İsrailli uzman Türkiye’yi İran ile eşdeğer tehdit olarak gösterdi: İki eksenli ittifak çağrısı yaptı
Israel Hayom yazarı Dr. Oshrit Birvadker, Mekke Anlaşması konulu yazısında Türkiye’yi İran kadar büyük bir tehdit olarak değerlendirdi; İsrail’in Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi, Hindistan ve BAE ile iki güvenlik hattı kurmasını istedi.

İsrailli strateji araştırmacısı Dr. Oshrit Birvadker, Israel Hayom’da 8 Ekim’de yayımladığı yazıda Türkiye’yi İran’la aynı ağırlıkta güvenlik tehdidi olarak tanımladı. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Mekke Anlaşması karşısında İsrail’in iki güvenlik hattına yatırım yapmasını önerdi: Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi’yle mevcut Doğu Akdeniz ilişkileri, ayrıca Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleriyle geliştirilecek üçlü ortaklık.
Kudüs Strateji ve Güvenlik Enstitüsünün (JISS) kıdemli araştırmacılarından olan Birvadker, Hindistan’ın dış ve güvenlik politikaları üzerine çalışıyor. İsrail’in silah tedarikini ve bölgesel hareket alanını genişletmek için bu ortaklıkları geliştirmesini istiyor. Ona göre Suudi Arabistan’ın İsrail ile diplomatik normalleşme ihtimali Mekke Anlaşması sonrasında azaldı. Araştırmacı, Riyad’ın yeni ortaklar aramasını ABD’nin İran karşısındaki caydırıcılık politikasına duyulan güvensizlikle ilişkilendirdi.
İsrailli uzman Türkiye’yi neden İran’la karşılaştırdı?
Ankara’nın Körfez’deki etkisinin büyüyeceğini savunan Birvadker, Suudi Arabistan’ın finansmanının Türkiye–Pakistan savunma sanayisi iş birliğine yeni bir ölçek kazandırabileceğini yazdı. İnsansız hava araçları, deniz platformları ve savaş uçaklarında ortak üretim ihtimallerine değindi. İsrail’e karşı diplomatik ve askerî kapasitenin artacağını öngördü.
Mekke Anlaşması’nın Pakistan bağlantısı, 2025’te Hindistan ile Pakistan arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle de Birvadker’in değerlendirmesinde yer buldu. Yazar, Türkiye’nin Pakistan’a savunma teknolojisi sağlaması ve KAAN savaş uçağı projesindeki olası ortak üretimi örnek gösterdi. Pakistan’ın KAAN’a katılımına ilişkin anlatımda, Savunma Bakanı Yaşar Güler’in anlaşmanın tamamlanmasına yaklaşıldığı yönündeki açıklamasına atıf yaptı.
Birvadker, Pakistan’ın nükleer kapasitesini ele alırken üçlü savunma hükümlerinin uygulamasında siyasi kararların belirleyici olacağını yazdı.
Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi için nasıl bir rol önerildi?
Doğu Akdeniz’de Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi’yle daha sıkı iş birliği, Birvadker’in İsrail için önerdiği ilk yol. Türkiye’nin Suriye’deki askerî ve siyasi etkisini buna gerekçe gösterdi. Bu ilişkilerin deniz güvenliğiyle birlikte istihbarat ve hava savunması alanlarında güçlendirilmesini savundu. Yazara göre İsrail’in Türkiye’nin Akdeniz’deki hareketlerini izlemesi ve ortaklarının güvenlik kapasitesini artırması önemli. İkinci öneri ise İsrail, Hindistan ve BAE arasında ortak savunma sanayisi projeleri ve istihbarat paylaşımıyla yeni bir üçlü düzen kurulması. Birvadker, Şam’da Ahmed eş-Şara yönetiminin Ankara ile yakın ilişkisini de bu Doğu Akdeniz hesabına dahil ediyor. Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi’nin İsrail için Türkiye’ye karşı bölgesel destek sağlayacağını savunuyor. Özellikle Suriye’deki yeni siyasi denklem ile Türkiye’nin Akdeniz’e uzanan güvenlik ilişkilerini birbirine bağlıyor.
İsrail Savunma Bakanlığı 31 Ağustos’ta Yunanistan ile yaklaşık 3 milyar avroluk Achilles Shield hava savunma anlaşmasını imzaladığını duyurdu. Anlaşma, David’s Sling ile BARAK MX sistemlerinin ve SPYDER bataryalarının bulunduğu çok katmanlı bir hava savunma düzenini kapsıyor. Anlaşmayla Yunanistan’ın hava savunma altyapısında İsrail yapımı sistemlerin kullanılacağı açıklandı.
30 Haziran’da İsrail Savunma Bakanlığı Genel Müdürü Amir Baram, Herzliya Konferansı’ndaki konuşmasında Hindistan, BAE, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi’ne uzanan daha geniş bir güvenlik ağı önerdi. Baram bu ortaklıkların savunma teknolojileri ve Körfez finansmanıyla desteklenebileceğini söyledi. Birvadker’in 8 Ekim’deki çağrısı aynı ülkeleri kapsıyor.
Hindistan ve BAE için nasıl bir güvenlik ortaklığı önerildi?
İsrail, Hindistan ve BAE’nin savunma sanayisi, istihbarat, deniz güvenliği ve ekonomi alanlarında ortak hareket etmesi gerektiğini savunan Birvadker, Yeni Delhi’nin Pakistan’la askerî rekabetine dikkat çekti. Hindistan’ın Ankara–İslamabad iş birliğine karşı güvenlik ortaklıklarını artıracağını öngördü. BAE’nin Hindistan ve İsrail’le ilişkilerini ise kurulmasını önerdiği üçgenin dayanağı olarak gösterdi.
22 Haziran’da İsrail Savunma Bakanlığından bir heyet, Hindistan ziyaretinde Hint savunma bakanlığı ve askerî yetkililerle ortak üretim, savunma teknolojileri ve sanayi iş birliğini görüştü. Amir Baram o ziyarette Hindistan’ı İsrail için stratejik ortak olarak tanımladı. Birvadker, BAE’nin Hindistan’la ilişkilerini ele alırken BrahMos füzeleri için gündeme gelen olası alımı da örnek verdi. BrahMos örneğini Körfez ülkelerinin savunma tedarik ağını genişletme girişimleriyle ilişkilendirdi.
2020’de imzalanan Abraham Anlaşmaları, İsrail ile BAE arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasını sağladı. Birvadker’e göre Ankara’nın bölgedeki etkisi, Emirlikleri İsrail’le yakın savunma iş birliğine yöneltebilir. Araştırmacı, Suudi Arabistan ile BAE’nin bölgesel çıkarlarının farklılaştığı alanlara da değindi.
Mekke Anlaşması’nın askerî gündeminde hangi kararlar var?
Anlaşmanın üç üyesinin savunma komitesi 5 Ekim’de Riyad’da toplandı. Pakistan Dışişleri Bakanlığının ortak bildirisinde üç ülke, üzerinde anlaşılan askerî kuvvet ve kabiliyetlerin ulusal mevzuat ve kabul edilmiş düzenlemeler çerçevesinde süratle konuşlandırılması için tedbir alınacağını duyurdu. Birvadker’in değerlendirdiği üçlü savunma ilişkisi, bu toplantıyla yeni bir uygulama aşamasına girmişti.
Ağustosta yayımlanan Mekke Anlaşması askerî güç karşılaştırmasında üç ülkenin toplam aktif personeli 1 milyon 388 bin, İsrail, Hindistan, Yunanistan ve BAE’nin toplamı 1 milyon 808 bin 200 olarak hesaplandı. Ynet’e konuşan İsrailli yetkili ise ağustosta paktın İsrail’i hedef aldığı görüşünü savunmuştu. Riyad’da 5 Ekim’de açıklanan askerî konuşlandırma kararı ortak savunma komitesinin uygulama gündemini belirledi.
8 Ekim tarihli görüşte Birvadker, Ankara’yı İran’la eş düzeyde tehdit olarak tanımlıyor. Suudi Arabistan’ın Türkiye ve Pakistan’la yakınlaşmasının Körfez güvenlik ilişkilerini değiştireceğini öngörüyor. İsrail yönetimine Doğu Akdeniz’de Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi ile Hindistan–BAE hattında eşzamanlı iş birliği öneriyor.
Kaynaklar
Israel Hayom — Dr. Oshrit Birvadker’in 8 Ekim 2026 tarihli görüş yazısı
İsrail Savunma Bakanlığı — 30 Haziran bölgesel güvenlik konuşması
İsrail Savunma Bakanlığı — 31 Ağustos Yunanistan sözleşmesi
İsrail Savunma Bakanlığı — 22 Haziran Hindistan heyeti
Pakistan Dışişleri Bakanlığı — 5 Ekim savunma komitesi bildirisi
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.
Sıradaki haber
İsrail’de Mekke Anlaşması alarmı: “Bizi hedef alıyor”Haber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.
Haber yükleniyor…