Merz: Almanya’nın refahının temellerini Türk işçiler attı

Türk göçmenlerin katkısı üzerine konuşan Başbakan Merz, 1961’de gelen işçilerin ülkenin sanayi altyapısını kurmaya yardım ettiğini söyledi; ırkçı saldırıları ve aşırı sağın “remigrasyon” söylemini de eleştirdi.

Haberi dinle Sesli okuma hazır
Yazı boyutu Mobil okuma için
Bu haberde

Türk göçmenlerin katkısı, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in 20 Ekim 2026’da Berlin’de yaptığı konuşmanın ana konusuydu. Türkiye ile Almanya arasındaki işgücü anlaşmasının 65. yıl dönümünde Merz, Türkiye’den gelen işçilerin Alman sanayisinin temelini oluşturduğunu ve ülkenin bugünkü refahında pay sahibi olduğunu söyledi. Alman federal hükümetinin yayımladığı konuşma metninde Merz, ilk kuşaktan sonraki kuşaklara uzanan göç tarihini anlatırken ırkçı saldırıları da hatırlattı.

Merz, Türk işçilerin kurduğu refah altyapısını anlattı

Berlin’deki anma töreni, 30 Ekim 1961’de imzalanan işçi alımı anlaşmasının 65. yılı dolayısıyla düzenlendi. Merz konuşmasında özellikle Ruhr Havzası’nda sanayinin büyümesinde Türkiye’den gelen işçilerin payına değindi. Kömür ve çelik işletmelerinin yakınındaki barınma alanlarını anlattı; çok yataklı odalarla ortak mutfaklarda geçen yaşamı ve ağır çalışma koşullarını hatırlattı. Başbakanın konuşmasında, fabrikaların yakınında kurulan işçi yerleşimlerinde bazen eski atölyelerin yatakhaneye çevrildiği bilgisi bulunuyor. Kimi konutlarda gece çıkışlarına kısıtlama uygulanıyordu. İlk kuşak, fabrika mesaisini bitirdikten sonra da dar mekânları başka işçilerle paylaşıyordu. Merz, çalışmak ve uyumak üzerine kurulu bu günlük düzeni örnek vererek anlattı.

Başbakanın özgün konuşmasına göre Türkiye’den gelen işçilerin emeği, Almanya’nın sanayi altyapısına ve refahın dayandığı üretim kapasitesine katkı sağladı. 1961 anlaşmasının dayandığı düzenlemeyi aktarırken, birçok işçinin yalnızca iki yıl çalışmayı planlayıp ardından Türkiye’ye döneceğini düşündüğünü söyledi. Almanya’daki işverenlerin de ilk dönemde göçü geçici bir işgücü hareketi olarak gördüğünü söyledi. Zamanla kimi çalışanlar ailelerini yanlarına aldı. Kurulan yeni işletmelerle göçmenlerin çalıştıkları kentlerle ilişkisi değişti. Başlangıçta geçici sayılan yerleşim, birçok hane için kalıcı bir yaşama dönüştü.

Federal hükümetin tarihsel özetine göre 1961–1973 arasında Türkiye’den yaklaşık 870 bin kişi çalışmak üzere Almanya’ya geldi; neredeyse yarısı aynı dönemde geri döndü. Almanya, 1973’te işçi alımını durdurdu. Ülkede kalanlar arasında ailelerini yanına alanlar oldu. 1980’de Almanya’da yaşayan Türklerin sayısı yaklaşık 1,4 milyona ulaşmıştı.

Alman federal hükümetinin tarihsel galerisinde ilk kuşak işçilerin yaklaşık üçte birinin kadın olduğunu bildiriyor. Kadınlar tekstil fabrikalarında ve gıda üretiminde çalışıyordu; bir bölümü elektrik sanayisindeydi. Aynı kaynakta kadınların erkek işçilerden yaklaşık yüzde 30 ila 40 daha düşük ücret aldığını aktarıyor. Böylece ilk kuşağın çalışma koşullarında cinsiyete bağlı ücret farkı da kayda geçiyor.

Türk göçmenlerin katkısı kültür ve bilim alanında da anıldı

Başbakan, Türk göçmenlerin katkısı konusunu edebiyat ve sinema örnekleriyle genişletti. İlk kuşak işçilerden sonra gelen ailelerin sanat çalışmalarından söz etti. Yazarlar Aras Ören ile Deniz Utlu’yu, sinemacılar Fatih Akın ve Sibel Kekilli’yi, futbolcu İlkay Gündoğan’ı andı. BioNTech’in kurucuları Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin çalışmalarını da Almanya’nın bilimsel yaşamındaki katkılar arasında saydı.

Deutschlandfunk’un 20 Ekim tarihli haberinde Merz’in Türk göçünü ekonomik gelişimin yanı sıra toplumsal ve kültürel değişimin parçası olarak nitelendirdiği aktarıldı. Federal hükümetin verilerine göre bugün Almanya’da Türkiye kökenli göç geçmişine sahip üç milyondan fazla insan yaşıyor. Yerleşim merkezlerinin güncel dağılımı Transit Haber’in Avrupa’daki Türk nüfusunun yoğunlaştığı şehirler rehberinde de ele alınıyor.

Mölln, Solingen ve NSU cinayetlerini hatırlattı

Konuşmasının ayrımcılıkla ilgili bölümünde Merz, Türk göçmenlerin katkısı için teşekkür ederken sonraki kuşakların yaşadığı dışlanmadan da söz etti. Merz, Türk ailelerin çocuklarının ve torunlarının gösterdikleri çabalara rağmen kimi zaman yabancı olarak görüldüklerini söyledi. Mölln ve Solingen’deki ırkçı saldırıları, NSU terör örgütünün cinayetlerini ve Hanau saldırısını hatırlattı. NSU cinayetlerinin kurbanları arasında sekiz Türkiye kökenli insan bulunduğunu da söyledi.

Göç ve entegrasyon haberleri yayımlayan MiGAZIN, törende federal hükümetin entegrasyondan sorumlu yetkilisi Natalie Pawlik’in de konuştuğunu aktardı. Pawlik, kökenleri nedeniyle ayrımcılık yaşayan kişilerin eşit fırsatlara erişebilmesinin önemini anlattı. Almanya’da ayrımcılık şikâyetleri için geçerli kurumsal yollar ve başvuru süreleri Transit Haber’in ayrımcılığa karşı başvuru rehberinde bulunuyor.

Merz aşırı sağın “remigrasyon” söylemini eleştirdi

Almanya Başbakanı, aşırı sağcı çevrelerin kullandığı “remigrasyon” terimini de konuşmasına aldı. Bu söylemi, son 65 yılda birlikte oluşturulan modern Almanya’ya yönelmiş bir saldırı olarak nitelendirdi. Merz, yabancı korkusunun son dönemde daha güçlü biçimde siyasi amaçlarla kullanıldığını söyledi; açık toplumun korunması gerektiğini savundu.

Deutsche Welle’nin 20 Ekim haberinde Merz’in göçmenlerin ekonomik ve kültürel katkısını anlatırken yabancı düşmanlığına karşı uyarıda bulunduğu aktarıldı. Göçün Almanya siyasetindeki tartışmalı yeri, Transit Haber’in AfD’ye oy veren Türk kökenli seçmenlerle ilgili dosyasında seçim verileri ve araştırmalarla ayrıca incelenmişti.

Yeni nitelikli işgücü için dijital platform hazırlığı

Son bölümde Merz, Almanya ve Avrupa’nın dışarıdan gelecek nitelikli çalışanlara da ihtiyaç duyduğunu söyledi. Federal hükümetin “Work-and-Stay-Agentur” adını verdiği dijital bir başvuru ve hizmet platformu üzerinde çalıştığını açıkladı. Amaç, işgücü göçü için bilgilendirmeyi ve başvuru işlemlerini dijital kanalda birleştirmek. Merz, bu platformun işlem hızını artırma hedefiyle hazırlandığını söyledi.

Aynı konuşmada Merz, düzensiz göçün sınırlandırılmasını hükümetinin entegrasyon politikasıyla bağlantılı olarak savundu. Eğitim kurumlarının ve mesleki eğitim sisteminin kapasitesini gerekçe gösterdi. İşgücü ihtiyacına ilişkin sözleriyle bu sınırlandırma yaklaşımı aynı törende dile getirildi. İki politika başlığı federal hükümetin açıklamasında ayrı gerekçelerle yer aldı.

Berlin’deki törende Türk göçmenlerin katkısı anılırken Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan da salondaydı.

Kaynaklar

Bu haberi yapay zekaya sor

Kritik vize ve seyahat gelişmelerini kaçırmayın

WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.

Bu içerikten yararlanabilirsiniz

Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.

Yorum yapın

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Yorum kaydına e-posta, website, IP adresi veya tarayıcı bilgisi eklenmez. Görünen ad alanında takma ad kullanabilirsiniz; yorumunuza kişisel veya özel nitelikli bilgi yazmayın. KVKK Aydınlatma Metni

Haberi paylaş

Sıradaki haber

Almanya’da Suriyelilere koruma statüsü iptal mektupları: BAMF hangi gerekçeyi gösterdi?

Haber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.