Göçmen karşıtı aşırı sağcı AfD yüzde 43,8’le kazandı: Az da olsa bazı Türkler neden bu partiye oy verdi?
AfD’ye oy veren Türkler tartışması Saksonya-Anhalt seçiminden sonra gündem oldu. Resmî sonuçlarda kökene göre oy dağılımı yok; DeZIM verilerinde Türkiye/MENA bağlantılı seçmenlerin çoğunluğu AfD’ye mesafeli. Buna rağmen, ekonomi, güvenlik, yeni göçmenlerden ayrışma ve hedefli sosyal medya mesajları bazı Türkiye kökenli seçmenlerde karşılık bulabiliyor.

- “Türkler AfD’ye oy verdi” iddiası ne kadar doğru?
- AfD Türkiye kökenli bazı seçmenlere ne söylüyor?
- Afd’ye oy veren Türkler: Ekonomi, güvenlik ve “ben onlardan değilim” ayrımı
- AfD’nin Saksonya-Anhalt programında ne var?
- Müslüman Türkiye kökenliler açısından program ne söylüyor?
- Alman vatandaşı Türkiye kökenliler sınır dışı edilebilir mi?
- Almanya Türk Toplumu neden kaygılı?
- Seçim sonucu Türkiye kökenli seçmen için ne söylüyor?
Almanya’nın doğusundaki Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Eylül 2026’da yapılan seçim AfD’nin açık ara zaferiyle sonuçlandı. Eyaletin resmî sonuçlarına göre AfD ikinci oyların yüzde 43,8’ini aldı; CDU yüzde 17,2’de kaldı. SPD yüzde 9,3, Yeşiller yüzde 8,9, Sol Parti yüzde 8,6 ve BSW yüzde 5,3 oy aldı. Seçime katılım yüzde 77,8’e çıktı. AfD böylece 2021’e göre oyunu 23 puan artırdı.
Reuters’ın 7 Eylül tarihli seçim haberine göre AfD 83 sandalyeli eyalet parlamentosunda 39 sandalye kazandı ve mutlak çoğunluğa üç sandalye uzaklıkta kaldı. CDU lideri ve Başbakan Friedrich Merz, AfD ile iş birliğini reddetti. Reuters, AfD’nin kampanyada yerleşik partilere duyulan hoşnutsuzluğu güvenlik, göç ve ulusal aidiyet başlıklarıyla topladığını; partinin erkekler ve ekonomik olarak daha güvencesiz seçmenler arasında güçlü destek aldığını aktardı.
“Türkler AfD’ye oy verdi” iddiası ne kadar doğru?
Seçim sonucundan sonra sosyal medyada Türkiye kökenli seçmenlerin AfD’ye yöneldiğine ilişkin genellemeler yaygınlaştı. Saksonya-Anhalt’ın resmî seçim verisi oyları etnik köken, aile geçmişi veya vatandaşlığa geçiş geçmişine göre ayırmıyor. Eyalette kaç Türkiye kökenli seçmenin AfD’ye oy verdiğini şimdilik bilinmiyor.
Ülke çapındaki veriler de kitlesel bir Türkiye kökenli AfD yönelişini desteklemiyor. DeZIM’in 2025 federal seçiminden sonra yaptığı analizde MENA/Türkiye bağlantılı seçmenlerin AfD’ye oy verme olasılığı, göç geçmişi olmayan seçmenlere göre 9,4 puan daha düşük hesaplandı. Aynı grupta SPD, BSW ve Sol Parti’ye oy verme olasılığı daha yüksekti. Çalışma, gerçek ikinci oy tercihlerini inceleyen 2.375 kişilik ağırlıklandırılmış bir panel araştırmasına dayanıyordu.
DeZIM’in 31 Ağustos 2026’da yayımladığı daha yeni çalışmada ise MENA/Türkiye bağlantılı seçmenlerin yaklaşık yüzde 80’i AfD’yi kategorik olarak seçilemez görüyor. Araştırma doğrudan “yarın kime oy verirsiniz” sorusunu değil, bir partinin kişinin olası tercihleri arasına girip girmediğini ölçüyor.
AfD Türkiye kökenli bazı seçmenlere ne söylüyor?
AfD’ye oy veren Türkiye kökenli seçmenler ise tamamen hayalî bir grup değil. DW’nin göçmen kökenli AfD seçmenleriyle yaptığı saha haberinde Türkiye doğumlu bir AfD destekçisi, artan yakıt maliyetini, Ukrayna’ya ekonomik ve askerî desteği, vergi yükünü ve suç işleyen göçmenlerin sınır dışı edilmesini başlıca gerekçeleri arasında saydı. Aynı kişi radikal İslam konusunda daha sert politika istediğini de anlattı. AfD’nin ekonomi ile güvenlik başlıklarını göç politikasıyla aynı pakette sunduğuna dair somut bir seçmen örneği veriyor.
DW’nin seçmen davranışı araştırmasında DeZIM araştırmacısı Friederike Römer, AfD’nin uzun süredir Almanya’da yaşayan bazı göçmenlere “sorun siz değilsiniz, yeni gelenler” ayrımıyla seslenebildiğini aktarıyor. Duisburg-Essen Üniversitesi Türkiye Araştırmaları ve Uyum Araştırmaları Merkezi’nden Yunus Ulusoy da bu stratejinin özellikle uzun göç geçmişi bulunan, yüksek uyum düzeyine sahip, radikal İslam konusunda eleştirel veya yeni gelenleri ekonomik ve sosyal rekabet olarak gören bazı Türkiye kökenlilere ulaşabileceğini belirtiyor. Ulusoy, bu grubun Türkiye kökenli toplum içinde sınırlı kaldığını söylüyor.
Afd’ye oy veren Türkler: Ekonomi, güvenlik ve “ben onlardan değilim” ayrımı
Bazı eski göçmenler kendilerini partinin göç karşıtı söyleminden ayrı bir kategoriye koyabiliyor. Uzun yıllardır Almanya’da yaşayan, çalışan, vergi ödeyen ve Alman vatandaşlığına geçmiş bir kişi; sınır dışı, sosyal yardım veya düzensiz göç söyleminin kendisini değil, yeni gelenleri hedeflediğine inanabiliyor. AfD bu ayrımı sosyal medyada kısa ve doğrudan mesajlarla güçlendiriyor. Ekonomik kaygı, suç korkusu ve yerleşik partilere duyulan güvensizlik bu mesajla birleştiğinde göç geçmişi bulunan bir seçmenin göçü sınırlamak isteyen bir partiye oy vermesi mümkün hale geliyor.
Seçim başarısındaki bu mekanizma Türkiye kökenli seçmenlerle sınırlı değil. Saksonya-Anhalt’ta ekonomik güvensizlik; yüksek enerji maliyetleri; Rusya ve Ukrayna politikasına tepki; sosyal güvenlik ve Berlin’deki federal yönetime kızgınlık geniş seçmen gruplarında etkili oldu. Reuters’ın aktardığı Infratest dimap verisinde seçmenler sosyal güvenlik ile Avrupa’da barış ve kendi ekonomik durumları konusunda AfD’ye diğer partilerden daha fazla güven duyduklarını söyledi. Transit Haber’de Alice Weidel’in Schengen, sınır ve geri gönderme açıklamaları daha önce ayrı bir dosyada ele alındı.
AfD’nin Saksonya-Anhalt programında ne var?
AfD’nin bu seçmenlere “çalışan ve uyum sağlayanlar hedef değil” mesajı vermesiyle eyalet programındaki bazı maddeler arasında belirgin bir gerilim bulunuyor. AfD Saksonya-Anhalt’ın 2026 hükümet programı metninde “karşılama kültüründen vedalaşma kültürüne” geçilmesi, eyalette bir “Task Force Abschiebungen” kurulması ve sınır dışı süreçlerinin hızlandırılması isteniyor. Program, yabancılar dairelerinin takdir alanlarını daha sıkı geri gönderme yönünde kullanmasını savunuyor.
Programın nihai kabul sürecini izleyen MDR haberine göre AfD ayrıca “kültüre yabancı nitelikli iş gücü” yerine Almanya’dan ayrılmış Alman çalışanların geri getirilmesini istiyor. Parti birçok göç ve iltica kuralının eyalet tarafından tek başına değiştirilemeyeceğini bildiği için federal düzeyde Bundesrat girişimleri de öngörüyor. Saksonya-Anhalt hükümeti Alman vatandaşlık veya iltica hukukunu tek başına yeniden yazamaz. Eyalet idaresinin uygulama önceliklerini, bütçe tercihlerini ve yabancılar daireleri üzerindeki siyasi yönlendirmeyi ise etkileyebilir. Bu yaklaşım, Almanya’nın yabancı nitelikli çalışan çekmek için kullandığı Fırsat Kartı politikasıyla ters yönde bir çizgi oluşturuyor.
Müslüman Türkiye kökenliler açısından program ne söylüyor?
MDR’nin seçim programları karşılaştırmasına göre Saksonya-Anhalt AfD’si İslam’ı “kültüre yabancı siyasi din” olarak tanımlıyor; minarelere ve ezana karşı çıkıyor; mezhebe bağlı İslam derslerini de reddediyor. Parti aynı zamanda İslami dini yapıların kamu alanındaki görünürlüğünü sınırlamak ve “eleştirel İslam araştırmaları” için ayrı bir yapı kurmak istiyor. Bu maddeler, Alman vatandaşı olsa bile Müslüman Türkiye kökenli kişilerin günlük yaşamını, çocuklarının eğitimini ve dini kurumlarla ilişkisini etkileyebilecek eyalet politikalarına dönüşebilir.
Saksonya-Anhalt Anayasayı Koruma Dairesi de AfD eyalet teşkilatını 2023’ten beri “kesinleşmiş sağcı aşırılıkçı oluşum” olarak sınıflandırıyor. Kurum, teşkilatın yabancılar ile Müslümanları ve göçmen kökenli Alman vatandaşlarını grup aidiyeti üzerinden aşağılayan bir siyasi söylem kullandığını belirtiyor. AfD bu sınıflandırmaya ve aşırılık suçlamalarına karşı çıkıyor.
Alman vatandaşı Türkiye kökenliler sınır dışı edilebilir mi?
Alman vatandaşı olan Türkiye kökenli bir kişinin durumu, oturum izniyle Almanya’da yaşayan Türk vatandaşından farklı. Alman Anayasası’nın 16. maddesi vatandaşlığın keyfî biçimde geri alınmasını engelliyor. Bir eyalet hükümeti, Alman vatandaşını Türk kökeni veya Müslüman kimliği nedeniyle ülke dışına çıkaramaz.
Alman vatandaşı olmayan kişiler içinse oturum statüsü belirleyici. Kesinleşmiş geri gönderme kararı bulunan, koruma statüsü sona eren veya yasal kalış hakkı bulunmayan kişilere yönelik işlemler eyalet makamlarınca yürütülebiliyor. AfD’nin programı bu uygulamaları hızlandırmayı ve genişletmeyi hedefliyor. Geçerli oturumu bulunan bir Türk vatandaşının sırf milliyeti nedeniyle sınır dışı edilmesi de mümkün değil; işlem federal hukuk, mahkeme denetimi ve bireysel statü kurallarıyla bağlı. AB’de Türk vatandaşlarının geri gönderilme verileri için Transit Haber’in 2025 Eurostat dosyası ayrı bir sayısal çerçeve sunuyor.
Almanya Türk Toplumu neden kaygılı?
Seçimin ertesi günü Almanya Türk Toplumu (TGD) sonuç nedeniyle açık kaygı bildirdi ve göçmenler ile Müslümanlar, Yahudiler ve LGBTİ+ bireyler başta olmak üzere aşırı sağın hedef gösterebileceği gruplar için somut koruma istedi. TGD eş başkanları Mehtap Çağlar ve Gökay Sofuoğlu, bazı ailelerin güvenlik ve eyalette kalıp kalmama konusunda endişe yaşadığını belirtti. Kuruluş ayrıca Saksonya-Anhalt’ın önümüzdeki on yılda yaklaşık 200 bin çalışana ihtiyaç duyacağına dikkat çekerek yabancı çalışanları uzaklaştıracak bir iklimin eyalet ekonomisine de zarar vereceğini savundu.
Seçimden önce Magdeburg’da yaşayan Türkiye kökenli bazı kişiler de benzer kaygıları dile getirmişti. Anadolu Ajansının 5 Eylül tarihli saha haberinde işletmeci Hamdi Kayısı, AfD iktidarı halinde yabancılar açısından “zehirlenmiş bir atmosfer” oluşmasından kaygı duyduğunu söyledi.
Seçim sonucu Türkiye kökenli seçmen için ne söylüyor?
Yüzde 43,8’lik sonuç AfD’yi eyalette açık ara birinci parti yaptı. Partinin bu kadar geniş bir seçmen koalisyonunda göç geçmişi bulunan bazı insanların da yer alması mümkün. Mevcut veriler Türkiye kökenlilerin topluca AfD’ye yöneldiğini doğrulamıyor; DeZIM araştırmalarında MENA/Türkiye grubunun partiye mesafesi çok yüksek.
AfD’ye oy veren Türkiye kökenli azınlık açısından temel çelişki ise seçmenin kendisini partinin hedeflediği “yeni” veya “uyumsuz” göçmenden ayrı görmesiyle programın kullandığı daha geniş kültürel ve dini kategoriler arasında ortaya çıkıyor. Vergi, enerji, suç, Ukrayna politikası veya düzensiz göç konusunda AfD’ye yakın duran bir Alman vatandaşı, sınır dışı edilme riski taşımayabilir; ancak İslam, entegrasyon kurumları, yabancı nitelikli iş gücü ve göçmen kökenli yurttaşlara ilişkin siyasi iklimden etkilenebilir. Seçim sonucu bu tartışmayı soyut olmaktan çıkarıp eyalet siyasetinin merkezine taşıdı.
Kaynaklar
- Saksonya-Anhalt resmî seçim sonuçları — 6/7 Eylül 2026
- Reuters — Saxony-Anhalt election delivers a blow to Merz and a warning to Europe — 7 Eylül 2026
- DeZIM — 2025 federal seçiminde göçmen kökenli seçmenlerin tercihleri — 7 Mart 2025
- DeZIM — Parti tercih edilebilirliği araştırması — 31 Ağustos 2026
- DW — Germany: Who are the AfD’s immigrant voters? — 11 Ocak 2025
- DW — How immigrant voters could determine the German election — 2025
- AfD Sachsen-Anhalt — Regierungsprogramm 2026
- MDR — AfD Sachsen-Anhalt seçim programı — 11 Nisan 2026
- MDR — Seçim programlarında din ve İslam politikaları — Eylül 2026
- Saksonya-Anhalt Anayasayı Koruma Dairesi — AfD eyalet teşkilatı değerlendirmesi
- Alman Anayasası — Madde 16
- Almanya Türk Toplumu — AfD zaferi sonrası açıklama — 7 Eylül 2026
- Anadolu Ajansı — Saksonya-Anhalt’taki göçmenlerin seçim öncesi kaygıları — 5 Eylül 2026
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.
