Türkiye üzerinde dar bir alanda…
Rusya ve İran çevresindeki hava sahası kısıtlamaları, Kafkasya-Türkiye hava koridorunun aynı dönemde yoğunlaşmasıyla Avrupa-Asya trafiğinde daha fazla yük taşımaya başladı. War on the Rocks’un 2 Ekim 2026 tarihli analizinde, kuzeyde Rusya rotalarının daralması ve güneyde İran ile Körfez çevresindeki risklerin artması sonucu kullanılabilir güzergâhın bir aşamada yaklaşık 160 kilometrelik bir alana kadar sıkıştığı yazıldı.
Rusya tarafındaki baskı uzun süredir devam ediyor. EASA’nın 24 Temmuz 2026’da güncellediği güvenlik bülteni, Rusya’nın 60 derece doğu boylamının batısındaki geniş hava sahasında operasyon yapılmamasını tavsiye ediyor. Tavsiye Moskova ve Rostov-na-Donu uçuş bilgi bölgelerinin yanı sıra St. Petersburg ile Yekaterinburg ve Samara çevresini de kapsıyor ve 31 Ocak 2027’ye kadar geçerli.
Güneydeki ikinci baskı İran çevresindeki güvenlik riski. EASA’nın İran hava sahasına ilişkin bülteni 30 Eylül’de yeniden uzatıldı ve 16 Kasım 2026’ya kadar geçerli hale getirildi. Tahran uçuş bilgi bölgesinin tamamı yüksek riskli alan olarak ele alınıyor. Kuzey ve güney rotalarının aynı dönemde sınırlanması, Güney Kafkasya ile Türkiye arasındaki açık geçişlerin kullanımını artırıyor.
EUROCONTROL, Orta Doğu’daki kriz sırasında her gün yaklaşık 1.150 uçuşun çatışma bölgesinden kaçınmak için yeniden yönlendirildiğini hesapladı. Kuruma göre bu uçaklar toplamda günde yaklaşık 206 bin kilometre ek mesafe uçtu; günlük ilave yakıt tüketimi yaklaşık 602 ton, ek karbondioksit salımı ise 1.900 ton düzeyine ulaştı. Avrupa hava trafik ağı da Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden önce kullanılan hava sahasının yaklaşık yüzde 80’iyle çalışıyor.
War on the Rocks’un 160 kilometre ölçümü, açık kalan güzergâhların belirli bir dönemde harita üzerinde karşılaştırılmasına dayanan analitik bir hesap. Gürcistan ile Azerbaycan; Ermenistan ve Türkiye aynı geniş geçiş coğrafyasının parçaları olarak ele alınıyor. Kafkasya-Türkiye hava koridoru sivil yolcu uçuşlarının yanında uzun menzilli kargo, askerî nakliye, yakıt ikmali ve üst uçuş izinleri açısından da önem kazanıyor. Trafiğin dar bir hatta yoğunlaşması, hava trafik yönetimi kapasitesi ile rota planlamasını doğrudan etkiliyor.
Siyasi erişim kararları da hava hareketliliğini etkileyebiliyor. Reuters’ın 2 Mart tarihli haberine göre İspanya hükûmeti Rota ve Morón’daki ortak kullanılan üslerin İran’a yönelik saldırılarda kullanılmasına izin vermedi; bunun ardından 15 ABD askerî uçağı iki üsten ayrıldı ve uçuş takip verilerinde en az yedi uçağın Almanya’daki Ramstein Hava Üssü’ne geçtiği görüldü. War on the Rocks analizi bu örneği, Avrasya’daki uçuş ağlarının yalnız fiziksel hava sahası risklerine değil siyasi izinlere de bağlı olduğunu göstermek için kullanıyor.
