Türklere ret vermeyi seven Schengen ülkeleri
Avrupa Komisyonu’nun 2024 ve 2025 istatistikleri, Türkiye Schengen vizesi ret kararlarının ülkelere göre nasıl değiştiğini gösterdi. 2025’te en fazla ret yine Almanya’dan gelirken, İtalya, Malta ve Romanya’da ret oranı arttı; Danimarka, Avusturya, Hollanda ve Çekya’da ise ret oranı geriledi.
Türkiye Schengen vizesi ret tablosu 2025 verileri, başvuru sayısındaki artışa rağmen genel oranın neredeyse aynı kaldığını gösterdi. Avrupa Komisyonu istatistiklerine göre Türkiye’den Schengen ülkelerine 1 milyon 268 bin 376 kısa süreli vize başvurusu yapıldı. Dosyaların 1 milyon 72 bin 54’ü onaylandı, 183 bin 196 başvuru olumsuz sonuçlandı. Genel oran yüzde 14,59’a çıktı; 2024’te bu seviye yüzde 14,54’tü.
Almanya, 2025’te de Türkiye’den en fazla ret veren ülke oldu. Almanya’ya yapılan 217 bin 627 başvurunun 46 bin 8’i reddedildi; oran yüzde 21,2’ye yükseldi. Yunanistan 310 bin 920 başvuruyla en yoğun ülke olmasına rağmen yüzde 10,8’de kaldı. Fransa’da oran yüzde 15,5’e çıktı. İtalya’da ise başvuru sayısı düşerken olumsuz kararların payı yüzde 9,5’ten yüzde 14,8’e yükseldi.
En yüksek oranlar daha küçük başvuru hacmine sahip ülkelerde görüldü. Litvanya yüzde 35,5, Malta yüzde 34,9, Estonya yüzde 30,6, Polonya yüzde 29,3 ve İsveç yüzde 26,7 seviyesine ulaştı. Danimarka, Avusturya, Slovenya, Letonya, Çekya ve Hollanda’da ise tablo yumuşadı. Başvuru sahipleri için asıl ölçü düşük oranlı ülke aramak değil; seyahatin ana hedefi, otel, ulaşım, gelir ve dönüş bağını aynı dosyada tutarlı biçimde göstermek.
Yıllık istatistikte “reddedilen” kayıt ile başvuru sahibinin kendi dosyasında gördüğü karar aynı bağlamda okunmalı. Geri çekilen, kabul edilemez bulunan veya başka temsilciliğe yönlendirilen dosyaların sınıflandırması tabloda farklı sütunlarda bulunabilir. Oran hesaplanırken kullanılan payda tanımı sonucu birkaç ondalık puan değiştirebilir. Ülkeler arasında karşılaştırma yapılacaksa aynı yıl, aynı veri seti ve aynı hesap yöntemi kullanılmalı. Küçük başvuru hacminde birkaç yüz karar oranı büyük ölçüde oynatır.
2024’ten 2025’e yükselen oran, bir sonraki başvurunun mutlaka reddedileceğini söylemez. Konsolosluk her dosyayı seyahat amacı, gelir düzeni, masraf planı, konaklama, sigorta ve geri dönüş bağlarıyla inceler. Önceki ret saklanmamalı; yeni formda doğru yanıt verilip gerekçedeki eksik nokta açık kanıtla giderilmeli. İstatistikte düşük oranı bulunan ülkeye sahte ana rota kurmak başvuruyu güçlendirmek yerine güven sorununa yol açabilir. En uzun kalışın ya da gezinin temel amacının bulunduğu ülke yetkilidir. Ret sayısı, ret oranı, randevu erişimi, işlem süresi ve verilen vizenin uzunluğu beş farklı göstergedir; tek tablo hepsini ölçmez. Başvuru kararı kişisel dosya üzerinden kurulmalı, ülke yüzdesi yalnız genel risk bağlamı olarak tutulmalı.
