Erdoğan AB’ye mesajı verdi: “Bizim için öncelik değil”

Erdoğan AB açıklaması ile Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik kapısını kapatmadı, ama AB’nin artık Ankara için öncelik olmadığını açıkça söyledi. Avrupa’nın güvenlik, enerji, göç ve ticarette Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç ise ilişkilerde yeni bir pazarlık dengesi oluşturuyor.

Haberi dinle Sesli okuma hazır
Yazı boyutu Mobil okuma için
Bu haberde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye‘nin Avrupa Birliği‘ne üyelik hedefinden vazgeçmediğini ancak Ankara’nın öncelik sıralamasının değiştiğini söyledi. dpa’nın Al Jazeera röportajından aktardığı açıklamada Erdoğan, “Avrupa Birliği bizim için öncelik değil” dedi. Türkiye’nin üyelik kapısını kapatmadığını belirten Erdoğan, AB’nin Türkiye’yi dışarıda tutmaya devam etmesi halinde kaybeden tarafın Avrupa olacağını söyledi.

Erdoğan Al Jazeera’ya ne söyledi?

Röportajdaki mesaj üyelik başvurusunun geri çekilmesi değil, Türkiye’nin AB’ye bakışındaki öncelik sırasının değiştiği yönünde. Ankara uzun yıllardır üyelik müzakerelerinin ilerletilmesini isterken son dönemde güvenlik, savunma sanayisi, ticaret, enerji ve bölgesel diplomasi alanlarındaki ağırlığını daha fazla öne çıkarıyor. Cumhurbaşkanı daha önce de Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyacın arttığını söylemişti.

8 Temmuz’da Costa ve von der Leyen görüşmesinde ne demişti?

8 Temmuz 2026’da Ankara’daki NATO Zirvesi sırasında Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile görüşmüştü. İletişim Başkanlığının o gün yayımladığı açıklamada Erdoğan, Türkiye’nin beklentisinin AB üyelik sürecinin canlandırılması olduğunu, ilgili mekanizmaların harekete geçirilmesini ve gerekli toplantıların başlatılmasını istediğini söylemişti.

Aynı görüşmede Erdoğan, Türkiye ile AB ekonomilerinin entegre yapısının Avrupa’nın küresel rekabet gücünü artırdığını ve Türkiye’nin Avrupa güvenliğine katkı sunduğunu da ifade etmişti. Yaklaşık 40 gün sonra gelen “öncelik değil” mesajıyla üyelik kapısı açık kalırken Ankara ilişkideki ağırlığını farklı başlıklara taşıdı.

Avrupa Türkiye’ye hangi alanlarda ihtiyaç duyuyor?

Avrupa kurumlarının son açıklamaları Türkiye’nin stratejik değerini açık biçimde ortaya koyuyor. Avrupa Konseyinin NATO Zirvesi öncesindeki açıklamasında AB ile Türkiye “stratejik ortaklar” olarak tanımlandı ve mevcut jeopolitik ortamın ortak çıkarlar temelinde daha güçlü diyalog gerektirdiği belirtildi. Costa da zirvenin ardından ortaklığın daha zorlu bir dünyada her zamankinden daha önemli olduğunu kayda geçirdi. Güvenlik tarafında Avrupa’nın Türkiye’ye bakışı daha görünür hale geldi. Financial Times’a konuşan Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, güvenlik açısından Türkiye’nin Avrupa’ya mümkün olduğunca yakın tutulması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin büyüyen savunma sanayisi, Karadeniz ve NATO’nun güneydoğu kanadındaki konumu Avrupa’nın savunma hesabında Ankara’nın ağırlığını artırıyor.

Ticaret ve enerji bağları ne kadar derin?

Siyasi gerilimlere rağmen ekonomik bağlar rekor seviyede. Avrupa Komisyonunun güncel ticaret verilerine göre Türkiye-AB mal ticareti 2025’te 217,6 milyar avroyu aştı. Türkiye AB’nin beşinci büyük mal ticareti ortağı oldu. Türkiye’nin mal ihracatının yüzde 42,7’si AB’ye giderken ithalatının yüzde 35,3’ü AB’den geldi. Enerji hattı da iki tarafı birbirine bağlıyor. Avrupa Komisyonunun enerji sayfasına göre AB’nin doğal gaz ithalatının yaklaşık yüzde 10’u Türkiye’nin kara sınırlarından Avrupa pazarına ulaşıyor. Türkiye’nin elektrik sistemi kıta Avrupası şebekesiyle senkronize çalışıyor ve Bulgaristan ile Yunanistan üzerinden 2,2 GW bağlantı kapasitesi bulunuyor.

Türkiye ile AB’nin yolları tamamen ayrılabilir mi?

Türkiye ile AB arasındaki ilişki yalnız üyelik müzakerelerinden oluşmuyor. Gümrük Birliği, yüz milyarlarca avroluk ticaret, enerji geçişleri, düzensiz göçün yönetimi, NATO güvenliği ve Avrupa-Asya bağlantısallığı Ankara ile Brüksel’i aynı masada tutuyor. Siyasi ilişkiler soğusa bile bu ağın kısa sürede çözülmesi iki taraf için de yüksek ekonomik ve stratejik maliyet doğurur. Avrupa’nın Türkiye’ye, Türkiye’nin de Avrupa pazarına ve sermayesine ihtiyacı sürüyor.

Editörün yorumu: Erdoğan’ın mesajı yeni pazarlık zemini mi?

“AB bizim için öncelik değil” sözünü Türkiye’nin Avrupa’dan uzaklaşma ilanından çok, değişen pazarlık gücünün ifadesi olarak okuyorum. Ankara uzun yıllar AB üyeliğine ihtiyaç duyan ve bunun için adım atması beklenen taraf konumundaydı. Bugün Avrupa’nın güvenlikten göçe, enerjiden savunmaya kadar birçok alanda Türkiye ile işbirliğine ihtiyacı daha görünür. Bu mesaj, Türkiye yeniden üyelik masasına oturduğunda yalnız Ankara’nın değil Brüksel’in de bazı başlıklarda hareket etmesi gerektiğini hatırlatan bir siyasi pozisyon olabilir.

Ankara ile Brüksel arasındaki karşılıklı çıkar alanları, üyelik tartışmasının çok ötesine uzanıyor.

Transit Haber’de daha önce Türkiye-AB vize serbestisi dosyasındaki yeni çağrıları ve AB Göç ve İltica Paktı’nın yürürlüğe girmesini ayrıntılı biçimde ele aldık. Türk vatandaşlarının Schengen başvurularındaki tabloyu görmek isteyenler de 2025 Schengen vizesi karnesine bakabilir.

Kaynaklar

Bu haberi yapay zekaya sor

Kritik vize ve seyahat gelişmelerini kaçırmayın

WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.

Bu içerikten yararlanabilirsiniz

Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.

Yorum yapın

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Yorum kaydına e-posta, website, IP adresi veya tarayıcı bilgisi eklenmez. Görünen ad alanında takma ad kullanabilirsiniz; yorumunuza kişisel veya özel nitelikli bilgi yazmayın. KVKK Aydınlatma Metni

Haberi paylaş