ABD askerleri Irak’tan çıktı: Limes’e göre bu İran’la uzlaşmanın kanıtı
ABD askerleri Irak’tan çekildi. Limes yazarı Lorenzo Trombetta, Washington ile Tahran arasında çekilme ve silahsızlandırma konusunda bir uzlaşma zemini oluştuğunu değerlendiriyor.

- ABD askerleri Irak’tan çekildikten sonra güvenlik görevini kim üstlendi?
- Limes’in ABD–İran uzlaşması değerlendirmesi hangi gelişmelere dayanıyor?
- Silahlı grupların geleceğinde hangi anlaşmazlıklar var?
- Irak’ın ABD ve İran’la ilişkileri nasıl devam ediyor?
- Çekilmeden sonraki uygulama takvimi nasıl ilerleyecek?
Amerikan birliklerinin Irak’taki görevi sona erdikten sonra Bağdat’ın güvenlik düzeni, İtalyan jeopolitik dergisi Limes’in 8 Ekim 2026 tarihli analizine konu oldu. Lorenzo Trombetta’nın ‘L’Iraq dopo gli americani’ başlıklı yazısı, ABD askerleri çekildikten sonra Irak devletinin egemenlik alanını güçlendirme girişimini değerlendiriyor. Trombetta, Washington ile Tahran’ın çekilme ve silahlı grupların geleceği konusunda ortak bir zemin bulduğunu değerlendiriyor. Trombetta, bu değerlendirmesini Irak’ın yeni siyasal dengesi üzerinden kuruyor.
30 Eylül 2026, ABD askerleri için Irak’taki askerî misyonun resmen sona erdiği tarih oldu. Reuters’ın Bağdat’tan yayımladığı 30 Eylül haberine göre, son birlikler Erbil çevresindeki üslerden de ayrıldı. Irak hükümeti çekilmeyi egemenlik sürecinin dönüm noktası olarak karşılarken İran’a yakın silahlı gruplar farklı bir siyasi sonuç ilan etti. Bağdat açısından bundan sonraki esas dosya, devlet kurumları dışında kalan silahlı unsurların hangi hukuki ve idari çerçevede kontrol edileceği. Reuters çekilmeye yönelik farklı toplumsal tepkileri kaydetti: Bazı Iraklılar bu adımı uzun süren yabancı askerî varlığın sona ermesi olarak kutlarken, bazıları IŞİD hücrelerinin yeniden etkinleşmesinden ve güvenlik güçleri arasındaki koordinasyonun zorlaşmasından kaygı duyduklarını dile getirdi. İran’a yakın siyasi gruplar ise Amerikan askerlerinin ayrılmasını kendi uzun süreli taleplerinin karşılanması olarak yorumladı.
ABD askerleri Irak’tan çekildikten sonra güvenlik görevini kim üstlendi?
2026’da yayımlanan ABD Merkez Komutanlığı 2026 tarihli resmî duruş bildirisinde Irak güvenlik güçlerinin IŞİD tehdidini ülke içinde bağımsız yönetebilecek kapasiteye ulaştığı, Inherent Resolve harekâtının karargâhının Ürdün’e taşındığı anlatılıyor. Görev dönüşümünün merkezinde Iraklı birimlerin güvenlik sorumluluğunu devralması ve iki ülkenin savunma iş birliğini sürdürmesi bulunuyor. Belgede Suriye sahasındaki terörle mücadele faaliyetleri de farklı bir harekât alanı olarak ele alınıyor. CENTCOM belgesi, Iraklı güvenlik güçlerinin terörle mücadele görevini devralmasını Irak’taki askerî ilişkinin dönüşümünde belirleyici unsur olarak ele alıyor.
Bağdat ile Washington arasında 27 Eylül 2024’te açıklanan ortak takvim, koalisyonun Irak’taki askerî misyonunun aşamalı sonlandırılmasını ve Suriye kaynaklı IŞİD tehdidine karşı koordinasyonun belirli koşullarda sürdürülmesini öngörüyordu. Son aşamanın Eylül 2026’ya uzanmasıyla hazırlık dönemi iki yıla yayıldı. Limes’in incelediği yeni siyasi denge, bu ilan edilmiş görev dönüşümünün ardından ortaya çıkan silahsızlandırma gündemi üzerinde şekilleniyor.
Erbil’deki geçişten sonra güvenlik sorumluluğu hem merkezî orduyu hem de Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne bağlı Peşmerge güçlerini ilgilendiriyor. Erbil’den ayrılan ABD askerleri, kuzeydeki operasyonel düzenlemelerin değiştiği geçiş dönemini geride bıraktı. Kuzeyde yeni görev paylaşımı Irak makamları ile bölgesel güvenlik birimlerinin koordinasyonuna dayanacak.
Limes’in ABD–İran uzlaşması değerlendirmesi hangi gelişmelere dayanıyor?
Trombetta, Irak’ı Lübnan’la karşılaştırırken ülkelerin egemenlik deneyimlerinin farklılığını tartışıyor. Yazara göre Irak’ta Amerikan birliklerinin ayrılması ve devlet dışındaki silahlı yapıların silahsızlandırılması için Washington ile Tahran arasında belirli bir siyasi mutabakat zemini oluşmuş durumda. İtalya merkezli dergide dile getirilen bu görüş, yürürlüğe konmuş bir ABD–İran ikili anlaşmasının maddelerini aktarmaktan ziyade Irak’taki güç ilişkilerinin yorumlanmasına dayanıyor. Irak’ın güvenlik ve devlet yapısına ilişkin bu yaklaşım, derginin ülkenin tarihsel kimliği konusunda da yürüttüğü tartışmanın parçası. Trombetta’nın değerlendirmesi hem Amerikan çekilmesinin ardından yaşanan süreci hem de milis güçlerinin devletle ilişkilerinin dönüşümünü birlikte ele alıyor.
ABD askerleri ayrıldıktan sonra Bağdat’ın açıkladığı takvim, hükümetin somut bir açıklamasına dayanıyor. The National’ın 1 Ekim’de Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin’den aktardığı bilgilere göre, silahlı grupların silahlarını devlet denetimine geçirmesi için 30 Haziran 2027 hedefi belirlendi. Hüseyin, Washington’daki açıklamasında bu hedefe ulaşmak için yol haritası bulunduğunu söyledi. Böylece asker çekilmesinin ardından milislerin statüsü, Irak hükümetinin takvimli iç güvenlik başlıklarından birine dönüştü.
NPR’nin Bağdat’tan 5 Ekim’de aktardığı saha haberinde, İran’a yakın bazı milis grupların Amerikan askerleri çekildikten sonra ABD hedeflerine saldırıları durdurma yönünde beyanda bulunduğu aktarılıyor. Bu beyanlar, devletin silah tekelinin nasıl oluşturulacağına ilişkin müzakerelerin yaşandığı bir döneme denk geldi. Milis örgütlerinin siyasi temsil gücü, gelir kaynakları ve güvenlik yapılanmalarındaki yeri ise Irak hükümetinin önündeki ayrı müzakere konuları.
Silahlı grupların geleceğinde hangi anlaşmazlıklar var?
Haşdi Şabi çatısı altında faaliyet gösteren unsurların bir bölümü resmî güvenlik kurumlarıyla bağlantılıyken, bazı gruplar bağımsız siyasi ve askerî nüfuzlarını koruyor. Amerikan askerlerinin çekilmesinin ardından Bağdat yönetimi, silah kullanma yetkisinin devlet kurumları içinde toplanmasını hedefliyor.
Limes’in analizi, ABD askerleri çekildikten sonra Irak’ta milis hareketlerinin toplumsal tabanına ekonomik ve siyasi seçenekler sunulması gerekliliğini öne çıkarıyor. Trombetta’ya göre bu alan oluşturulmadan silahlı örgütlere bağlı kesimlerin devlet ve sivil toplumla bütünleşmesi kırılgan kalabilir. Yazar, Lübnan ile karşılaştırmasında Irak devlet kimliğinin tarihsel ve kurumsal sürekliliğine ayrıca yer veriyor. Bu iki ülkenin siyasal dengelerine ilişkin değerlendirmeler dergideki analizin görüş çerçevesini oluşturuyor.
ABD askerleri çekilse de Bağdat çevresindeki güvenlik gerilimi sürüyor. Transit Haber’de 7 Ekim’de yayımlanan Irak’taki İran yanlısı silahlı gruplara yönelik operasyon iddiası haberi, Bağdat’taki İran yanlısı milisler konusunda İsrail’e atfedilen askerî plan iddialarını ele almıştı. O haberle Limes’in silahsızlandırma yorumu, aynı güvenlik ortamının farklı gelişmelerine dayanıyor. Irak’ın yeniden örgütlenecek güvenlik mimarisi, hem merkezî yönetim hem de ülkenin kuzeyindeki siyasi aktörlerin gündeminde.
Irak’ın ABD ve İran’la ilişkileri nasıl devam ediyor?
İran’la ekonomik ilişkilerini sürdüren Irak yönetimi, güvenlik dosyasının yanında İran’la ekonomik bağlarını ve Amerikan yaptırım düzenlemelerinin etkilerini de yönetiyor. Transit Haber’in daha önce aktardığı Irak’ın İran uçuşları için ABD’den muafiyet talebi, Washington’ın yaptırım politikasının iki komşu arasındaki hava trafiğinde nasıl gündeme geldiğini konu alıyordu. Bu ekonomik temaslar ile askerî çekilme kararı farklı süreçlere dayanıyor; Bağdat her iki başlığı da uluslararası ilişkilerinin parçası olarak yürütüyor.
Türkiye bakımından Irak’ın güvenlik kurumlarının denetim kapasitesi, sınır ötesi ticaret ve ulaştırma projelerinin uygulanma koşullarıyla bağlantılı. Kuzey Irak üzerinden geçen yolların güvenliği, büyük altyapı yatırımlarının işletilmesinde doğrudan rol oynuyor. Ankara ile Bağdat arasında yürütülen müzakereler arasında güvenlik iş birliği ve ulaştırma koridorları bulunuyor.
Transit Haber’in Türkiye ile Irak arasındaki Kalkınma Yolu görüşmeleri dosyasında, Basra Körfezi’ndeki Büyük Faw Limanı’nı Türkiye sınırına bağlamayı hedefleyen koridorun finansmanı incelenmişti. Bağdat’ın güvenlik politikaları ile ekonomik yatırımları bu başlıkta kesişiyor: Hükümetin ülke içindeki güç kullanma yetkisini düzenlemesi, geniş ölçekli ticaret altyapısının bulunduğu bölgelerde kurumlar arası koordinasyonu da ilgilendiriyor. Türkiye’nin projedeki rolü ise daha önce imzalanan çok taraflı kalkınma mutabakatıyla tanımlanmış durumda.
Çekilmeden sonraki uygulama takvimi nasıl ilerleyecek?
Koalisyonun Irak’taki askerî görevine ilişkin resmî bitiş tarihi 30 Eylül 2026. Limes’in yeni analizi 8 Ekim’de yayımlandı; silahlı grupların silahlarının devlet denetimine alınması için Irak makamlarının açıkladığı sonraki hedef 30 Haziran 2027. Tarihler, ayrı karar ve uygulama aşamalarına karşılık geliyor. Önümüzdeki süreçte Irak’ın açıklanmış silahsızlandırma planının uygulanışı ve güvenlik kurumlarının fiilî yetki paylaşımı izlenecek.
Kaynaklar
Limes — Lorenzo Trombetta, L’Iraq dopo gli americani (8 Ekim 2026)
ABD Merkez Komutanlığı — 2026 Posture Statement
ABD Dışişleri Bakanlığı — ABD-Irak ortak askerî geçiş takvimi (27 Eylül 2024)
Reuters — ABD güçlerinin Irak’tan ayrılması (30 Eylül 2026)
The National — Irak’ın milis silahsızlandırma hedefi (1 Ekim 2026)
NPR — ABD birliklerinin çekilmesinden sonra Irak’taki milisler (5 Ekim 2026)
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.
Sıradaki haber
Çin medyasının Güneydoğu Asya’da 11 ülkede yayılımı incelendiHaber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.
Haber yükleniyor…