Foreign Policy: Mekke Anlaşması iki ayda sınandı, Türkiye ve Pakistan’ın hesabı farklı

Mekke Anlaşması için Foreign Policy iki uzmanla görüştü. Türkiye ve Pakistan’ın Suudi Arabistan’a desteğinde savunma rolü, enerji yolları ve hukuki süreç değerlendirildi.

Haberi dinle Sesli okuma hazır
Yazı boyutu Mobil okuma için
Bu haberde

Mekke Anlaşması, Türkiye ile Pakistan’ın ve Suudi Arabistan’ın ortak savunma düzenini uygulama aşamasına taşımasının ardından dış politika yayınlarının yakın takibinde. Foreign Policy yazarı Rishi Iyengar’ın 8 Ekim 2026 tarihli değerlendirmesinde, anlaşmanın iki ay içinde sınanması, Suudi Arabistan’ın Yemen kaynaklı saldırılara karşı destek arayışı ve Pakistan ile Türkiye’nin farklı çıkarları ele alındı. Washington Institute araştırmacısı April Longley Alley ve danışman Uzair Younus’un yazıya verdiği görüşler, üç ülkenin kararlarını ayrı açılardan değerlendiriyor.

Mekke Anlaşması kapsamında somut karar 5 Ekim’de Riyad’da alındı. Türkiye ile Pakistan’ın ve Suudi Arabistan’ın ortak bildirisinde üzerinde uzlaşılan askerî kuvvet ve kabiliyetlerin ülkeye süratle konuşlandırılması için gerekli tedbirlerin uygulanacağı belirtildi. Uygulamanın onaylanan düzenlemeler ve tarafların ulusal mevzuatları çerçevesinde yürütüleceği de karara yazıldı. Böylece devletlerin üzerinde mutabık kaldığı yükümlülük ile bir yorumcunun bu yükümlülüğe ilişkin öngörüsü ayrı belgelerde takip edilebiliyor.

Mekke Anlaşması iki ay sonra neden gündemde?

Foreign Policy’ye konuşan April Longley Alley, üç ülkenin ortak savunma mekanizmasının daha kuruluş aşamasında ciddi bir sınamayla karşılaştığını söyledi. Alley’e göre müttefikler, kurumların çalışma esasları henüz yeni şekillenirken Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların yol açtığı güvenlik baskısını yönetmek durumunda kaldı. Araştırmacı, Husilerin Suudi Arabistan için ilk Yemen savaşı yıllarına kıyasla daha güçlü bir tehdit oluşturduğunu savundu. Alley bu görüşünü Yemen sahasındaki çatışmalara ilişkin geçmiş deneyimine dayandırdı.

5 Ekim bildirisi Mekke ve Medine’nin hedef alınması girişimlerini, Suudi şehirlerine ve sivil ile ekonomik tesislere yönelen saldırıları kınadı. Taraflar Suudi Arabistan’ın güvenliğini ortak güvenlik meselesi olarak tanımladı. Pakistanlı emekli Korgeneral Nauman Mahmud’un üç yıllığına ittifakın ilk genel sekreteri olarak atanması da aynı metinde yer aldı. Ağustos sonunda İstanbul’da kararlaştırılan sekretarya düzeni bu atamayla somut görevlendirmeye dönüştü.

Türkiye’nin Mekke Anlaşması kapsamında açıklanan tutumu

Reuters’ın 8 Ekim’de aktardığı açıklamasında Hakan Fidan Türkiye’nin Suudi Arabistan’a hangi alanlarda yardımcı olabileceği üzerinde çalışıldığını belirtti. Açıklamaya göre hava savunması seçenekleri değerlendiriliyordu. Fidan, Yemen’e yönelik saldırı operasyonlarında Türkiye’nin yer almasının öngörülmediğini söyledi. Foreign Policy, Türkiye’nin destek arayışını Fidan’ın açıkladığı hava savunması seçenekleri üzerinden değerlendirdi.

Türkiye’nin üçlü mutabakattaki rolüne ilişkin hukuki gündem de sürüyor. Fidan, anlaşma metninin TBMM’ye sunulmasına yönelik çalışmaların tamamlandığını açıkladı. 5 Ekim ortak bildirisindeki ulusal mevzuat koşulu, uygulama sürecinde her tarafın kendi hukukî işlemlerinin önem taşıyor. Fidan’ın savunma desteği açıklamalarıyla ilgili önceki Transit Haber haberinde Türkiye’nin saldırı operasyonlarına katılmama yönündeki açıklaması ve Meclis süreci ayrıntılandırılmıştı.

Uzair Younus Pakistan’ın ekonomik ve güvenlik hesaplarını anlattı

Foreign Policy’ye konuşan Asia Group ortağı Uzair Younus, Pakistan açısından Babülmendep Boğazı’nın petrol taşımacılığındaki rolünü öne çıkardı. Younus’a göre Yemen kaynaklı saldırılar Pakistan’ın enerji tedarik yollarında ekonomik ve siyasi baskı doğurabilecek bir sorun oluşturuyor. Danışman ayrıca Suudi Arabistan ile savunma iş birliğinin, gelecekte Hindistan’la yaşanabilecek bir kriz bağlamında Riyad’ın desteğini korumakla ilişkilendirildiğini belirtti. Younus, ikinci gerekçenin genel hesap içinde daha sınırlı bir payı olduğunu vurguladı.

Younus, İslamabad’daki görüşmelerine dayandırdığı anlatımında Pakistan’ın Suudi Arabistan’a havadan desteği, deniz kuvvetlerinin katkısını ve kara desteğini ittifakın etkinleştirilmesinden önce de artırdığını ifade etti. Younus bu bilgiyi İslamabad’da görüştüğü kişilere dayandırdı. Pakistan hükümetinin kamuya açık resmî kararında kuvvetlerin türüne, sayısına veya sevk yerlerine ilişkin ayrıntı verilmedi. Pakistan’ın Suudi Arabistan’a savunma desteğini ele alan önceki haberimiz ise sevkiyatın iç siyaset boyutunu ele aldı.

Pakistan savaş uçağı iddiasına nasıl yanıt verdi?

Foreign Policy yazısında Pakistan savaş uçaklarının Husilere karşı kullanıldığı iddiasına da yer verildi. New York Times’ın adını açıklamadığı Pakistanlı bir askerî yetkiliye dayandırdığı iddiayı Pakistan hükümeti yalanladı. Pakistan’ın yalanlaması ile New York Times’ın kaynak aktarması iki farklı beyan olarak kamuoyuna yansıdı.

Mekke Anlaşması çerçevesinde Pakistan’ın kurumsal görevi, emekli Korgeneral Nauman Mahmud’un genel sekreterliğe atanmasıyla birlikte genişledi. Mekke Anlaşması’nın üçlü yapısına ilişkin mevcut Transit Haber içeriğinde ülkelerin ortak savunma yaklaşımı ve toplantı süreci yer alıyor. 5 Ekim kararıysa askerî kapasite ve kuvvet konuşlandırılmasına ilişkin uygulama aşamasına geçilmesini düzenliyor.

Foreign Policy araştırmacısı Türkiye ve Pakistan için ne öngörüyor?

April Longley Alley, hem Ankara’nın hem de İslamabad’ın kamuoyuna yönelik açıklamalarında savunma amaçlı desteği öne çıkarmaya devam edeceğini öngördü. Üç ülkenin resmî bildirisi ise saldırılara karşı caydırıcılık ve ortak savunma yükümlülüklerinin hayata geçirilmesini kayıt altına alıyor. Yazar Rishi Iyengar, Suudi Arabistan’a verilen desteğin niteliği ve ülkelerin kurumsal hazırlığı arasındaki ilişkiyi haberinin temel sorularından biri olarak ele aldı.

Foreign Policy’nin 8 Ekim tarihli haberinde ayrıca Türkiye’nin Meclis onayı süreci ile Pakistan’ın ayrı ikili savunma ilişkileri karşılaştırılıyor. Türkiye açısından Meclis süreci ve resmî açıklanan destek seçenekleri; Pakistan açısından enerji yolları, Suudi Arabistan’la ilişkiler ve askerî kuvvetler öne çıkıyor. Bu iki farklı gerekçe, aynı üçlü ittifakın üyeleri için ayrı ulusal politika gündemleri oluşturuyor.

Kaynaklar

Bu haberi yapay zekaya sor

Kritik vize ve seyahat gelişmelerini kaçırmayın

WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.

Bu içerikten yararlanabilirsiniz

Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.

Yorum yapın

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Yorum kaydına e-posta, website, IP adresi veya tarayıcı bilgisi eklenmez. Görünen ad alanında takma ad kullanabilirsiniz; yorumunuza kişisel veya özel nitelikli bilgi yazmayın. KVKK Aydınlatma Metni

Haberi paylaş

Sıradaki haber

Pakistan Suudi Arabistan’a asker gönderiyor: Mecliste oylama yapılmadı

Haber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.