolları ve yeni yerleşim bölgeleri de kaydedilmiş olur.

Kaynaklar

Bu haberi yapay zekaya sor

Kritik vize ve seyahat gelişmelerini kaçırmayın

WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.

Bu içerikten yararlanabilirsiniz

Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.

Yorum yapın

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Yorum kaydına e-posta, website, IP adresi veya tarayıcı bilgisi eklenmez. Görünen ad alanında takma ad kullanabilirsiniz; yorumunuza kişisel veya özel nitelikli bilgi yazmayın. KVKK Aydınlatma Metni

Haberi paylaş

Sıradaki haber

Gençlerin göç isteği araştırıldı: Türkiye’deki gençlerin yüzde 35,5’i yurt dışına yerleşmenin bir yolunu arıyor

Haber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.