Gazze için radikal adımlar atılması bekleniyor
Gazze Barış Planı için Türkiye dahil sekiz ülkenin yayımladığı ortak açıklama, İsrail’in ikinci aşama yol haritasını reddetmesinin ardından diplomatik baskıyı artırdı. Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail’in hem yol haritasına hem de Filistin Devleti’nin tanınmasına karşı tutumunu kınadı. Açıklamada sürecin engellenmesinden doğacak sonuçların sorumluluğu doğrudan İsrail’e yüklendi.
Ortak metin, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın üç gün önce yaptığı “radikal adımlar” uyarısından sonra geldi. Fidan, Mısır’daki basın toplantısında Filistin tarafının ikinci aşamaya ilişkin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, İsrail’in ilerlememesi halinde Türkiye, Mısır ve Katar’ın yeni kararlar almak zorunda kalabileceğini söyledi. ABD’den de İsrail üzerinde baskı kurmasını beklediklerini açıkladı.
İkinci aşama için hazırlanan yol haritası, silahların kademeli biçimde devre dışı bırakılması ile İsrail güçlerinin Gazze’den aşamalı çekilmesini birbirine bağlıyor. Plan aynı zamanda Uluslararası İstikrar Gücünün konuşlandırılmasını, Gazze’de idari yetkinin Filistinli bir yapıya geçmesini ve yeniden inşa sürecinin başlamasını öngörüyor. Sekiz ülke, İsrail’in bu yol haritasını reddetmesinin çatışmayı sona erdirme çabalarını doğrudan zedelediğini belirtti.
Filistin Devleti başlığı da açıklamanın merkezinde yer aldı. Bakanlar, 1967 sınırları temelinde ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti’ni öngören iki devletli çözümü yeniden destekledi. Filistinlilerin kendi kaderini tayin ve devlet kurma hakkını ortadan kaldıracak tek taraflı adımlara karşı olduklarını bildirdiler.
Ortak açıklamada yalnız kınama yoktu. ABD’den sürece aktif biçimde dahil olmaya devam etmesi ve İsrail’in yol haritasındaki yükümlülüklere uymasını sağlaması istendi. Barış Kuruluna da uygulamanın bütünlüğünü koruyacak somut tedbirler alma çağrısı yapıldı. Böylece sekiz ülke, diplomatik baskının doğrudan Washington ve Barış Kurulu üzerinden artırılmasını talep etti.
Aynı gün Kahire’de görüşme trafiği de sürdü. Trump’ın temsilcileri Jared Kushner ve Nickolay Mladenov, Mısırlı, Katarlı ve Türk arabulucularla temas kurdu. Hamas yetkililerinin de bazı toplantılara katıldığı bildirildi. Diplomasi devam ederken Gazze’de İsrail saldırıları da sürdü ve sahadaki çatışma ikinci aşamaya geçiş tartışmasının önündeki ana engel olmaya devam etti.
Şimdi gözler özellikle Türkiye, Mısır ve Katar’da. Fidan’ın sözünü ettiği “radikal adımların” ne olduğu henüz açıklanmadı. Yeni bir ortak diplomatik girişim, arabuluculuk formatında değişiklik veya İsrail’e yönelik daha sert siyasi tedbirler gündeme gelebilir. Gazze Barış Planı açısından bundan sonraki belirleyici gelişme, İsrail’in yol haritasına dönüp dönmeyeceği ve arabulucu ülkelerin baskıyı hangi araçlarla artıracağı olacak.
Sekiz ülkenin ortak tutumu, Gazze diplomasisinin yalnız ateşkes görüşmeleriyle sınırlı kalmadığını da gösteriyor. Filistin Devleti’nin tanınması, İsrail güçlerinin çekilme takvimi ve Gazze’nin savaş sonrası yönetimi aynı müzakere paketinin parçaları haline geldi. Bu başlıklardan birinde yaşanacak tıkanma, ikinci aşamanın tamamını geciktirebilir.
