İsrail yapay zekâyla test etti: Filistin’i ilhak edemedi

Video açılmıyorsa YouTube’da izle

İsrail yapay zekâyla test etti: Filistin’i ilhak edemedi

6 görüntülenme 00:24

Filistin'in geleceği, İsrail merkezli Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsünün yaklaşık 50 yapay zekâ ajanıyla yürüttüğü bir simülasyonda dört ayrı siyasi seçenek üzerinden test edildi. INSS'nin 21 Ekim 2026'da yayımladığı ilk sonuçlara göre Batı Şeria üzerinde İsrail egemenliğinin genişletilmesini, Filistin Yönetiminin dağıtılmasını ve Filistinlilerin göçünün teşvik edilmesini içeren ilhak senaryosu denemelerin çoğunda tam olarak uygulanamadı.

Çalışma, 15 Ekim'de İsrail ve başka ülkelerden yaklaşık 50 uzmanın katıldığı bir çalıştayla tamamlandı. Yapay zekâ ajanları farklı siyasi aktörleri temsil etti ve dört model için yüzlerce ayrı simülasyon çalıştırıldı. Araştırmacılar olası gelişmeleri üç yıllık bir dönem üzerinden değerlendirdi. INSS'den Udi Dekel ve Ofer Guterman sonuçların ilk derlemesini yayımladı.

İncelenen ilk model mevcut çatışma yönetiminin değişen koşullara uyarlanarak sürmesini öngörüyordu. İkinci model, INSS'nin “Decisive Plan” diye adlandırdığı ilhak yaklaşımıydı. Üçüncü seçenek kapsamlı iki devletli anlaşmaya dayanıyordu. Dördüncü model ise siyasi ve idari ayrışmanın aşamalı biçimde yürütülmesini, Filistinli sivil yönetimin kapasitesinin artırılmasını ve güvenlik düzenlemelerinin kademeli kurulmasını öngörüyordu.

İlhak senaryosunun çoğu denemede kesintiye uğramasında ABD ve diğer ülkelerden gelen baskı, Filistinlilerin toprakların parçalanmasına karşı çıkması ve teşvik edilen göçün beklenen ölçekte gerçekleşmemesi etkili oldu. INSS bu üç unsuru planın uygulanmasını zorlaştıran nedenler arasında sıraladı. Araştırmada tek taraflı adımların daha sonra geri çevrilmesi güç sonuçlar doğurabildiği de kaydedildi.

Aşamalı ayrışma modeli, INSS'nin kullandığı değerlendirme ölçütlerinde daha yüksek sonuçlar verdi. PELS kısaltmasıyla anılan bu yaklaşım, sınırlı güvenlik egemenliğine sahip bir Filistin yönetim yapısı ve daha güçlü sivil idare öngörüyor. Ürdün Nehri'nin batısındaki genel güvenlik sorumluluğu ile operasyonel hareket serbestisinin başlangıçta İsrail'de kalması da modelin unsurları arasında.

Araştırmanın Filistin'in geleceği bölümünde INSS araştırmacılarının belirlediği varsayımlar ve ölçütlerle çalışan bir simülasyon. Fransızca yayın yapan IsraJ ve Alliance da 21 Ekim'deki haberlerinde dört seçeneği ve yüzlerce tekrar üzerinden elde edilen sonuçları aktardı. INSS'nin yayımladığı bulgular, ilhak modelinin karşılaştığı engelleri ve aşamalı ayrışma modelinin hangi koşullarda daha yüksek puan aldığını karşılaştırıyor. Mevcut çatışma yönetiminin sürdürülmesini öngören ilk modelde araştırmacılar, üç yıllık dönemde Filistin Yönetiminin zayıflaması, şiddetin artması ve Hamas'ın güçlenmesi gibi sonuçlar bildirdi. Kapsamlı iki devletli anlaşma seçeneği ise INSS değerlendirmesinde uzun vadeli hedef olarak yer aldı; araştırmacılar mevcut siyasi ve güvenlik koşullarının bu modeli uygulamayı zorlaştırdığını yazdı. Filistin'in geleceği için PELS modelinde de Filistin Yönetiminin işlevsel kapasitesi, siyasi istikrar ve güvenlik düzenlemeleri temel koşullar arasında sayıldı. Çalışmanın sonuçları, seçilen senaryoların aynı ölçütler altında tekrar tekrar sınanmasıyla oluşturuldu.