BM’den İsrail’e Suriye uyarısı: Bazı eylemler savaş suçu olabilir
Türkiye İsrail gerilimi, Suriye’deki Abu al-Duhur saldırısı ve Ankara’nın 19 Ağustos açıklamasıyla gündeme geldi. BM Suriye Soruşturma Komisyonu 8 Eylül’de, güney Suriye’de sivillerin gözaltına alınması ve sınırın ötesine götürülmesiyle ilgili bazı eylemlerin savaş suçu oluşturabileceğini bildirdi.

Türkiye İsrail gerilimi sürerken Birleşmiş Milletler Suriye Soruşturma Komisyonu, İsrail’in güney Suriye’deki askerî faaliyetleri hakkında 8 Eylül 2026’da uyarıda bulundu. Komisyon üyesi Fionnuala Ní Aoláin, özellikle sivillerin gözaltına alınması ve İsrail’e götürüldükleri değerlendirilen dosyalar üzerinde durdu. Reuters’ın haberine göre İsrail’in Cenevre’deki diplomatik misyonu komisyonun yaklaşımını reddetti ve kendisine yöneltilen toprak kazanma suçlamasını kabul etmedi.
BM komisyonunun güney Suriye’deki incelemesi
BM Cenevre Ofisinin yayımladığı basın toplantısı kaydında Ní Aoláin, komisyon üyelerinin temmuz ayında Kuneytra ve Dera’ya gittiğini söyledi. Sahada tekrarlanan kara girişleri, devriyeler, baskınlar ve aramalar incelendi. Komisyon, geçici kontrol noktaları ve sabit askerî altyapıdan oluşan bir ağın sivillerin yaşamını etkilediğini bildirdi. Görüşmelerde bölge sakinlerinin yeniden günlük hayatlarını kurmaya çalıştıkları sırada bu askerî faaliyetlerle karşılaştıkları aktarıldı.
Komisyonun belirlediği 49 gözaltı dosyasında iki çocuk bulunuyor. Ní Aoláin, bu kişilerin Suriye topraklarında gözaltına alındığını ve sınırın ötesinde İsrail’e götürüldüklerinin değerlendirildiğini söyledi. Savaş suçu oluşturabileceği yönündeki uyarısını, işgal altındaki topraklardan kişilerin işgalci veya savaşan gücün ülkesine nakledilmesi üzerinden açıkladı. Gazetecilerin sorularında gözaltındakilerin nerede tutulduğu da gündeme geldi. Ní Aoláin, 49 kişinin güncel durumuna ilişkin soruya komisyonun elinde bilgi bulunmadığı yanıtını verdi. Diğer incelemelerin sürdüğünü, sonuçların İnsan Hakları Konseyinin sonraki oturumunda daha kapsamlı biçimde sunulacağını bildirdi. Komisyonun sahadaki incelemesinde evlerin yıkılması, tarım alanlarına erişim ve sivillerin hareketine konulan engeller de yer aldı.
Komisyonun görev süresi Mart 2027’ye uzatıldı
BM’nin komisyona ilişkin görev açıklamasına göre bağımsız soruşturma komisyonu 22 Ağustos 2011’de İnsan Hakları Konseyi tarafından kuruldu. Görevi, Mart 2011’den itibaren Suriye’deki uluslararası insan hakları hukuku ihlali iddialarını araştırmak. Konsey komisyona ihlallerin olgu ve koşullarını belirleme, mümkün olduğunda sorumluları tespit etme görevi de verdi. Yetki süresi son olarak 31 Mart 2027’ye kadar uzatıldı.
İsrail’in BM açıklamasına yanıtı
İsrail’in Cenevre misyonu, Reuters’a verdiği yanıtta Suriye’de toprak elde etmeyi amaçlamadığını savundu. Tampon bölgedeki askerî varlığını geçici olarak tanımladı ve İsrail vatandaşlarını güvenlik tehditlerinden korumayı hedeflediğini bildirdi. Misyon ayrıca BM komisyonunu taraflı davranmakla suçladı. İsrail temsilciliği askerî varlığın gerekçesini kendi vatandaşlarının güvenliği üzerinden açıkladı.
Türkiye İsrail gerilimi: Abu al-Duhur saldırısı
Reuters’ın 18 Ağustos haberine göre İsrail, Suriye’nin kuzeybatısındaki Abu al-Duhur hava üssüne sekiz hava saldırısı düzenledi. Suriye’nin Ekhbariya televizyonu, askerî kaynağa dayanarak pist ve depolama tesislerinin vurulduğunu aktardı. Ayrı bir askerî kaynak ile üs yakınında yaşayan bir sivil can kaybı olmadığını söyledi. Üs, Türkiye sınırının yaklaşık 70 kilometre doğusunda bulunuyor ve 2013’ten beri müstakil askerî hava alanı olarak hizmet vermiyordu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi, Suriye’nin Türk askerlerinin üsse konuşlanmasına izin vererek İsrail ile güvenlik alanındaki mevcut düzeni ihlal etmenin eşiğinde olduğunu ileri sürdü. Açıklamada Şam yönetimine daha önce uyarı iletildiği savunuldu. Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise saldırıların Suriye’nin toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini bildirdi ve uluslararası toplumu İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarına karşı daha kararlı tutum almaya çağırdı.
Ankara 19 Ağustos’ta ne açıkladı?
Anadolu Ajansının aktardığı Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı açıklamasında İsrail Başbakanlığının Türkiye’ye yönelik iddiaları “gayriciddi” olarak nitelendi. Başkanlık, bu iddiaların İsrail’in Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan hava saldırılarını meşrulaştırmayı amaçladığını savundu. Açıklama, Ankara’nın Netanyahu yönetiminin suçlamalarına resmî yanıtı olarak 19 Ağustos’ta yayımlandı.
İletişim Başkanlığı, Netanyahu’nun İsrail’deki seçimler öncesinde bölgede yayılmacı ve istikrarsızlaştırıcı politikalarını sürdürmek istediğini ileri sürdü. Türkiye’nin bölgede kalıcı barıştan yana olduğunu bildirdi. Başkanlık, İsrail Başbakanının uluslararası hukuka saygı göstermesini istedi; Türkiye’nin Suriye hükümetiyle meşru zeminde işbirliğini sürdüreceğini ve Suriye’de huzur, istikrar ve refah için çalışacağını açıkladı.
ABD elçisinin saldırıya ilişkin açıklaması
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, 18 Ağustos’taki açıklamasında Abu al-Duhur saldırısını gereksiz bir tırmanma olarak niteledi. Washington’ın gelişmeden derin kaygı duyduğunu bildirdi ve taraflara askerî olaylar yerine iletişime öncelik verme çağrısı yaptı. Türkiye ile İsrail, Suriye’de kazaları önlemek için 2025’te bir iletişim hattı kurmuştu. Abu al-Duhur saldırısı ile 8 Eylül BM toplantısı arasında 21 gün bulunuyor.
Sınır ötesi nakle ilişkin sözleşme hükmü
Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin 49. maddesi işgal altındaki topraklarda korunan kişilerin bireysel veya toplu zorla naklini ve sınır dışı edilmesini düzenliyor. Hüküm, kişilerin işgalci gücün ülkesine veya başka bir ülkeye zorla götürülmesini yasaklıyor. Aynı maddede nüfusun güvenliği ya da zorunlu askerî nedenlerle tahliye şartları ayrıca tarif ediliyor. Tahliyenin işgal altındaki toprakların dışına yapılmasına, maddi nedenlerle bundan kaçınmanın mümkün olmadığı durumda izin veriliyor. Tahliye edilenlerin bölgedeki çatışmalar sona erdiğinde evlerine geri götürülmesi öngörülüyor. Komisyon üyesinin 8 Eylül açıklamasında üzerinde durduğu eylem, Suriye’de gözaltına alınan kişilerin sınırın ötesine nakledilmesi.
Kaynaklar
- BM Cenevre: 8 Eylül basın toplantısının dökümü
- BM Cenevre: Soruşturma komisyonunun görevi
- Reuters: BM incelemesi ve İsrail’in yanıtı
- Reuters: 18 Ağustos Abu al-Duhur saldırısı
- Anadolu Ajansı: 19 Ağustos Ankara açıklaması
- ICRC: Dördüncü Cenevre Sözleşmesi, 49. madde
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.
Sıradaki haber
Suriye–İsrail görüşmelerinde Türkiye düğümü: İsrail’den Türkiye şartıHaber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.
Haber yükleniyor…
