Yunan basını Trump’ın yenilgisi sonrası Atina için 7 riski sıraladı: Çoğu Türkiye ile ilgili
Yunan basını Trump’ın seçim yenilgisi ardından Atina için yedi diplomatik risk sıraladı. Law & Order analizinde Türkiye, F-35, enerji ve ABD Kongresi tartışılıyor.

- Yunan basını hangi yedi diplomatik riski tartışıyor?
- Erdoğan’ın Washington’daki konumu ve Türkiye’nin bölgesel rolü
- F-35 ve S-400 meselesi dördüncü risk
- ABD’deki parti çekişmesi Atina’nın ilişkilerini nasıl etkileyebilir?
- LNG anlaşmaları ve Avrupa savunması da yedi risk arasında
- Yazarın son senaryosu: Washington ile Ankara arasında geniş uzlaşma
ABD’deki 3 Kasım ara seçimlerinde Demokratların Kongrenin iki kanadında çoğunluğu elde etmesinin ardından Yunan basını, Atina’nın dış politika seçeneklerini tartışıyor. Law & Order sitesinde 5 Kasım 2026’da yayımlanan siyasi analiz, Türkiye ile ilişkilerden savunma tedarikine kadar yedi risk saydı.
Law & Order’ın Arhikorios imzalı değerlendirmesi, Cumhuriyetçi Başkan Donald Trump ile Demokratların kontrol edeceği Kongre arasında yaşanabilecek ayrışmayı esas alıyor. Associated Press, Demokratların hem Senato hem Temsilciler Meclisinde çoğunluğu kazandığını bildirdi. Transit Haber’de daha önce ABD ara seçimlerinin sonuçları ayrı haberle aktarılmıştı.
Yunan basını hangi yedi diplomatik riski tartışıyor?
Yazının ilk maddesi, Demokratların seçim zaferini Atina için doğrudan diplomatik kazanım sayma beklentisiyle ilgili. Yazara göre Demokrat Kongre üyeleri Türkiye’ye yönelik bazı savunma girişimlerine itiraz edebilir; Washington’ın Yunanistan politikasını ise yalnızca parti dengeleri belirlemeyecek. Bu bölümde 2 Kasım’da SKAI’ye konuşan Atina Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Profesörü Panayotis Tsakonas’ın görüşüne de başvuruluyor. Tsakonas, seçimlerden bir gün önce yayımlanan röportajında Demokratların Kongre çoğunluğunun Trump’ın dış politika yetkilerini bütünüyle değiştirmeyeceği görüşünü dile getirmişti. Profesör, Yunanistan’ın ABD desteğine ilişkin beklentilerinin iki partinin oy dağılımından bağımsız olarak değerlendirilmesini savunuyor.
Erdoğan’ın Washington’daki konumu ve Türkiye’nin bölgesel rolü
İkinci risk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Trump yönetimi için öne çıkan bir bölgesel muhatap haline gelmesi ihtimali. Law & Order yazarı, Türkiye’nin NATO üyeliğine, Karadeniz ve Orta Doğu’daki diplomatik temaslarına ve Suriye’deki rolüne değiniyor. Ankara’nın bu konuları Washington ile müzakerelerde değerlendirebileceğini savunuyor. Yazarın üzerinde durduğu olasılık, ABD yönetiminin Türkiye ile daha kapsamlı bir siyasi yakınlaşmaya yönelmesi.
Üçüncü başlıkta, Yunanistan’ın ABD’nin bölgedeki askerî ve lojistik ihtiyaçları açısından taşıdığı yer tartışılıyor. Yayın, Suda’daki askerî tesisler ile Dedeağaç’taki ulaşım ve lojistik altyapısını örnek veriyor. Buna rağmen ABD’nin olası bir Türk-Yunan krizinde önceliği çatışmayı önlemeye verebileceği görüşünü öne çıkarıyor. SKAI’ye konuşan Tsakonas da böyle bir durumda diplomatik gerilimi düşürmeye dönük Amerikan girişimini daha gerçekçi bir beklenti olarak değerlendirmişti.
F-35 ve S-400 meselesi dördüncü risk
Dördüncü maddede Yunan basını, Türkiye’nin F-35 programına dönüş ihtimalini tartışıyor. Law & Order, ABD Kongresindeki itirazlara karşın Trump yönetiminin Ankara’yla daha geniş bir savunma uzlaşması arayabileceğini düşünüyor. Konu, Transit Haber’in CAATSA, F-35 ve KAAN motorlarına ilişkin dış basın haberinde de yer alan Amerikan savunma mevzuatıyla doğrudan bağlantılı.
Kongre Araştırma Servisinin 20 Ağustos 2026 tarihli Türkiye raporu, Rusya’dan alınan S-400 sistemi nedeniyle Türkiye’ye F-35 transferini sınırlayan yasa hükümlerini inceliyor. Rapora göre mevcut yasal çerçeve, transfer yasağından muafiyet için S-400 sahipliği ve buna ilişkin güvenceler konusunda belirli koşullar arıyor. Kurum, Temmuz 2026’da ABD Dışişleri Bakanlığının Türkiye’nin bu koşulları henüz karşılamadığını Kongre üyelerine bildirdiğini de aktarıyor.
ABD’deki parti çekişmesi Atina’nın ilişkilerini nasıl etkileyebilir?
Beşinci maddede yazar, Yunan hükümetinin ABD iç siyasetinde taraf görüntüsü vermemesi gerektiğini savunuyor. Demokratların Kongrede çoğunluk kazanmasına rağmen Trump’ın başkanlık görevini sürdürmesi, Atina’nın her iki siyasi çevreyle temaslarını devam ettirmesi gerektiği yönündeki değerlendirmenin gerekçesi. ABD Temsilciler Meclisi Kâtipliğinin resmî açıklamasına göre yeni Kongre, yasal takvimde farklı bir başlangıç günü belirlenmedikçe 3 Ocak 2027’de göreve başlayacak. Reuters’ın 5 Kasım tarihli haberine göre Demokratlar, seçim zaferinden sonra Trump yönetiminin uygulamalarını Kongre denetimine taşımayı planlıyor. Yunan yayın, böylesi bir siyasi çatışmanın ortasında Atina’nın yalnızca yeni kongre çoğunluğuna dayanmasını sakıncalı buluyor.
LNG anlaşmaları ve Avrupa savunması da yedi risk arasında
Altıncı risk enerji işbirliğine ayrılmış. Law & Order, Yunanistan’ın Amerikan sıvılaştırılmış doğal gazı (LNG) alımları ve enerji taşıma altyapısı üzerinden ABD ile geliştirdiği ilişkileri değerlendiriyor. Yunan basını bu konuyu, Atina’nın enerji ticaretine ABD’den diplomatik destek beklentisi yüklemesi üzerinden tartışıyor. Yazıda ABD’nin Atina Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle’un LNG konusunda yürüttüğü temaslar da bu başlığın arka planı olarak anılıyor.
Yedinci ve son maddede Avrupa’nın savunma kapasitesi ele alınıyor. Yazar, Yunanistan’ın Ege ve Doğu Akdeniz’deki güvenlik önceliklerini Avrupa savunma tartışmalarında daha fazla gündeme taşımasını öneriyor. Tsakonas da SKAI röportajında Atina’nın kendi güvenliğini yalnız dış garantilere bağlamak yerine Avrupa’daki ortak savunma mekanizmalarında daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini savunmuştu.
Yazarın son senaryosu: Washington ile Ankara arasında geniş uzlaşma
Son bölümde Yunan basını, Trump yönetiminin Türkiye ile savunma anlaşmaları, NATO işbirliği, Orta Doğu dosyaları ve enerji ilişkilerini aynı pazarlıkta ele alması olasılığını tartışıyor. Law & Order yazarı, böyle bir görüşme sürecinde Yunanistan’ın kendi güvenlik ve diplomasi önceliklerini korumakta zorlanabileceğini öngörüyor. Bu senaryoda Erdoğan’ın ABD’nin bölgesel çıkarları için önemli bir muhatap olarak konumlandırılması, Atina’ya yönelik temel risk olarak anlatılıyor. Transit Haber’de yayımlanan ECFR’nin ABD seçimleri ve Avrupa güvenliği değerlendirmesi, Kongrenin denetim yetkileri ile başkanın dış politika yetkilerini ayrı ele alıyor. Law & Order’ın 5 Kasım tarihli yazısı ise aynı siyasi değişimi Türkiye–Yunanistan ilişkileri, F-35 tartışmaları ve enerji işbirliği üzerinden yorumluyor.
Kaynaklar
Law & Order — Analiz «L&O»: Trump’ın yenilgisi sonrası Yunanistan için yedi risk, 5 Kasım 2026. SKAI — Panayotis Tsakonas ile ABD seçimleri ve Yunanistan dış politikası röportajı, 2 Kasım 2026. Associated Press — ABD 2026 ara seçimleri sonuç haberleri, 4 Kasım 2026. Reuters — Demokratların Kongre çoğunluğu ve Trump yönetimi, 5 Kasım 2026. ABD Kongre Araştırma Servisi — Turkey (Türkiye): Major Issues and U.S. Relations, 20 Ağustos 2026. ABD Temsilciler Meclisi Kâtipliği — Yasama takvimi ve yeni Kongre başlangıcı. ABD Federal Seçim Komisyonu — 2026 federal seçim takvimi.
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.
Sıradaki haber
Yunanistan’ı tehdit ettiği öne sürülen ABD Büyükelçisi istifa ettiHaber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.
Haber yükleniyor…