Türkiye’deki Schengen vizesi krizinin arkasında Trump ve Netanyahu mu var?

Video açılmıyorsa YouTube’da izle

Türkiye’deki Schengen vizesi krizinin arkasında Trump ve Netanyahu mu var?

10 görüntülenme 00:21

İran savaşı Schengen vizesi başvurularında Türkiye’nin rolünü büyüttü. Transit Haber’in 29 Schengen ülkesinin resmî kanallarını taradığı araştırmada Danimarka, Avusturya ve İtalya’nın İran vatandaşları için Türkiye üzerinden genel vize yolu açtığı; Çekya’nın belirli aile dosyalarını, Macaristan’ın ise İran ve Irak vatandaşlarının D tipi öğrenci başvurularını Türkiye’de kabul ettiği görüldü.

Türkiye’deki Schengen krizinin yalnız yerel başvuru yoğunluğundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı da yeniden tartışılıyor. Savaş 28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik geniş çaplı saldırılarıyla başladı. Sonraki haftalarda Tahran’daki diplomatik temsilciliklerin çalışma düzenleri değişti, bazı ülkeler vize işlemlerini başka merkezlere kaydırdı ve Türkiye bu yeni bölgesel trafik içinde önemli başvuru noktalarından biri haline geldi.

Danimarka örneği en açık dosyalardan biri. İran’daki VFS merkezinin kapanmasının ardından İran vatandaşlarının Türkiye’de randevusuz başvuru yapabilmesine izin verildi. Ancak önemli bir tarih sırası var: Ankara’daki Danimarka vize kuyruğu bu uygulamadan önce başlamıştı. İranlı dosyaları mevcut sıkışıklığa ek yük getirmiş olabilir, fakat kuyruğun tek nedeni olduklarını söylemek mümkün değil.

Avusturya Tahran için İstanbul’da geçici konsolosluk hizmeti kurdu. İtalya, İran vatandaşlarına ulaşabildikleri ve yasal olarak kalabildikleri başka ülkelerdeki temsilciliklerden başvuru yolu açtı. İran vatandaşlarının Türkiye’ye kısa süreli vizesiz girebilmesi Türkiye’yi doğal seçeneklerden biri yaptı. Çekya belirli aile üyesi dosyalarını Ankara ve İstanbul’a kabul ederken Macaristan da D tipi öğrenci başvurularında görev alanını genişletti.

Norveç örneğinde ise sistem daha eski: İran’dan fiziksel olarak teslim edilen bazı vize dosyalarının karar süreci Ankara’da yürütülüyor. Norveç örneği, Türkiye’deki konsolosluk kapasitesinin yalnız Türk başvuru sahipleri için kullanılmadığını ortaya koyuyor.

En önemli nokta şu: Ek bölgesel dosya yükünün varlığı artık resmî duyurularla doğrulanabiliyor, fakat bunun Türk vatandaşlarının bekleme süresine kaç gün eklediğini gösteren resmî bir istatistik yok. Dolayısıyla “Trump ve Netanyahu yüzünden Schengen vizesi gecikiyor” gibi kesin bir sonuç kurmak doğru olmaz. Belgeli olan gerçek, İran savaşından sonra bazı Avrupa ülkelerinin Türkiye’deki konsolosluk sistemlerine yeni dosya akışı başlatmış olması.

Ek dosyaların etkisini ölçmeyi zorlaştıran unsurlardan biri de her ülkenin konsolosluk yapısının farklı olması. Randevu altyapısı, belge kabulü, yazışma, biyometri ve genel konsolosluk kapasitesi aynı temsilcilik çatısı altında paylaşılıyor. Dolayısıyla yeni dosya akışı iş yükünü artırabilir, fakat gecikmenin tam payını ayırmak için temsilciliklerin başvuru sayısı ve işlem süresi verilerini yayımlaması gerekir.

Araştırmanın vardığı temel sonuç komplo iddiası değil, savaşın konsolosluk trafiğini coğrafi olarak değiştirmiş olması. Türkiye, İran’dan çıkabilen başvuru sahipleri için hem ulaşılabilir hem de çok sayıda Avrupa temsilciliğinin bulunduğu bir merkez olduğu için doğal biçimde bu yükün bir bölümünü üstleniyor.

Schengen gününüzü kontrol edin

Geçmiş giriş ve çıkış tarihlerinizi girerek 90/180 gün kuralına göre kalan seyahat hakkınızı hesaplayın.

90/180 Gün Hesaplayıcıyı Aç