BM kürsüsünde 10 farklı mesaj: İran’a tehdit, Gazze için çağrı, Venezuela’ya seçim sözü
BM Genel Kurulu konuşmaları, Trump’ın İran’a yönelik sözlerinden Macron’un Gazze çağrısına ve Rodríguez’in Venezuela’da seçim açıklamasına uzandı. Altı günlük görüşmelerde 194 heyet kürsüye çıktı.

BM Genel Kurulu konuşmaları, 22–28 Eylül 2026 tarihlerinde New York’ta düzenlenen 81. dönem genel görüşmelerinde Gazze, İran ile Ukrayna ve Venezuela üzerinde yoğunlaştı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Başkanı Halilur Rahman’ın 28 Eylül kapanış değerlendirmesine göre kürsüye 194 heyet çıktı. France 24’ün on konuşmayı bir araya getiren seçkisinde ise Donald Trump’ın İran’a yönelik sözleri, Pedro Sánchez’in çok taraflılık çağrısı ve Delcy Rodríguez’in seçim açıklaması aynı haftanın farklı siyasi gündemlerini gösterdi. Başkanın açıkladığı katılım dökümünde 113 devlet veya hükümet başkanı, bir veliaht prens ve 11 cumhurbaşkanı yardımcısı bulunuyor. Kapanış konuşmasında çatışma bölgelerindeki sivillerin durumu ve BM’ye güvenin yeniden kurulması üzerinde duruldu.
BM Genel Kurulu konuşmaları: İran ve Gazze üzerine karşılıklı mesajlar
ABD Başkanı Donald Trump, 22 Eylül’deki konuşmasında Tahran yönetimini bir anlaşmayla ülkeyi yeniden inşa etmek ile Amerikan askerî gücüyle karşılaşmak arasında tercihe zorlayan bir söylem kullandı. Fransa merkezli France 24’ün konuşmalardan hazırladığı seçkiye göre İran’ın nükleer silah edinmesinin önlendiğini savundu ve diğer devletlere Tahran üzerinde ekonomik baskı kurmaları çağrısını yaptı. Trump, yönetiminin diplomasi ve askerî güç kullanımını birlikte değerlendirdiğini anlattı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, bir gün sonra BM kürsüsünde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını gündeme getirdi. Ülkesinin saldırılara karşı kendisini savunduğunu söyledi; Washington ile Tel Aviv’i savaşın başlangıcından sorumlu tuttu. Pezeşkiyan’ın konuşması sırasında ABD delegesinin salondan ayrılması Transit Haber’in 23 Eylül tarihli haberinde ele alındı. ABD ve İran liderlerinin konuşmalarında aynı çatışmanın nedenleri ve diplomatik çözüm konusunda farklı açıklamalar yer aldı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinin Gazze’de soykırım işlediğine ilişkin suçlamaları reddetti ve İsrail ordusunun harekâtını savundu. Konuşması başlarken çok sayıda ülkenin delegesi salonu protesto amacıyla terk etti. Netanyahu, İran’a yönelik saldırıların gerekçelerine de değindi. Netanyahu’nun BM’de çağrı cihazı gösterdiği bölüm ve salondaki protesto Transit Haber’de ayrıca haberleştirildi.
BM Genel Kurulu konuşmaları içinde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Gazze’deki insani koşulları ele alırken uluslararası toplumun yaşananlardan utanç duyması gerektiğini söyledi. Ukrayna konusunda sivil ve enerji altyapısına yönelik saldırılarla Karadeniz’deki askerî faaliyetleri kapsayan iki ayrı moratoryum önerdi. Önerisinin amaçlarından biri tahıl taşımacılığına uygun koşulların oluşturulmasıydı. Böylece Macron, iki savaş hakkında sivillerin korunması ve belirli askerî faaliyetlerin durdurulmasına yönelik somut öneriler sundu.
Latin Amerika’nın egemenlik talebi ve Ukrayna’nın yaptırım çağrısı
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, Latin Amerika’nın büyük güçlerin nüfuz alanı olarak değerlendirilmesine karşı çıktı. Brezilya’nın başka bir ülkenin arka bahçesi olmadığı mesajını verdi. Konuşmasının devamında Birleşmiş Milletlerin savaşları önleme görevine ilişkin eleştirilerde bulundu ve Güvenlik Konseyinde reform istedi. Lula, uluslararası kurumlarda karar süreçlerine daha geniş katılım talebini egemenlik vurgusuyla birlikte dile getirdi.
BM Genel Kurulu konuşmaları sırasında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya’nın dış ticaretten sağladığı gelirin hedef alınmasını istedi. Rusya ile ticaretin Moskova’nın savaşı sürdürmesine mali kaynak oluşturduğunu savundu.
Zelenski, Vladimir Putin ile görüşmeye hazır olduğunu da belirtti. Konuşması, savaşın sürmesiyle birlikte ekonomik baskı ve liderler düzeyinde temas arayışının aynı gündemde yer aldığını gösterdi. Genel Kurul haftasında Ukrayna savaşı ile Gazze ve İran başlıklarıyla beraber görüşüldü.
Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, ülkesinin Birleşik Krallık ile yaşadığı Falkland/Malvinas Adaları egemenlik anlaşmazlığını kürsüye taşıdı. Ada meselesinin Arjantin için ulusal bir dava olduğunu tekrarladı ve Londra ile müzakerelerin yeniden başlamasını istedi. BM’nin anlaşmazlık hakkındaki kararlarının uygulanması konusundaki tutumunu eleştirdi. Konuşmasında diplomatik diyalog talebiyle Birleşmiş Milletlere yönelttiği kurumsal eleştiri yan yana yer aldı.
Venezuela’da seçim takvimi ve Sánchez’in çok taraflılık çağrısı
BM Genel Kurulu konuşmaları kapsamında Venezuela’nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez, ülkesinde seçim düzenleneceğini açıkladı. Muhalefetin bazı kesimleriyle siyasi diyalog başlatıldığını ve bu sürecin partilerin eşit koşullarda yarışacağı bir seçime dönüşmesini beklediğini söyledi. Seçim için kesin bir tarih vermek yerine zamanlamanın Venezuela halkı ve kurumları tarafından belirleneceğini ifade etti. Rodríguez’in New York’ta Trump ile görüşmesi, Venezuela’nın siyasi geçiş sürecinin uluslararası ilişkiler boyutunu da gündeme taşıdı.
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, çok taraflı kurumların güçlendirilmesini ve BM Güvenlik Konseyinin değiştirilmesini istedi. Daimî üyelerin veto hakkının kaldırılması çağrısında bulundu; Latin Amerikalı bir kadının BM Genel Sekreterliğine seçilmesini önerdi. Gazze’deki savaş ve İsrail’e silah ambargosu konusundaki İspanyol tutumunu yineledi. Göç konusunda ise Ceuta üzerinden yaşanan gerilimler bağlamında, göçmenleri düşman olarak gösteren bir siyasi yaklaşımı benimsemeyeceklerini söyledi. Sánchez’in BM haftasında CNN’e verdiği röportajdaki ortak hareket çağrısı da bu diplomatik çizgiyle bağlantılıydı.
Guterres BM Genel Kurulunda hangi çağrıları yaptı?
BM Genel Sekreteri António Guterres, 22 Eylül açılış konuşmasında savaşların sivillere verdiği zarar, insani yardımın engellenmesi ve uluslararası hukukun aşınması üzerinde durdu. Orta Doğu’daki çatışmaların durmasını, insani yardımın ulaştırılmasını ve deniz seyrüseferinin uluslararası hukuka uygun biçimde yeniden sağlanmasını istedi. Yapay zekânın uluslararası düzeyde gözetimiyle savaşlar ve iklim krizi de konuşmasının gündemindeydi. Guterres, görev süresi sonunda BM’nin dünya güç dengelerindeki değişime ayak uydurması gerektiğini savundu.
BM Genel Kurulu konuşmaları sona ererken Rahman, resmî değerlendirmesinde 113 devlet veya hükümet başkanının katıldığı oturumlarda barışın en sık dile getirilen konu olduğunu belirtti. Yapay zekâya değinen heyet sayısının dört yıl önce beşken bu yıl 128’e çıktığını açıkladı. Gazze’deki insani krizle Ukrayna ve Sudan’daki savaşlar, borç yükü ve iklim kırılganlığı ülkelerin açıklamalarında yer aldı. 81. dönem genel görüşmeleri 28 Eylül’de sona erdi; BM komitelerinin ve üst düzey toplantıların çalışmaları devam ediyor.
Kaynaklar
- BM Genel Kurulu Başkanlığı — 81. Dönem Genel Görüşmelerinin Kapanış Konuşması
- Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri — 81. Dönem Genel Görüşmelerinin Açılış Konuşması
- France 24 seçkisinin yeniden yayımlanmış metni — De Pedro Sánchez a Macron, Trump o Delcy Rodríguez: 10 frases
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.
Sıradaki haber
Venezuela petrolünün beşte birini ABD kontrol edecekHaber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.
Haber yükleniyor…