Husiler gerçekten Mekke’yi hedef aldı mı?
Husiler Mekke İHA saldırısı tartışması, Suudi Arabistan’ın Mekke’nin güneyinde bir insansız hava aracını düşürdüğünü açıklamasının ardından başladı. Riyad’a göre araç Husilere aitti ve kutsal kentin yasak hava sahasına ulaşmadan imha edildi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı da 16 Eylül’de yayımladığı açıklamada, Mekke’yi hedef aldığı belirtilen saldırıyı kınadı ve Suudi Arabistan’ın güvenliğine desteğini yineledi.
Ancak hedefin gerçekten Mekke olup olmadığı konusunda tarafların anlatımı aynı değil. Suudi koalisyonu saldırının Mekke’ye yöneldiğini söylerken Husiler, Mekke’yi veya başka bir dinî mekânı hedef aldıkları iddiasını reddetti. Kamuoyuna İHA’nın tam uçuş rotasını, hedef koordinatını veya bağımsız teknik incelemesini gösteren bir veri sunulmuş değil. “Mekke kesin olarak hedef alındı” ifadesi, şu aşamada Suudi makamlarının değerlendirmesi olarak aktarılmalı.
Türkiye’nin açıklaması bu ayrımı ortadan kaldırmıyor. Ankara, Suudi Arabistan’ın bildirdiği olayı esas alarak saldırıyı kınadı, egemenlik ve toprak bütünlüğüne desteğini vurguladı ve bölgesel gerilimi artıracak eylemlerin sona ermesini istedi. Açıklamada Türkiye’nin saldırıya askerî karşılık vereceği veya herhangi bir operasyona katılacağı yönünde karar bulunmuyor. Olayın bir başka boyutu Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması. Anlaşma, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının ortak savunma açısından değerlendirilmesini öngörüyor. Buna rağmen Mekke yakınındaki İHA olayı sonrasında Türkiye veya Pakistan’ın ortak askerî harekâta katılacağına ilişkin resmî bir karar açıklanmadı.
Pakistan tarafı da anlaşmayı savunma ve caydırıcılık çerçevesinde tanımlıyor. Kamuya açık metinlerde hangi olayda hangi kuvvetin otomatik biçimde devreye gireceğini belirleyen ayrıntılı bir operasyon formülü yer almıyor. Anlaşmanın varlığı, her saldırının otomatik olarak üçlü askerî müdahale doğurduğu anlamına gelmiyor.
Şu anda doğrulanabilen tablo sınırlı. Suudi Arabistan bir Husi İHA’sını Mekke’nin güneyinde düşürdüğünü ve hedefin Mekke olduğunu açıkladı. Husiler bu hedefleme iddiasını reddetti. Türkiye saldırıyı kınadı ve Riyad’la dayanışma mesajı verdi. Üçlü savunma anlaşması kapsamında ortak askerî operasyon kararı ise kamuya açıklanmış değil. Bu yüzden videodaki temel soru açık kalıyor: İHA gerçekten Mekke’yi mi hedefliyordu? Riyad “evet” diyor, Husiler “hayır” diyor. Bağımsız uçuş rotası veya hedefleme verisi yayımlanmadığı sürece iki anlatım arasındaki fark devam edecek.
Olayın bölgesel önemi de buradan geliyor. Mekke gibi kutsal ve yoğun güvenlik önlemleriyle korunan bir alanın adının saldırı iddiasında geçmesi, diplomatik tepkiyi sıradan bir sınır ihlali haberinden daha hassas hale getiriyor. Ancak hassasiyetin yüksek olması, teknik kanıt ihtiyacını ortadan kaldırmıyor. Hedefleme tartışmasında resmî açıklama ile bağımsız doğrulama aynı şey değil.
