Mısır’ın Mekke Anlaşması’na imza atmama nedeniyle ilgili çok konuşulacak iddia!

Mısır ve Mekke Anlaşması tartışması yeni bir iddiayla büyüdü. Kahire ilk imzada Üçlü Savunma Paktı’nın dışında kalırken Ankara kapıyı açık tuttu; Middle East Eye ise üç Suudi kaynağa dayanarak Riyad’ın Mısır’ın üyeliğine karşı çıktığını öne sürdü. Önceki haberlerde Kahire’nin İsrail, ABD ve BAE dengeleri nedeniyle temkinli davrandığı anlatılıyordu.

Haberi dinle Sesli okuma hazır
Bu haberde
Yazı boyutu Mobil okuma için

Mısır ve Mekke Anlaşması tartışmasının düğüm noktası, Kahire’nin 7 Ağustos’taki imzada neden yer almadığı. Kahire, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın aylardır birlikte yürüttüğü bölgesel temasların içindeydi. Buna rağmen 7 Ağustos’ta Mekke’de imzalanan savunma anlaşmasının altında Kahire’nin imzası yoktu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, imzanın ertesi günü Mısır’ı doğal ortak olarak tanımladı ve birkaç teknik konu çözüldüğünde Kahire’nin de yapıya katılmasını beklediğini söyledi.

Aradan birkaç gün geçince tablo daha karışık hale geldi. Kullanıcının işaret ettiği Mepa News haberi, Middle East Eye ve Mısır merkezli Mada Masr’ın kaynaklarına dayanarak Kahire’nin bu aşamada bağlayıcı savunma anlaşmasına girmeye hazır olmadığını aktardı. 12 Ağustos’a gelindiğinde Middle East Eye bu kez üç Suudi kaynağa dayanarak Suudi Arabistan’ın Mısır’ın anlaşmaya dahil edilmesine karşı çıktığını yazdı. Yeni haber, ilk günlerdeki “Mısır geri durdu” anlatısına Riyad’ın kendi itirazını eklediği için neden tartışmayı da değiştirdi.

Mısır imzada yoktu, ama masadan hiç kalkmadı

İlk imzada Mısır’ın yer almaması sürpriz sayıldı çünkü dört ülke daha önce R4 adı verilen bir istişare mekanizmasında birlikte çalışıyordu. Reuters’ın 8 Ağustos haberine göre Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısır son aylarda İran savaşı başta olmak üzere bölgesel krizleri aynı dörtlü platformda görüşüyordu. Fidan da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üç ülkeyle sınırlı kalmak istemediğini, Mısır’ın olası yeni üyeler arasında bulunduğunu açıkladı.

Dörtlü temasların geçmişi imza gününden daha eski. Al Jazeera Centre for Studies, dışişleri bakanlarının 19 Mart’ta Riyad’da bir araya gelerek ortak bir güvenlik çerçevesi üzerinde konuştuğunu yazdı. Araştırma merkezinin analizinde Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır arasındaki yakınlaşmanın kalıcı bir ittifaka dönüşmesinin önünde ülkelerin farklı tehdit algıları ve bölgesel öncelikleri olduğunu yazdı.

Mısır ve Mekke anlaşması : İlk anlatı Kahire’nin çekincelerine dayanıyordu

Middle East Eye’ın ilk haberine konuşan Türk kaynaklar, Ankara’nın Mısır’ı anlaşmaya dahil etmek için uğraştığını ancak Kahire hazır olmayınca üç ülkenin imzaya gittiğini anlattı.

Aynı haberde adı açıklanmayan bir Türk kaynak, Mısır’ın İsrail ile ilişkisini ve bölgedeki diğer ortaklıklarını zorlayacak bir pozisyona girmek istemediğini savundu. Mada Masr’ın aktardığı Mısırlı kaynaklar da Kahire’nin başka ülkelerin savaşlarında otomatik yükümlülük doğurabilecek bir savunma düzenlemesine mesafeli olduğunu söylediler. Al Jazeera’ya konuşan Chatham House uzmanları da Mısır’ın ABD ile askerî yardım ilişkisini, İsrail’le barış anlaşmasını ve kendi askerî karar serbestisini koruyacak bir metin isteyeceği görüşünde.

Yeni iddia Riyad’ı işaret etti

Bu anlatıya 11 Ağustos gecesi yeni bir iddia eklendi. Middle East Eye’ın üç Suudi kaynağa dayandırdığı habere göre Riyad, Ankara’nın Mısır’ı anlaşmaya katma girişimine sıcak bakmadı. Kaynaklardan biri, Kahire’nin kendi isteğiyle geri çekildiği yorumunu reddetti ve Suudi tarafının Mısır’ın güvenilir bir savunma ortağı olup olmadığı konusunda ciddi şüphe taşıdığını ileri sürdü.

Haberde Suudi kaynakların özellikle Yemen dosyasını hatırlattığı görülüyor. Riyad’ın uzun süren Husi savaşında Mısır’ın askerî katkısını yetersiz ve güvenilmez bulduğu iddia edildi. Kaynaklar ayrıca Kahire’nin son yıllarda Birleşik Arap Emirlikleri ile yakınlığının da Suudi hesaplarında etkili olduğunu savundu. Bu iddialar Suudi hükümeti veya Mısır yönetimi tarafından resmen doğrulanmış değil.

Suudi Arabistan ile Mısır arasında eski hesaplar da var

Riyad ile Kahire uzun yıllardır yakın ortaklar olsa da ilişkileri her dosyada aynı çizgide ilerlemedi. Yemen savaşı, Kızıldeniz güvenliği, Tiran ve Sanafir adaları, ekonomik destek ve BAE ile rekabet iki başkent arasında dönem dönem gerilim yarattı. Bu geçmiş, yeni savunma paktındaki tereddüdün tek bir İsrail veya İran başlığıyla açıklanmasını zorlaştırıyor.

Mekke anlaşmasının kendisi de ağır bir taahhüt içeriyor. Üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırının tamamına yapılmış sayılması öngörülüyor. Transit Haber’in anlaşmanın açıkta kalan sorularını incelediği dosyada yardımın hangi durumda hangi askerî seviyeye çıkacağına ilişkin ayrıntıların kamuya açıklanmadığına dikkat çekilmişti. Bu belirsizlik, Mısır gibi çok sayıda farklı güvenlik ilişkisini aynı anda yürüten bir ülke için üyelik kararını daha hassas hale getiriyor.

Fidan hâlâ Mısır’ın katılmasını bekliyor

Ankara cephesindeki resmî çizgi değişmiş değil. Bakan Fidan, Mekke Anlaşması’nı NATO’nun 5. maddesindeki kolektif savunma mantığına teknik olarak benzetirken yapının genişlemesini de açık hedef olarak anlattı. Al Jazeera’nın 9 Ağustos tarihli dosyasında Mısır, imzacı ülkelerden bir yetkilinin adını açıkça verdiği tek yeni üyelik adayı olarak gösterildi.

Katılım gerçekleşirse ittifakın siyasi ve askerî ağırlığı belirgin biçimde artacak. Mısır; büyük ordusu, Süveyş Kanalı, Kızıldeniz kıyıları ve Arap dünyasındaki diplomatik ağırlığı nedeniyle üçlü yapı için sıradan bir genişleme adayı değil. Transit Haber’in İsrail’deki tepkileri incelediği haberde de Suudi Arabistan’ın yeni güvenlik ekseninin bölgedeki normalleşme hesaplarına etkisi tartışılmıştı.

Kahire’den resmî açıklama gelmedi

Açık kaynak taramasında 12 Ağustos 2026 sabahı itibarıyla Mısır yönetiminin “şu nedenle imzalamadık” diye yayımladığı resmî bir açıklamaya rastlanmıyor. Alhurra’nın 8 Ağustos’taki haberinde Kahire’nin anlaşma konusunda henüz resmî açıklama yapmadığını kaydetmişti. İsrail baskısı, BAE dengesi, Suudi itirazı ve askerî yükümlülükler şu aşamada farklı kaynakların ortaya koyduğu perde arkası anlatıları; bunların hiçbiri Kahire’nin resmî gerekçesi olarak açıklanmış değil.

Kesin olan iki nokta var: Mısır, anlaşmanın ilk imzacısı olmadı ve Türkiye Mısır’ın daha sonra katılmasını istiyor. Bundan sonrası, tarafların “teknik meseleler” diye tanımladığı başlıkların çözülüp çözülmeyeceğine ve Riyad ile Kahire arasındaki siyasi hesabın nasıl sonuçlanacağına bağlı. Yeni paktın ilk Husi saldırısından sonra nasıl işleyeceğine ilişkin belirsizlikler de üyelik tartışmasının yalnız diplomatik olmadığını, doğrudan askerî bir yük taşıdığını hatırlatıyor.

Kaynaklar

Bu haberi yapay zekaya sor

Kritik vize ve seyahat gelişmelerini kaçırmayın

WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.

Schengen 90/180 gün hesabıHesaplayıcıyı Aç
Bu içerikten yararlanabilirsiniz

Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.

Yorum yapın

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Yorum kaydına e-posta, website, IP adresi veya tarayıcı bilgisi eklenmez. Görünen ad alanında takma ad kullanabilirsiniz; yorumunuza kişisel veya özel nitelikli bilgi yazmayın. KVKK Aydınlatma Metni

Haberi paylaş