Almanya iltica sistemi AB’ye uyum için değişiyor


Almanya iltica sistemi, Avrupa Birliği’nin yenilenen Ortak Avrupa İltica Sistemi’ne uyum sağlamak için hazırladığı yasal düzenlemelerle güncelleniyor. Federal hükümetin GEAS uyum yasaları, Almanya’nın iltica ve oturum mevzuatını AB’nin yeni göç ve iltica kurallarıyla uyumlu hale getirmeyi amaçlıyor.
Yeni sistem, AB genelinde iltica başvurularının daha hızlı incelenmesini, üye ülkeler arasındaki sorumluluk paylaşımının netleştirilmesini ve ikincil göç hareketlerinin daha sıkı kontrol edilmesini hedefliyor. AB Göç ve İltica Paktı’nın 12 Haziran 2026 itibarıyla tüm üye ülkelerde uygulanmaya başlaması bekleniyor.
İltica ve oturum yasalarında değişiklik
Almanya’daki düzenlemeler, özellikle İltica Yasası ve Oturum Yasası üzerinde değişiklikler öngörüyor. Amaç, ulusal mevzuatı AB’nin yeni iltica prosedürleri, sınır kontrolleri ve sorumluluk paylaşımı mekanizmalarıyla uyumlu hale getirmek.
Federal hükümete göre yeni sistem, iltica başvurularında daha net ve daha hızlı karar süreçleri oluşturmayı hedefliyor. Bununla birlikte uygulamanın, özellikle havalimanları, yabancılar daireleri ve federal eyaletler açısından ciddi bir idari yük oluşturabileceği belirtiliyor.
İkincil göç merkezleri kurulabilecek
Yeni düzenlemenin en tartışmalı başlıklarından biri, federal eyaletlere “ikincil göç merkezleri” kurma yetkisi verilmesi. Bu merkezler, AB içinde başka bir ülkeden Almanya’ya geçen ve başvurusundan başka bir üye ülkenin sorumlu olduğu değerlendirilen kişiler için kullanılabilecek.
Bu kişiler, transfer veya geri gönderme işlemleri organize edilene kadar belirli merkezlerde tutulabilecek. Alman hükümeti, bu uygulamanın Dublin sistemi kapsamındaki transferlerin daha etkili yürütülmesi için gerekli olduğunu savunuyor.
Ancak insan hakları örgütleri ve iltica hukuku alanında çalışan sivil toplum kuruluşları, bu merkezlerin fiilen özgürlük kısıtlamasına dönüşebileceği görüşünde. Özellikle aileler ve çocuklu başvuru sahipleri açısından hareket özgürlüğünün sınırlandırılması eleştirilerin merkezinde yer alıyor.
Almanya iltica sistemi için havalimanı prosedürleri genişletiliyor
Almanya iltica sistemi için GEAS uyum düzenlemeleri, havalimanı prosedürlerinin de daha geniş bir biçimde kullanılmasına imkân tanıyor. Bu kapsamda, bazı başvuruların ülkeye girişten önce veya giriş noktasında hızlandırılmış şekilde incelenmesi gündeme gelebilecek.
Almanya’nın dış Schengen kara sınırı bulunmuyor. Bu nedenle yeni sınır ve tarama prosedürlerinin ülkedeki en görünür etkisinin havalimanlarında ortaya çıkması bekleniyor. Özellikle Frankfurt, Münih ve Berlin gibi büyük havalimanlarında kimlik, güvenlik ve belge kontrollerinin daha dikkatli yürütülmesi gündeme gelebilir.
Bu durum, iltica başvurusu yapmayan ancak AB içinde seyahat eden bazı üçüncü ülke vatandaşları açısından da belge kontrolünün önemini artırabilir. Başka bir AB ülkesinde yasal oturumu bulunan kişilerin, seyahat sırasında oturum kartı, pasaport ve varsa çalışma ya da eğitim belgelerini eksiksiz yanında bulundurması daha kritik hale gelecek.
Dublin transferleri daha sıkı izlenecek
Yeni düzenlemeler, Dublin sistemi kapsamındaki transfer süreçlerini de güçlendirmeyi hedefliyor. Dublin kurallarına göre, bir kişinin iltica başvurusundan genellikle AB’ye ilk giriş yaptığı veya belirli bağlarının bulunduğu üye ülke sorumlu oluyor.
Almanya uzun süredir başka AB ülkelerinin sorumluluğunda olduğunu düşündüğü dosyalarda transferlerin uygulanmasında sorun yaşandığını savunuyor. Yeni sistemle birlikte, sorumlu ülkeye transfer edilmesi gereken kişilerin takibi ve işlemlerinin daha merkezi yürütülmesi amaçlanıyor.
Bu çerçevede, kaçma riski bulunduğu değerlendirilen kişiler için idari tedbirlerin artırılması da gündeme geliyor. Ancak bu başlık, iltica hukukunda temel haklar ve orantılılık ilkesi açısından tartışmalı olmaya devam ediyor.
Sivil toplumdan itiraz hazırlığı
Almanya’daki sivil toplum kuruluşları, yeni düzenlemelerin bazı yönlerine karşı hukuki süreç başlatılabileceğini belirtiyor. Özellikle ikincil göç merkezleri, hareket özgürlüğünün sınırlandırılması, çocuklu ailelerin durumu ve hızlandırılmış prosedürlerde etkili hukuki yardım imkânı tartışma yaratıyor.
PRO ASYL gibi mülteci hakları alanında çalışan kuruluşlar, yeni kuralların uygulanmasını yakından izleyeceklerini açıkladı. Eleştirilerin odağında, hızlandırılmış süreçlerin başvuru sahiplerinin savunma ve itiraz haklarını zayıflatma riski bulunuyor.
AB genelinde yeni dönem
Almanya iltica sistemi için attığı bu adımla, AB’nin göç ve iltica politikasında daha geniş bir dönüşümün parçası oldu. Yeni sistemle birlikte AB, düzensiz göçü daha erken aşamada kontrol etmeyi, iltica başvurularını hızlandırmayı ve üye ülkeler arasındaki sorumluluk paylaşımını daha öngörülebilir hale getirmeyi hedefliyor.
Ancak sistemin başarısı yalnızca yasal metinlere bağlı olmayacak. Havalimanları, sınır noktaları, iltica kurumları, mahkemeler ve yerel makamların kapasitesi uygulamada belirleyici olacak. Almanya açısından asıl test, yeni kuralların hem hızlı işlem hedefini hem de temel hak güvencelerini aynı anda koruyup koruyamayacağı olacak.
Kaynakça
- Almanya Federal Hükümeti – “Germany implements Common European Asylum System”
https://www.bundesregierung.de/breg-en/news/migration-ceas-2427060 - Avrupa Komisyonu – “Commission reports on progress in implementing Pact on Migration and Asylum”
https://home-affairs.ec.europa.eu/news/commission-reports-progress-implementing-pact-migration-and-asylum-2026-05-08_en - Almanya Federal İçişleri Bakanlığı – “Federal Cabinet adopts bills to transpose the Common European Asylum System”
https://www.bmi.bund.de/SharedDocs/pressemitteilungen/EN/2025/09/geas-umsetzung.html - BAMF – “Common European Asylum System”
https://www.bamf.de/EN/Themen/AsylFluechtlingsschutz/EuropaeischerKontext/GEAS/geas.html - VisaHQ – “Germany transposes EU asylum overhaul: new GEAS laws enter into force”
https://www.visahq.com/



