“Mekke Savunma Paktı devreye girebilir.”
Türkiye Suudi Arabistan Pakistan savunma anlaşması, Suudi Arabistan’ın güneyine yönelik Husi saldırılarından sonra yeniden tartışılmaya başlandı. 8 Eylül’de Abha, Khamis Mushait, Cizan ve Necran çevresindeki hedeflere füze ve dronlarla saldırıldı. Reuters’ın aktardığı Suudi kaynaklara göre 73 kişi yaralandı; hava üssü ile bazı enerji tesisleri de hedefler arasındaydı.
Saldırıların ardından Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, üçlü paktın uygulanmasına ilişkin dikkat çekici bir açıklama yaptı. Asif, saldırıların sürmesi veya Yemen’deki çatışmanın Suudi topraklarına taşınması halinde Mekke Savunma Anlaşması’nın devreye girebileceğini söyledi. Pakistan’ın anlaşmanın şartlarıyla bağlı olduğunu ve ihtiyaç doğarsa yükümlülüklerini yerine getireceğini belirtti.
Bu açıklama, paktın resmen aktive edildiği anlamına gelmiyor. 9 Eylül itibarıyla Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından üçlü mekanizmanın Husi saldırıları nedeniyle işletildiğini duyuran ortak bir karar açıklanmış değildi. Asif’in sözleri, kolektif savunma hükmünün bu tür saldırılarda da gündeme gelebileceğine dair siyasi bir değerlendirme niteliğinde.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı da saldırıları kınadı ve Suudi Arabistan’ın egemenliği ile toprak bütünlüğüne desteğini yineledi. Açıklamada Riyad’ın vatandaşlarını, ülkede yaşayanları ve ulusal varlıklarını korumak için gerekli önlemleri alma hakkının desteklendiği belirtildi.
Üçlü anlaşmanın kamuoyuna açıklanan temel ilkesi, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının üçünün tamamına yapılmış sayılması. Bu hüküm, otomatik olarak belirli bir askerî karşılık verileceği anlamına gelmiyor. Ortak cevabın siyasi destek, istihbarat paylaşımı, hava savunması, lojistik katkı veya doğrudan askerî destekten hangisini içereceği üç ülkenin alacağı karara bağlı. Türkiye bakımından iç hukuk ve asker gönderme usulleri de geçerliliğini koruyor.
Anlaşma 7 Ağustos’ta Mekke’de imzalandı. 31 Ağustos’ta İstanbul’da yapılan ilk Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi toplantısında taraflar işbirliğini kurumsallaştırma yönünde adım attı. Suudi Arabistan’da bir sekretarya kurulması ve siyasi-askerî koordinasyonun düzenli mekanizmalara bağlanması üzerinde çalışılıyor.
Dosyanın dikkat çeken başka bir boyutu Yunanistan’ın Suudi Arabistan’daki Patriot bataryası. Kiryakos Miçotakis’in açıkladığı bilgilere göre Yunan Patriot birliği temmuzdan bu yana Suudi Arabistan’a yönelen dron ve balistik füzeleri dört kez önledi. Böylece Türkiye’nin ortak savunma anlaşması yaptığı Suudi Arabistan’ın hava savunmasına Yunanistan da sahada katkı vermeyi sürdürüyor.
Pakistan’ın nükleer kapasitesi de anlaşma tartışmalarında sık sık anılıyor. Kamuya açıklanan bilgilerde Pakistan’ın nükleer silahlarının Türkiye için otomatik güvence oluşturduğunu belirten açık bir hüküm bulunmuyor. Üçlü Mekke Anlaşması ile Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki daha eski ikili savunma düzenlemeleri aynı belge değil.
Bundan sonraki en somut gelişme, üç ülkenin Husi saldırıları için ortak bir karar açıklayıp açıklamayacağı olacak. Suudi Arabistan’ın anlaşma kapsamında resmî yardım talep etmesi, ortak komiteden bir karar çıkması ya da Türkiye ve Pakistan’dan koordineli destek açıklanması paktın uygulama safhasına geçtiğini ortaya koyacak. Şu an için açıklanan durum, Pakistan Savunma Bakanı’nın “devreye girebilir” değerlendirmesiyle sınırlı.
