Erdoğan ‘kalksın’ dedi, Kremlin karşı çıktı

Video açılmıyorsa YouTube’da izle

Erdoğan ‘kalksın’ dedi, Kremlin karşı çıktı

2 görüntülenme 00:29

BM Güvenlik Konseyi veto hakkı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın reform çağrısının ardından Türkiye ile Rusya’nın farklı önerileriyle gündeme geldi. Erdoğan, veto ayrıcalığının ve daimi üyelik kurumunun kaldırılmasını istedi. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov ise konseyin genişletilmesini desteklediklerini, ancak daimi üyelik sistemiyle veto yetkisinin devam etmesi gerektiğini açıkladı.

Erdoğan, 22 Eylül 2026’da Bloomberg için kaleme aldığı makalede Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin yapısının değiştirilmesini önerdi. Cumhurbaşkanına göre yeni modelde konsey üyeleri Genel Kurul tarafından belirli dönemler için seçilecek. Görev süresi sona eren ve üyeliğini sürdürmek isteyen devletler yeniden seçimde destek arayacak. Erdoğan, kararların beş daimi üyenin veto yetkisine bağlı kalmasına karşı çıktı ve yeni ayrıcalıklı üyeler eklenmesinin kendi önerdiği dönüşümle aynı olmadığını belirtti.

Aynı gün Kremlin’den gelen açıklama ise farklı bir reform çerçevesi ortaya koydu. Peskov, Rusya’nın Güvenlik Konseyinde daha geniş bir coğrafi temsil istediğini söyledi. Moskova, daimi üye sayısının artırılmasına açık olduğunu bildirdi. Bunun yanında mevcut daimi üyelik kurumunun ve veto yetkisinin BM düzeninin önemli parçaları olduğunu savundu. Reuters’ın aktardığı açıklamada yeni daimi üyelerin kimler olacağına ya da genişletilmiş konseyde veto yetkisinin nasıl dağıtılacağına ilişkin kesin bir liste verilmedi.

Bugünkü Güvenlik Konseyi on beş üyeden oluşuyor. Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Fransa, Birleşik Krallık ve Rusya daimi üye statüsünde. Kalan on üye Genel Kurul tarafından iki yıllığına seçiliyor. Esasa ilişkin kararların kabul edilebilmesi için en az dokuz olumlu oy gerekiyor. Daimi üyelerden birinin olumsuz oyu kararın geçmesini engelleyebiliyor. Daimi üyenin çekimser kalması ise gerekli oy sayısına ulaşılmışsa kararı tek başına durdurmuyor.

Erdoğan, 22 Eylül’de BM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada da örgütün karar alma yapısının değişmesini istedi. Cumhurbaşkanı, beş daimi üyenin yetkilerini eleştirdi ve Genel Kurulun rolünün güçlendirilmesi çağrısını yineledi. Türkiye’nin önerisi bütün üyelerin dönemsel olarak seçilmesine dayanıyor. Rusya’nın kamuoyuna açıkladığı yaklaşım ise temsilin genişletilmesiyle birlikte mevcut daimi üyelik ve veto düzeninin korunmasını içeriyor.

Erdoğan’ın makalesinde reform önerisi yalnız veto yetkisiyle sınırlı kalmadı. Genel Kurulun seçim ve yeniden seçim üzerindeki etkisinin artırılması da önerinin parçasıydı. Cumhurbaşkanı, temsilde farklı coğrafyaların daha fazla yer bulmasını istedi. Kremlin ise konseyin genişletilmesini kabul edebileceğini belirtirken mevcut beş daimi üyenin yetkileri konusunda kendi yaklaşımını korudu. İki ülkenin açıklamalarındaki ayrım, yeni üyelerin eklenmesinden çok veto kurumunun geleceği konusunda belirginleşti.

İki açıklama aynı reform tartışmasının farklı yanıtlarını oluşturuyor. Erdoğan veto yetkisinin tümüyle kaldırılmasını talep ederken Peskov bu yetkinin sürmesini savundu. Her iki tarafın kamuya açıkladığı öneriler, 22 Eylül itibarıyla resmî bir BM reform kararı anlamına gelmiyor. BM Şartı’ndaki üyelik ve oylama hükümlerinin değiştirilmesi, örgütün kendi usullerine göre yürütülecek ayrı bir süreç gerektiriyor.