Birine saldırı üçünü de bağlayacak ama NATO gibi çalışmayacak

Mekke Anlaşması İslami NATO tartışmasını büyüttü. Ortak savunma maddesi NATO’nun 5. maddesine benziyor ancak her saldırıda otomatik ve aynı askerî karşılığı zorunlu kılan bir mekanizma yok; Erdoğan ise anlaşmanın başka ülkelere de açık olduğunu söylüyor.

Haberi dinle Sesli okuma hazır
Yazı boyutu Mobil okuma için
Bu haberde

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın 7 Ağustos’ta imzaladığı Mekke Anlaşması daha ilk haftasında ‘İslami NATO’ tartışmasının merkezine yerleşti. Middle East Council on Global Affairs’ta 12 Ağustos’ta yayımlanan Ali Bakir imzalı analiz, bu tanımın anlaşmanın bugünkü yapısından daha ileri gösterdiğini savunuyor. Analizin temel gerekçesi, ortak savunma maddesinin NATO’nun 5. maddesine benzemesine rağmen aynı kurumsal, stratejik ve operasyonel yapının henüz bulunmaması.

Bir ülkeye saldırı olduğunda ne olacak?

Anlaşmanın en sert maddesi açık: taraflardan birine yönelik silahlı saldırı üç ülkeye yapılmış sayılacak. Reuters’ın 8 Ağustos’ta Hakan Fidan’ın açıklamalarına dayanan haberine göre Fidan bu hükmün teknik açıdan NATO’nun 5. maddesiyle aynı mantığa dayandığını söyledi. Ancak desteğin derecesi, biçimi ve yöntemi saldırı sonrasında tarafların yapacağı istişarelerle belirlenecek.

Bu nokta ‘otomatik savaş’ yorumunu sınırlıyor. Middle East Council analizinde de kolektif dayanışmanın, her saldırının ölçeği ve şartları ne olursa olsun, üç ülkenin aynı askerî karşılığı vermesi anlamına gelmediği vurgulanıyor. Yani pakt saldırıya ortak siyasi ve güvenlik tepkisi sözü veriyor; kamuya açıklanan çerçevede her olay için önceden yazılmış tek tip askerî cevap bulunmuyor.

Neden NATO ile aynı yapı sayılmıyor?

NATO, 32 üyeli, onlarca yılda kurulmuş müşterek komuta, sürekli askerî planlama, ortak standartlar ve yerleşik siyasi karar mekanizmalarına sahip bir ittifak. Mekke Anlaşması ise üç ülkeyle başladı. Bakan Fidan, bir bakanlar komitesi kurulacağını ve Suudi Arabistan’da genel sekreterlik oluşturulacağını açıkladı; operasyonel ayrıntıların ilk komite toplantısında kararlaştırılacağını da ekledi.

Ali Bakir’in değerlendirmesi bu fark üzerine kurulmuş. Analize göre Mekke Anlaşması ne ‘Ortadoğu NATO’su’ ne de ‘İslami NATO’. İdeolojik bir ittifak olmadığı, başka bir ittifakla karşı karşıya gelmek üzere kurulmadığı ve NATO ile aynı kurumsal ortamda çalışmadığı savunuluyor. Bu yaklaşım, anlaşmanın önemsiz olduğu anlamına gelmiyor; üç ülke arasında daha hızlı siyasi istişare, savunma sanayisi iş birliği ve kriz koordinasyonu için yeni bir bölgesel çatı oluştuğunu savunuyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Asharq Al-Awsat’a verdiği ve 11 Ağustos’ta yayımlanan söyleşide anlaşmanın yalnız üç ülkeyle sınırlı görülmediğini söyledi. Erdoğan, yapının herhangi bir devleti hedeflemediğini, BM Şartı’nın 51. maddesindeki bireysel ve kolektif meşru müdafaa hakkına dayandığını ve barış ile istikrar isteyen ‘kardeş ülkelerin’ katılımına açık olduğunu ifade etti.

Erdoğan’ın çizdiği tablo kapalı bir askerî bloktan çok genişleyebilecek bir bölgesel güvenlik mekanizması. Fidan da Mısır’ın ileride katılabilecek ülkelerden biri olabileceğini söylemişti. Buna rağmen yeni üyelik için kamuya açıklanmış bir takvim veya üyelik prosedürü bulunmuyor. Genişleme şimdilik siyasi hedef düzeyinde.

Suudi Arabistan neden ‘askerî eksen’ tanımına itiraz ediyor?

Associated Press’in anlaşma sonrasında aktardığı Suudi açıklamasında paktın askerî eksen veya mezhepsel-dinî blok kurma yönelimi taşımadığı özellikle belirtildi. Riyad ayrıca anlaşmanın Körfez, Arap dünyası ve uluslararası ortaklarla mevcut stratejik ilişkilerin yerine geçmediğini duyurdu. Bu açıklama, Türkiye’nin NATO üyeliğinin veya Suudi Arabistan ile Pakistan’ın diğer güvenlik ortaklıklarının yeni anlaşmayla sona ermediğini de destekliyor.

Mekke Anlaşması şimdi hangi aşamada?

Yeni yapının sınırı sahada ortaya çıkacak. Ortak savunma hükmü güçlü, ancak müşterek komuta zinciri, otomatik kuvvet tahsisi, ayrıntılı müdahale planı ve yeni üyelik usulü henüz kamuya açık değil. Middle East Council da kısa vadeli beklentilerin ölçülü tutulması gerektiğini, kurumların ve koordinasyon düzeyinin oluşmasının zaman alacağını belirtiyor.

Anlaşmanın NATO’ya benzetilmesinin nedeni saldırının üç ülkeye birden yapılmış sayılması. Onu NATO’dan ayıran taraf ise bunun ötesindeki askerî mekanizmanın henüz aynı derinliğe ulaşmamış olması. Ankara ve Riyad’ın resmî söylemi de anlaşmayı belirli bir düşmana karşı kurulmuş kapalı bir blok olarak değil, genişlemeye açık kolektif caydırıcılık çerçevesi olarak tanımlıyor. ‘İslami NATO’ ifadesinin gerçek bir kurumsal tanıma dönüşüp dönüşmeyeceğini bundan sonraki komite kararları, ortak tatbikatlar ve ilk güvenlik krizlerinde verilecek karşılık gösterecek.

Transit Haber, Mekke Anlaşması’nın yanıt bekleyen altı sorusunu, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın toplam askerî kapasitesini ve İsrail’de anlaşmaya verilen ilk tepkileri ayrı dosyalarda incelemişti.

Kaynaklar

Bu haberi yapay zekaya sor

Kritik vize ve seyahat gelişmelerini kaçırmayın

WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.

Schengen 90/180 gün hesabıHesaplayıcıyı Aç
Bu içerikten yararlanabilirsiniz

Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.

Yorum yapın

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Yorum kaydına e-posta, website, IP adresi veya tarayıcı bilgisi eklenmez. Görünen ad alanında takma ad kullanabilirsiniz; yorumunuza kişisel veya özel nitelikli bilgi yazmayın. KVKK Aydınlatma Metni

Haberi paylaş