Hakan Fidan’dan Suriye mesajı: İsrail’i ‘en büyük potansiyel tehdit’ olarak tanımladı

Hakan Fidan Suriye İsrail açıklaması kapsamında İsrail’i Suriye’yi yeniden istikrarsızlığa sürükleyebilecek en büyük potansiyel tehdit olarak nitelendirdi. Ankara’nın 13 Eylül’deki resmî çizgisi Abu al-Duhur saldırısını zaten en ciddi engellerden biri olarak ortaya koyuyordu.

Haberi dinle Sesli okuma hazır
Yazı boyutu Mobil okuma için
Bu haberde

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Şam ziyareti sırasında Türk gazetecilere yaptığı değerlendirmede İsrail’i Suriye’nin yeniden istikrarsızlığa sürüklenmesi bakımından en büyük potansiyel tehdit olarak tanımladı. Anadolu Ajansı’nın 16 Eylül’de yayımladığı aktarımda Fidan, Suriye’deki diğer başlıkların son iki yılda olumlu yönde ilerlediğini, buna karşılık İsrail’in güçlü ve istikrarlı komşuları kendi güvenliği açısından tehdit olarak gördüğünü savundu. Bu ifade Ankara’nın önceki açıklamalarına göre daha açık bir tehdit tarifi içeriyor; ancak yeni bir askerî karar ya da çatışma ilanı anlamına gelmiyor.

Fidan’ın sözleri boşlukta gelmedi. T.C. Dışişleri Bakanlığı’nın 13 Eylül tarihli resmî ortak basın toplantısı metninde de İsrail, Suriye’deki olumlu gidişatın önündeki en ciddi engel olarak gösterilmişti. Bakan o gün Abu al-Duhur askerî hava üssüne yönelik İsrail saldırısını bu yaklaşımın son örneklerinden biri saydı ve Suriye’nin kendi topraklarında güvenlik kapasitesi geliştirmesinin egemenlik hakkı olduğunu söyledi. Bu çerçevede 16 Eylül’de yayımlanan değerlendirme, Ankara’nın daha önce duyurduğu çizgiden kopuş değil; aynı çizginin daha doğrudan bir ifadeyle sürdürülmesi olarak okunabilir.

Abu al-Duhur saldırısı neden yine merkeze geldi?

İsrail’in ağustos ayında Abu al-Duhur hava üssünü vurması, Türkiye ile İsrail arasındaki Suriye tartışmasının en görünür dosyalarından biri haline geldi. İsrail tarafında saldırı, Türkiye’nin üsse askerî unsurlar veya radar yerleştirebileceği yönündeki güvenlik kaygılarıyla ilişkilendirildi. Ankara ve Şam ise kalıcı Türk askerî konuşlanması planlandığı iddiasını reddetti. Transit Haber’in daha önce yayımladığı Abu al-Duhur saldırısı dosyasında da bu ayrım korunmuştu. Yeni gelişme, saldırının kendisinden ziyade Fidan’ın Suriye’nin geleceğine ilişkin risk sıralamasında İsrail’i açıkça ilk sıraya koyması.

Türkiye’nin Suriye politikası bugün yalnız İsrail’le gerilim başlığından oluşmuyor. Ankara, Ahmed Şara yönetimiyle güvenlik, devlet kurumlarının yeniden yapılanması, terörle mücadele ve bölgesel ekonomik bağlantılar üzerinde çalışıyor. Fidan’ın Şam’da geceyi geçirmesi ve Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaklaşık iki saat görüşmesi de bu temasların yoğunlaştığını gösteren diplomatik işaretlerden biri. Ankara, Suriye’nin merkezi kurumlarının güçlenmesini desteklerken İsrail’in askerî operasyonlarının bu süreci zayıflattığını savunuyor.

İsrail tarafında aynı tablo nasıl ele alınıyor?

İsrail kamuoyunda ise farklı bir güvenlik okuması var. The Jerusalem Post’un Efraim Inbar ile yaptığı söyleşide JISS bağlantılı güvenlik uzmanı, İsrail’in istikrarlı bir Suriye’den yarar görebileceğini ancak Türkiye’nin belirleyici olduğu bir Suriye düzenini riskli değerlendirdiğini söyledi. Bu görüş İsrail hükümetinin resmî açıklaması değil. Dolayısıyla Ankara’nın resmî bakanlık açıklamasıyla bir düşünce kuruluşu başkanının değerlendirmesini aynı ağırlıkta devlet pozisyonu gibi sunmak doğru olmaz.

İsrail yönetiminin daha önceki resmî açıklamalarında ise Türkiye’nin Suriye’deki askerî etkisinin genişlemesine karşı açık uyarılar bulunuyor. Bu çerçevede iki ülke arasındaki anlaşmazlığın ekseni, Suriye’nin istikrarlı olup olmamasından çok bu istikrar içinde Türkiye’nin askerî ve siyasi etkisinin ne ölçüde yer alacağı konusunda düğümleniyor. Transit Haber’in Türkiye-İsrail-Suriye gerilimi dosyası İsrail’den gelen bu resmî uyarıları daha önce ayrı biçimde ele aldı.

Çatışmasızlık hattı hâlâ neden önemli?

Sahadaki asıl risk, siyasi açıklamaların askerî unsurların aynı coğrafyada hareket etmesiyle birleşmesi. ABD’nin üzerinde çalıştığı Türkiye-İsrail-Suriye çatışmasızlık mekanizması bu yüzden önemini koruyor. Daha önce aktarılan mekanizma, yanlış hesaplama veya önceden bildirim eksikliğinin iki ülke askerî unsurlarını doğrudan karşı karşıya getirmesini önlemeyi amaçlıyor. Fidan’ın son açıklaması diplomatik tonu sertleştirse de Ankara’nın aynı anda çatışmayı önleyici kanalları açık tutma çizgisi devam ediyor.

Ankara’nın Suriye dosyasında kullandığı dil, güvenlik başlığı kadar devlet kurumlarının yeniden işler hale gelmesine de dayanıyor. Fidan, 13 Eylül’deki ortak basın toplantısında Suriye yönetiminin ülke genelinde otorite kurmasını ve kurumların güçlenmesini desteklediklerini söyledi. Aynı konuşmada İsrail saldırılarının bu süreci aksattığını savundu. 16 Eylül’de gazetecilere aktarılan sözler, bu çerçeveyi İsrail’in olası rolüne daha fazla ağırlık vererek tekrarlıyor. Açıklamalarda Türkiye’nin İsrail’le doğrudan askerî çatışma aradığına ilişkin bir ifade bulunmuyor. Ankara’nın kamuya açık çizgisi, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması ve güvenlik kurumlarının Şam yönetimi altında yeniden kurulması yönünde.

16 Eylül itibarıyla doğrulanmış tablo, Türkiye’nin İsrail’i Suriye’nin istikrarı açısından başlıca risk olarak tanımladığı; İsrail’in ise Türkiye’nin Suriye’deki etkisini kendi güvenliği bakımından sorunlu gördüğü yönünde. Tarafların bu karşılıklı değerlendirmeleri doğrudan savaş kararı anlamına gelmiyor. Buna karşılık Abu al-Duhur gibi askerî olaylar, siyasi söylemin sahada yanlış hesaplamaya dönüşme riskini canlı tutuyor.

Abu al-Duhur hava üssü tartışması da iki başkentin farklı güvenlik hesaplarını görünür kılıyor. İsrail basını saldırıyı, Türkiye’nin bölgede askerî kapasite oluşturabileceğine ilişkin İsrail endişeleriyle ilişkilendirdi. Ankara ise Suriye’nin kendi savunma kapasitesini geliştirmesini egemenlik alanında değerlendiriyor. Ortada teyit edilmiş yeni bir Türk üs anlaşması ya da İsrail’e karşı ilan edilmiş askerî adım bulunmadığı için gelişmeleri açıklamalar ve doğrulanmış saha olayları üzerinden izlemek gerekiyor. Önümüzdeki aşamada asıl takip edilecek başlık, Türkiye ile İsrail arasında Suriye sahasında yanlış hesaplama riskini azaltmak için yürütülen çatışmasızlık temaslarının bu siyasi gerilimden etkilenip etkilenmeyeceği olacak.

Kaynaklar

Bu haberi yapay zekaya sor

Kritik vize ve seyahat gelişmelerini kaçırmayın

WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.

Bu içerikten yararlanabilirsiniz

Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.

Yorum yapın

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Yorum kaydına e-posta, website, IP adresi veya tarayıcı bilgisi eklenmez. Görünen ad alanında takma ad kullanabilirsiniz; yorumunuza kişisel veya özel nitelikli bilgi yazmayın. KVKK Aydınlatma Metni

Haberi paylaş