AB, Hafter’in kontrolündeki Doğu Libya ile 25 milyon avroluk göç anlaşması imzaladı

Doğu Libya ile 25 milyon avroluk ek göç anlaşmasını Reuters, von der Leyen’in AB liderlerine mektubuna dayandırdı. Sınır yönetimi, kurtarma ve kaçakçılıkla mücadele hedefleniyor.

Haberi dinle Sesli okuma hazır
Yazı boyutu Mobil okuma için
Bu haberde

Avrupa Birliği, Halife Hafter’in kontrolündeki Doğu Libya ile göç alanındaki işbirliğini genişletmek için 25 milyon avroluk ek finansman anlaşması imzaladı. Reuters’ın 13 Ekim 2026 tarihli haberine göre kaynak, sınır yönetimi, denizde arama-kurtarma ve göçmen kaçakçılığıyla mücadelede kullanılacak. Yeni anlaşma, Brüksel’in Trablus merkezli hükümetle ilişkilerini sürdürürken Bingazi’deki yetkililerle de çalıştığı bir dönemde ortaya çıktı.

Reuters’ın Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in AB liderlerine gönderdiği mektuba dayanan haberinde ek kaynağın tutarı ve üç faaliyet alanı belirtiliyor. Ajans, mektubu gördüğünü bildiriyor. Anlaşmanın hangi kuruluşlar aracılığıyla uygulanacağı ve 25 milyon avronun faaliyetler arasında nasıl dağıtılacağı Reuters haberindeki ayrıntılar arasında bulunmuyor.

Doğu Libya için ayrılan 25 milyon avro neyi kapsıyor?

Yeni kaynağın ilk başlığı, Doğu Libya’da sınır yönetimi. İkinci başlık denizde arama-kurtarma kapasitesi; üçüncüsü, insanları Akdeniz üzerinden Avrupa’ya taşımak için çalışan kaçakçılık ağlarıyla mücadele. Bu başlıklar AB’nin bölgedeki göç politikasının güvenlik ve deniz operasyonları yönünü ortaya koyuyor. Fonun uygulama ortakları, sözleşme süresi ve tek tek projelere ayrılan paylar için henüz ayrıntılı bir kamu açıklaması bulunmuyor.

Reuters’a göre Libya’nın doğusundan Avrupa’ya yönelen deniz geçişlerindeki artış, AB’nin Bingazi ile temaslarını geliştirmesinin gerekçeleri arasında. Libya, 2011’den bu yana rakip siyasi ve askerî merkezlerin denetiminde bölünmüş durumda. Göçmenlerin kullandığı deniz güzergâhları da kıyıdaki farklı yönetimlerin sorumluluk alanlarından geçiyor.

Bingazi’deki deniz kurtarma merkezi için ne planlanıyor?

AB, temmuz ayında Bingazi’de bir deniz kurtarma koordinasyon merkezi kurulmasına dönük planını duyurmuştu. Reuters, 13 Ekim’deki ek finansmanı bu önceki girişimi izleyen bir aşama olarak aktarıyor.

Avrupa Komisyonunun 23 Temmuz 2026 tarihli basın toplantısı tutanağında da Libya’nın doğusundaki yetkililerle doğrudan temas doğrulanıyor. Komisyon sözcüsü, 1 ve 2 Temmuz’da çeşitli Libyalı paydaşlarla teknik görüşmeler yapıldığını açıkladı. Görüşmelerin gündemi göç yönetimi kapasitesi ve Libyalı kurumların karşılaştığı güçlüklerdi. Bu resmî kayıt, Brüksel ile Bingazi arasındaki teknik temasların ek finansman haberinden önce başladığını ortaya koyuyor.

AB neden Trablus ve Bingazi ile ayrı ayrı görüşüyor?

Birliğin diplomatik muhatabı Trablus merkezli Ulusal Birlik Hükümeti. Ancak Doğu Libya’da Halife Hafter’in güçleri ve onlarla bağlantılı kurumlar etkin. AB, Akdeniz’e çıkışların gerçekleştiği kıyı bölgelerinde göç yönetimi için farklı yerel aktörlerle çalışıyor; doğu ve batıdaki kurumsal bölünme, sahadaki temasların da iki ayrı kanalda yürütülmesine yol açıyor.

AB Komisyonunun Libya’yla göç işbirliğini açıklayan resmî sayfası sınır yönetimi, denizde hayat kurtarma, insan kaçakçılığıyla mücadele ve insani tahliyeyi birlikte sıralıyor. Aynı sayfada Birleşmiş Milletler kuruluşlarıyla yürütülen koruma faaliyetleri ve gönüllü geri dönüşler de bulunuyor. Komisyonun 23 Temmuz toplantısında teyit edilen temaslar göç yönetimi üzerineyken 13 Ekim haberinin somut yeni unsuru 25 milyon avroluk ilave anlaşma.

Göçmenlerin hakları ve denizde kurtarma konusunda hangi itirazlar var?

Human Rights Watch’ın 17 Temmuz 2026 tarihli açıklaması AB’nin Libyalı güvenlik kurumlarıyla işbirliğini eleştiriyor. Örgüt, göçmenlere yönelik keyfî gözaltı, kötü muamele ve tehlikeli geri göndermeler konusundaki bulgularına dayanarak deniz operasyonlarına sağlanan desteğin insan hakları sonuçlarının incelenmesini istiyor. Açıklamada Bingazi’de koordinasyon merkezi ve Tobruk’ta gözetleme altyapısı planları da ele alınıyor. AB’nin resmî yaklaşımında ise arama-kurtarma faaliyetleri uluslararası hukuk ve insan haklarına uygun sınır yönetimiyle birlikte tanımlanıyor. İnsan hakları örgütlerinin itirazları, denizde kurtarılan kişilerin indirildiği limanların ve geri gönderme sonrasındaki koşulların da göç işbirliği tartışmasının bir parçası olduğunu ortaya koyuyor.

Türkiye’nin Libya ilişkileri bu tabloda nerede duruyor?

Türkiye, Libya’nın Trablus ve Bingazi merkezli kurumlarıyla doğrudan temasını sürdürüyor. Dışişleri Bakanlığının 11–12 Ağustos 2026 ziyaret programında Hakan Fidan’ın Trablus’taki hükümet yetkilileriyle, Bingazi’de Halife Hafter ve Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih’le görüştüğü kayıtlı. Programda Saddam Hafter ile ayrı bir görüşme de bulunuyor.

Türkiye’nin Libya’daki güvenlik ve deniz yetki alanları diplomasisi hakkında Fidan–Hafter görüşmelerini ele alan önceki haberimiz tarafların ağustos temaslarını ayrıntılandırıyor.

Akdeniz’deki deniz geçişlerini takip edenler için Doğu Libya ile yapılacak operasyonel düzenlemeler doğrudan göç güzergâhlarıyla ilgili. Transit Haber’in IOM verileriyle hazırladığı Avrupa deniz geçişleri dosyası 2026’da Avrupa’ya denizden varışlar azalırken ölüm ve kayıp sayısının arttığını aktarıyor. AB Göç ve İltica Paktı haberimiz de Avrupa kıyılarına ulaşan kişiler için 12 Haziran’da başlayan kuralları özetliyor.

Kaynaklar

Bu haberi yapay zekaya sor

Kritik vize ve seyahat gelişmelerini kaçırmayın

WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.

Bu içerikten yararlanabilirsiniz

Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.

Yorum yapın

Yorumunuz yayımlanmadan önce incelenir. Yorum kaydına e-posta, website, IP adresi veya tarayıcı bilgisi eklenmez. Görünen ad alanında takma ad kullanabilirsiniz; yorumunuza kişisel veya özel nitelikli bilgi yazmayın. KVKK Aydınlatma Metni

Haberi paylaş

Sıradaki haber

Zorla yemek pişirdiği için terör örgütüne maddi destekle suçlanıyor

Haber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.