ABD’de göçmenlere kesilen 1,8 milyon dolarlık cezalara mahkeme freni
ABD’de para cezası uygulamasını hızlandıran 2025 düzenlemesi mahkeme kararıyla askıya alındı. Boston’daki federal mahkemenin 30 Eylül tarihli hükmü, bazı göçmenlere 1,8 milyon dolara ulaşan borç bildirimlerini dava süresince durduruyor.

- Para cezası hangi gerekçeyle durduruldu?
- 1,8 milyon dolarlık ceza hangi dosyada ortaya çıktı?
- DHS’nin açıkladığı 84 milyar doların kapsamı
- 27 Haziran 2025 sonrasında düzenlenen cezalar için karar ne getiriyor?
- Para cezalarına itiraz edenlerin dayandığı hukukî hükümler
- ABD’deki diğer sınır dışı davalarıyla bağlantısı
ABD’de sınır dışı kararından sonra ülkede kalan kişilere yönelik 30 Eylül 2026 tarihli federal mahkeme kararı, yüksek tutarlı para cezası işlemlerini hızlandıran 2025 uygulamasını askıya aldı. Massachusetts Federal Bölge Mahkemesi Yargıcı George A. O’Toole Jr., günlük 998 dolar ceza çıkarılmasına olanak veren yeni usullerin yasaya aykırı olabileceği sonucuna vardı. Kararla birlikte düzenleme kapsamında düzenlenen ceza bildirimlerinin uygulanması dava sürerken durduruldu. Bazı dosyalarda kişiye yüklenen borç yaklaşık 1,8 milyon dolara ulaşıyordu. Kararda, cezaların sadece büyüklüğü değil, kişinin ülkeyi terk etmemesine ilişkin gerekçenin bildirimde nasıl kurulduğu da ele alındı; ayrıca 2025’te kısalan itiraz takviminin savunma hazırlığı üzerindeki etkisi tartışıldı.
Reuters’ın 5 Ekim’de haberleştirdiği karar, geçen yıl açılan Maria L. v. Mullin davasının yeni aşaması. Davacılar, İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) ve Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza birimlerinin (ICE) cezaları kişisel koşulları yeterince değerlendirmeden verdiğini ileri sürüyordu. Mahkemenin önünde ayrıca usul değişikliğinin kamuoyuna görüş bildirme fırsatı tanınmadan yürürlüğe sokulması bulunuyordu. Karar, 20 sayfalık gerekçesiyle 30 Eylül’de dosyaya girdi; ABD basınında 5–6 Ekim’de geniş yer buldu.
Para cezası hangi gerekçeyle durduruldu?
Mahkemenin incelediği temel düzenleme, 27 Haziran 2025 tarihli Federal Register’da yayımlanan geçici nihai kural. İdare bu değişiklikle para cezası öncesindeki niyet bildirimini kaldırmış ve kararın doğrudan muhataba iletilmesini sağlayan yolu açmıştı. İtiraz süresi de önceki 30 günden 15 güne indirilmişti. O’Toole, değişikliklerin savunma imkânını etkilediğini vurguladı. Mahkeme, bu usulün kamuya açıklanıp görüş alınmasını gerektiren yasal niteliğini de değerlendirdi.
Mahkeme kararının gerekçesinde, para cezasını doğuran fiilin kişinin iradesiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesi gerektiği üzerinde duruluyor. Nihai sınır dışı kararının ardından ülkeyi kasten terk etmeyen kişilere idari ceza öngören federal yasa hükümleri bulunuyor. Dava konusu idari uygulamada ise standart formlarla ceza yazılması ve kişinin ayrılmamasına ilişkin somut gerekçenin yeterince belirtilmemesi tartışıldı. Yargıç, dosyada sunulan örneklerde kişisel durumun değerlendirilmesine ilişkin eksiklikler tespit etti.
Önceki sistem, ceza niyetinin önceden bildirilmesi ve itiraz için süre tanınması esasına dayanıyordu. ICE’nin 2025 değişikliğiyle bazı ara adımlar kısaltıldı. Bloomberg Law’ın 6 Ekim tarihli incelemesine göre yargıç, değişen usullerin Göçmenlik ve Vatandaşlık Yasası (INA) ile bağdaşması konusunda ciddi sorunlar bulunduğu değerlendirmesini yaptı. Bu tespitler geçici mahkeme korumasının gerekçesine girdi.
1,8 milyon dolarlık ceza hangi dosyada ortaya çıktı?
Davayı açan kişilerden Nancy M. için hesaplanan ceza 1,8 milyon doları aştı. Davacıların hukuk ekibi Public Justice’in 6 Ekim açıklaması, Massachusetts’te yaşayan Maria L. ve Florida’daki Nancy M.’nin yüz binlerce dolardan milyon doların üzerine çıkan yaptırımlarla karşılaştığını bildiriyor. İki kişi de başka göçmenlik işlemleriyle yasal statü arayışını sürdürürken para cezası aldı. Kararda davacılardan birinin göçmen vizesi onayı alarak kalıcı oturum sahibi olduğu bildiriliyor. Davacıların göç idaresiyle düzenli temasları, kendileri hakkındaki ceza işlemleri sırasında yürüyen başka başvurular ve kararların tarihi de mahkemenin incelemesinde yer aldı.
O’Toole, Maria L.’nin değişken gelirle çalışan bir tırnak teknisyeni, Nancy M.’nin ise iki işte haftada 60 saatin üzerinde çalışan bir emekçi olduğunu kararda aktardı. Dosyada ücret kesintisi ve tahsilat davaları ile araç veya konut gibi malvarlığı üzerindeki olası sonuçlar ele alındı. Hukukçuların mahkemeye sunduğu beyanlarda, bazı borçların özel tahsilat şirketlerine aktarılması ve kredi kayıtlarında oluşan olumsuz sonuçlar da bulunuyor. Yargıcın açıklamasına göre muhatapların maddi durumları göz önüne alındığında cezaların uygulanması dava sonucundan önce giderilmesi güç zararlar yaratabiliyordu.
DHS’nin açıkladığı 84 milyar doların kapsamı
İç Güvenlik Bakanlığının Temmuz 2026’da açıkladığı veriler, 20 Ocak 2025’ten sonra 103 binden fazla para cezası düzenlendiğini ve talep edilen toplam tutarın yaklaşık **84 milyar dolar** olduğunu bildirdi. Reuters ve Bloomberg Law, yeni mahkeme kararını aktarırken bu eski DHS toplamını yeniden hatırlattı. 84 milyar dolar, idarenin düzenlediği ceza taleplerinin toplamı. Tahsil edilen miktar için bu veri ayrı bir ödeme sayısı vermiyor. Uygulamaya ilişkin önceki aşama Transit Haber’in 2 Ağustos’ta yayımlanan günlük 998 dolarlık para cezası haberinde ele alınmıştı. O tarihte mahkemeye açılmış dava sürüyordu; Ağustos haberinde DHS’nin 103 bin ceza ve 84 milyar dolarlık taleple ilgili verileri ile bireysel borç örnekleri bulunuyordu. Yeni karar bu devam eden yargı sürecinde 2025 tarihli ceza yönetmeliğinin uygulanmasını durduran hukuki gelişme oldu.
27 Haziran 2025 sonrasında düzenlenen cezalar için karar ne getiriyor?
Public Justice’in karar sonrası açıklaması, 27 Haziran 2025’te yürürlüğe giren geçici kural ile bu kuraldan sonra çıkarılan cezaların dava devam ederken askıda olduğunu bildiriyor. Mahkemenin 30 Eylül tarihli gerekçesi, İdari Usul Yasası’nın 705. maddesi kapsamında geçici korumaya hükmediyor. Amerikan Göçmenlik Avukatları Birliği (AILA) de kararı 2025 düzenlemesinin ve buna bağlı cezaların durdurulması olarak özetledi.
Dosya numarası **1:25-cv-13471-GAO** olan davanın esas incelemesi devam ediyor. Kararın gerekçesi, önceki usullere dayanan ceza yetkisini de kayda geçiriyor. Kararın dava süresince uygulamayı durdurması ile mahkemenin ileride esasa ilişkin vereceği hüküm farklı aşamalar. Önüne ceza bildirimi gelen kişilerin hangi tarihteki düzenlemeye dayanıldığına, bildirimdeki işleme ve mahkeme kararına göre dosyasını değerlendirmesi gerekiyor.
Para cezalarına itiraz edenlerin dayandığı hukukî hükümler
Maria L. v. Mullin davasında tarafların tartıştığı mevzuat, Göçmenlik ve Vatandaşlık Yasası’nın para cezası hükümleri ile federal idarenin kural koyma sürecini düzenleyen İdari Usul Yasası. Yargıç O’Toole’un gerekçesi, bireysel ceza talebinin nedenini gösteren açıklamayı ve yaptırım öncesi itiraz hakkını ele alıyor. Davacıların dilekçesinde ayrıca Anayasa’nın Beşinci Değişikliği kapsamındaki adil usul güvenceleri ve Sekizinci Değişikliğin aşırı para cezalarını sınırlayan hükümleri ileri sürülüyor.
Mahkemeye sunulan dosyalarda idarenin göçmenleri ülkeden çıkmaya yönlendirmek için kullandığı ceza araçları ile devam eden statü başvuruları karşı karşıya geldi. Davacı kurumların açıklamasında iki kişinin ICE denetimiyle temasını sürdürdüğü, hukuki başvuru yollarını kullandığı ve kendilerine yüksek tutarlı borç bildirimi gönderildiği aktarılıyor. Mahkeme bunları geçici durdurma kararı bakımından inceleyerek kişisel durum ve olası mali zarar üzerinde durdu.
ABD’deki diğer sınır dışı davalarıyla bağlantısı
18 Eylül tarihli başka bir federal dava, kişinin önceden belirtilmeyen üçüncü bir ülkeye gönderilmesinden önce bilgilendirme ve itiraz sürecini ele alıyordu. Transit Haber, üçüncü ülkeye sınır dışı usulüne ilişkin temyiz kararını ayrı bir haberde aktarmıştı. Bu kararla Maria L. davası arasındaki ortak hukuki alan, göç idaresinin uygulamalarına karşı federal mahkemelerde açılan davalar. Her iki dosyanın mahkemeleri ve somut işlemleri farklı.
Yüksek Mahkeme önündeki göçmen gözaltısı ve kefalet hakkı uyuşmazlığında ise inceleme konusu para cezaları değil, gözaltına alınan kişilerin hangi koşullarda kefalet talep edebileceği. Boston’daki 30 Eylül kararı, kesinleşmiş sınır dışı kararı bulunan kişilere uygulanan parasal yaptırım sürecini hedef alıyor. AILA, mahkeme kararını geçici bir durdurma olarak kayda geçirdi; tarafların sonraki başvuruları ve olası yeni emirler dosyanın uygulama çerçevesini belirleyecek.
Kaynaklar
Reuters — US judge blocks Trump policy of fining migrants up to $1.8 million, 5–6 Ekim 2026
Bloomberg Law — Judge Blocks ICE Rule Imposing Civil Immigration Penalties, 6 Ekim 2026
AILA — District Court Stays 2025 IFR Leading to Fines Up to $1.8 Million, 30 Eylül 2026
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.
Sıradaki haber
ABD’de göçmenleri üçüncü ülkeye habersiz gönderen uygulama mahkemeden döndüHaber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.
Haber yükleniyor…