Jerusalem Post yazarı çizgiyi aştı: “İsrail gerekirse İstanbul’a kadar saldırmalı”
Jerusalem Post Türkiye saldırı çağrısı içeren 22 Ağustos tarihli yazıda, İsrail’in Suriye ve Doğu Akdeniz’de Ankara’ya karşı daha saldırgan hareket etmesi, gerektiğinde “İdlib’den İstanbul’a” uzanan hedeflere güç kullanması ve Batı’nın Türkiye ile savunma ilişkilerini Ankara’nın dış politikası şartı olarak sunması savunuldu.

İsrail merkezli Jerusalem Post’ta 22 Ağustos 2026’da David M. Weinberg imzasıyla yayımlanan yazıda Türkiye’ye karşı açık bir saldırı doktrini savunuldu. Weinberg, İsrail’in Suriye ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin askerî etkisini sınırlamak için “somut kırmızı çizgiler” koymasını ve bu çizgiler aşıldığında güç kullanmasını istedi.
Jerusalem Post’taki yazının en sert cümlesi doğrudan Türkiye’yi hedef aldı: “İdlib’den İstanbul’a, İsrail gerekirse saldıracak; savunmayacak.” Weinberg, İsrail’in son yıllardaki “çevreleme” politikasını bırakması ve Türkiye konusunda da önleyici askerî üstünlük anlayışıyla hareket etmesi gerektiğini savundu.
Weinberg Türkiye için ne istedi? ABD ve Avrupa’ya emir verdi!
Yazıda üç ayrı hat öneriliyor. Suriye’de Türk askerî varlığının İsrail sınırlarına yaklaşmasının engellenmesi, Doğu Akdeniz’de Türk Deniz Kuvvetlerine karşı İsrail donanmasının büyütülmesi ve ABD ile Avrupa’nın Türkiye’ye yönelik savunma ve teknoloji sözleşmelerini Ankara’nın dış ve askerî politikalarına bağlaması isteniyor.
Weinberg ayrıca Türkiye’nin bölgesel etkisinin “boyunun ölçülmesi” gerektiğini savunuyor ve Batılı hükümetlere Ankara’nın askerî hamlelerine karşı daha sert davranma çağrısı yapıyor. Türkiye’nin Suriye’deki varlığını, deniz gücündeki büyümeyi ve Washington’dan F-35 talebini aynı güvenlik tehdidi çerçevesinde ele alıyor.
“İdlib’den İstanbul’a” sözü hangi gerekçeyle kullanıldı?
Weinberg, adı açıklanmayan “çok üst düzey bir İsrailli istihbarat yetkilisinin” Türkiye konusunda uyarı yaptığını yazdı. Bu uyarıyı, İsrail’in 2025’te savunma bütçesi ve kuvvet yapılanmasını inceleyen Nagel Komisyonunun Türkiye ile doğrudan çatışma ihtimaline ilişkin değerlendirmeleriyle birlikte sundu.
Yazıda Nagel Komisyonunun İsrail’in Ankara ve Türkiye ile uyumlu Suriye güçleriyle doğrudan karşılaşmaya hazırlanması gerektiği yönündeki değerlendirmesi hatırlatıldı. Weinberg buradan hareketle İsrail’in Türkiye’ye karşı yalnız savunma değil, gerektiğinde saldırı seçeneğini de baştan kabul etmesi gerektiğini ileri sürdü.
İsrail’in İdlib saldırısıyla nasıl bağ kurdu?
Yazının doğrudan arka planında 18 Ağustos’ta Suriye’nin kuzeybatısındaki Abu al-Duhur hava üssüne düzenlenen İsrail saldırısı bulunuyor. Weinberg, bu saldırının Türkiye’nin bölgede radar ve hava savunma sistemi kurmasını engellemek için yapıldığını ileri sürerek operasyonu Ankara’ya verilmiş sert bir mesaj olarak tanımladı.
Reuters’ın aktardığına göre İsrail, Abu al-Duhur üssünün Türk askerlerinin konuşlanmasına açılmak üzere olduğunu savundu. Türkiye bu iddiayı reddetti ve saldırı sırasında üste Türk personel bulunmadığını bildirdi. Suriye de bu iddiayı yalanladı.
Associated Press, saldırıda pistin zarar gördüğünü ancak can kaybı olmadığını bildirdi. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da Türkiye ile İsrail arasında doğrudan askerî karşılaşma riskinin büyüdüğünü söyleyerek yeni bir çatışmasızlık mekanizması üzerinde çalışıldığını aktardı.
Türkiye İsrail’in iddialarına ne yanıt verdi?
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının 19 Ağustos açıklamasında İsrail Başbakanlığının Türkiye’ye yönelik suçlamaları reddedildi. Açıklamada İsrail’in bu iddialarla Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü hedef alan saldırılarını meşrulaştırmaya çalıştığı belirtildi ve Türkiye’nin Suriye hükümetiyle meşru zemindeki iş birliğini sürdüreceği vurgulandı.
Transit Haber, Abu al-Duhur saldırısını Türkiye sınırına 70 kilometre mesafedeki üs başlığıyla aktarmıştı. Saldırı sonrasında gündeme gelen askerî iletişim ihtiyacı Türkiye-İsrail çatışmasızlık mekanizması dosyasında; İsrail’de Türkiye’ye karşı yükselen güvenlik söylemi ise Mekke Savunma Anlaşması sonrası tepkiler haberinde işlendi.
Kaynaklar
- Jerusalem Post — David M. Weinberg, 22 Ağustos 2026
- Reuters — Abu al-Duhur saldırısı ve Türkiye’nin yanıtı
- Associated Press — Abu al-Duhur saldırısının ayrıntıları
- Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı — İsrail’in Suriye saldırılarına ilişkin açıklama
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.