Chatham House ‘Türkiye ile İsrail gerginliğinin gölgesindeki Somali krizi’ni yazdı
Chatham House uzmanı Aweis Ahmed, Somali krizi derinleşirken Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır ile İsrail, BAE ve Etiyopya arasında değişken yakınlaşmalar oluştuğunu yazdı. Analizde Baidoa’daki Türk F-16’ları iddiası, seçim tartışması ve liman rekabeti de ele alındı.

İngiltere merkezli Chatham House’un 16 Ekim’de yayımladığı inceleme, Somali krizi ile Afrika Boynuzu’ndaki güç rekabetinin nasıl birbirini beslediğini ortaya koydu. Afrika Programı araştırmacısı Aweis Ahmed’e göre Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır bir tarafta, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İsrail ve Etiyopya başka bir tarafta yakınlaşırken Somali’nin iç siyasi anlaşmazlıkları daha tehlikeli hale geliyor. Ahmed, bu iki hattın kesinleşmiş askerî ittifaklar değil, değişebilen bölgesel ilişkiler olduğunu vurguluyor. Chatham House’un özgün değerlendirmesi, ülke içindeki seçim krizini Baidoa çatışmaları, dış askerî destek ve Kızıldeniz güvenliğiyle birlikte inceliyor.
Somali krizi seçim takvimi yüzünden nasıl büyüdü?
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un görev süresinin Mayıs 2026’da sona ermesi bekleniyordu. Parlamento mart ayında cumhurbaşkanlığı görev süresini beş yıla çıkaran anayasa değişikliklerini kabul etti. Böylece Mahmud’un görev süresi Mayıs 2027’ye uzandı. Puntland ve Jubaland yönetimlerinin temsilcilerini, eski Güneybatı Eyaleti lideri Abdiaziz Laftagareen’i ve diğer siyasetçileri içeren muhalefet ittifakı bu değişikliğe karşı çıktı.
Seçim komisyonunun parlamento seçimlerini Nisan 2027’de, cumhurbaşkanlığı seçimini Mayıs 2027’de yapma açıklaması da uzlaşma getirmedi. Chatham House’a göre muhalefet, komisyonun bu takvimi tek taraflı ilan ettiğini savunarak reddetti. Ahmed’in üzerinde durduğu temel anlaşmazlık yalnızca bir yıllık süre uzatımı değil; federal hükümetin Mogadişu’daki yetkileri ile eyalet yönetimlerinin siyasi ağırlığı arasındaki güç paylaşımı.
Hükümetle uyumlu Güneybatı, Hirshabelle ve Galmudug yönetimleri ülkenin orta ve güneyindeki başlıca şehirlerin çoğunda etkiliyken Jubaland Mogadişu’yla anlaşmazlık yaşıyor. Puntland ile kendisini bağımsız ilan eden Somaliland kuzeyde geniş alanları yönetiyor. 2025’te oluşturulan ve federal hükümete yakın Kuzeydoğu Eyaleti bu iki yönetimin arasında yer alıyor. El Kaide bağlantılı Eş Şebab ise birçok kırsal kesimde etkinliğini koruyor. Bu parçalı tablo, Somali krizi sırasında karşıt siyasi güçlerin neden hızla silahlı çatışmaya yönelebildiğini açıklıyor.
Baidoa’da Türk F-16’ları kullanıldı iddiası
Somali krizi Baidoa’da silahlı çatışmaya dönüştüğünde, dış ülkelerin sağladığı askerî desteğin hangi amaçla kullanıldığı da tartışılmaya başladı.
Araştırmanın Türkiye açısından en çarpıcı bölümünde Baidoa’daki savaş uçağı iddiaları var. AFP’nin 29 Eylül tarihli haberinde, Türk F-16’larının Baidoa çevresinde federal birliklere yardım amacıyla füze ateşlediği ileri sürüldü. Chatham House, bu haberleri aktarırken Türk savaş uçaklarının çatışmalara katıldığı iddiasının Ankara tarafından doğrulanmadığını açıkça belirtti.
Çatışmaların kendisi ise farklı kaynaklarla belgelendi. Al Jazeera ve AFP’nin 28 Eylül haberine göre görevden uzaklaştırılan Laftagareen’e bağlı binlerce savaşçı Baidoa’ya ilerledi; federal güçlerle çatışmalarda savaş uçakları ve insansız hava araçları bildirildi. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), olaylarda biri sağlık çalışanı üç kişinin öldüğünü; hastaneye beşi çocuk 69 yaralının getirildiğini aktardı. Hastane yollarının kapanması, sivillerin tedaviye erişimini de zorlaştırdı.
Ankara’nın siyasi süreçteki rolü de tartışılıyor. Anadolu Ajansının 13 Mayıs’ta aktardığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi açıklamasında, Türkiye’nin Somali’deki askerî eğitim faaliyetlerinin ordu kapasitesini geliştirmeye ve terörle mücadeleye yönelik olduğu, Türk personelin seçim süreçlerinde ya da iç siyasette rol almadığı belirtildi.
Türkiye ve BAE neden Somali siyasetinde öne çıkıyor?
Aweis Ahmed, Somali krizi üzerinde en fazla etkisi bulunan iki dış aktörü Türkiye ve BAE olarak tanımlıyor. Türkiye, on yılı aşkın süredir Mogadişu’da insani yardım, altyapı, askerî eğitim ve güvenlik işbirliği yürütüyor. 2017’den beri Somali ordusunun eğitimi için askerî tesis işletiyor. 2024’ten sonra imzalanan stratejik anlaşmalar Türkiye ile Mahmud yönetiminin ilişkilerini daha da yakınlaştırdı. AFP’nin eylül haberinde liman ve havalimanı işletmeleri, petrol arama faaliyetleri ve kıyıdaki uzay merkezi projesi de Türkiye’nin uzun vadeli ekonomik varlığının parçaları olarak sıralandı.
BAE ise hem federal yönetim hem de Somaliland, Puntland ve Jubaland gibi bölgesel idarelerle ilişkiler kurdu. Ocak 2026’da Somali federal hükümeti, egemenliğinin ihlal edildiğini savunarak BAE ile savunma ve güvenlik işbirliği anlaşmalarını iptal etti. Reuters’ın 13 Ocak haberinde Somaliland, Puntland ve Jubaland yönetimlerinin Mogadişu’nun bu adımına karşı çıktığı aktarıldı. Emirlik şirketlerinin bölge limanlarındaki çıkarları, merkezle eyaletler arasındaki gerilime ekonomik bir boyut ekliyor.
BAE ile Suudi Arabistan arasındaki Yemen anlaşmazlığı da aynı dönemde Somali’ye uzandı. Reuters’ın 8 Ocak haberine göre Somali Göç ve Vatandaşlık Ajansı, Yemenli ayrılıkçı lider Aidarus ez-Zubeydi’nin Somaliland ve Mogadişu üzerinden BAE’ye götürüldüğü suçlaması üzerine soruşturma açtı. Ardından Somali yönetimi Suudi Arabistan ve Katar’la savunma anlaşmalarına yöneldi. Ahmed, bu süreçte Türkiye ve Mısır’ın diplomatik desteğine de dikkat çekiyor.
Türkiye–İsrail ayrışmasında Etiyopya ve Somaliland’ın yeri
Chatham House’un çizdiği bölgesel haritada Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır’ın Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Eritre’ye yakın durduğu; BAE ve İsrail’in ise genel olarak Etiyopya’yla aynı yönde konumlandığı değerlendirmesi yapılıyor. Bu ilişkilerin sabit olmaması, Somali’deki her yerel aktörün belirli bir dış gücün doğrudan vekili olduğu sonucuna varılmasını da engelliyor. Analizin ağırlığı, bölgesel rekabetin Somali’deki taraflara sağladığı yeni diplomatik ve askerî seçeneklerde.
Etiyopya’nın denize erişimi ve Somaliland’ın statüsü gerilimin bir başka parçası. Türkiye Dışişleri Bakanlığının yayımladığı 11 Aralık 2024 Ankara Bildirisi, Somali’nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı temelinde Etiyopya’nın denize erişimi için müzakere yolunu kayda geçirdi. Bu diplomatik çerçevenin arka planı, Transit Haber’in Etiyopya’daki sınır çatışmaları ve Somali bağlantısını ele alan haberinde de yer alıyor.
Somaliland’ın kuzey kıyısındaki limanları ile Puntland ve Jubaland’daki ticari ağlar, dış güçlerin ekonomik ilgisini artırıyor. Ahmed’e göre yerel siyasetçiler de liman yatırımları, ulaşım koridorları, askerî üsler ve ekonomik ortaklıkları dış destek çekmenin aracı olarak sunabiliyor. Türkiye ile İsrail arasındaki daha geniş stratejik tartışmanın diğer alanları ise Transit Haber’in iki ülkenin rekabetini beş başlıkta inceleyen dosyasında işlenmişti.
Kızıldeniz ve silahlı örgütler için neden risk büyüyor?
Somali krizi yalnızca ülkenin karasındaki yönetim mücadelesini etkilemiyor; deniz geçişleri ve ticaret limanları da bölgesel güvenliğin parçası.
Somali kıyıları Aden Körfezi’ne uzanıyor; hemen karşısındaki Babülmendep Boğazı ise Kızıldeniz ile Hint Okyanusu ticaretini birbirine bağlıyor. Yemen’deki Husilerin faaliyetleri, bu geçidin güvenlik önemini artırdı. Chatham House, Husiler ile Eş Şebab arasındaki ilişkilerin geliştiğine dair raporları da bölgedeki güvenlik denklemine ekliyor. Deniz ticaretinin korunmasına yönelik 14 ülkeli Kızıldeniz koalisyonunun yapısı da Türkiye ve Somali’nin bölgesel deniz güvenliğindeki yerini gösteriyor.
Ahmed’in en ağır uyarısı, federal yönetim ile muhalif eyaletler arasındaki çatışmaların Eş Şebab ve IŞİD’in Somali koluna alan açabilmesi. Siyasi rakipler birbirine karşı askerî güç kullandığında bu örgütlere yönelik güvenlik operasyonları yavaşlayabiliyor. Silahlı grupların toparlanması, yerel yönetimler arasındaki mücadeleyi ülke çapında daha kalıcı bir güvenlik krizine dönüştürebilir.
Çözüm olarak araştırmacı, önce anayasa değişiklikleri, seçim yöntemi ve geçici yönetim düzeni üzerinde kapsayıcı bir siyasi anlaşma yapılmasını öneriyor. Afrika Birliği ile Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesinin (IGAD) arabuluculuğunu, dış aktörlerin gerilimi düşürme çabalarıyla birlikte ele alıyor. Somali krizi için belirleyici mesele, 2027 seçimlerine kadar siyasi rekabetin silahlı mücadeleye dönüşmesini durdurabilecek ortak bir takvim oluşturulması.
Kaynaklar
- Chatham House — Aweis Ahmed — Foreign rivalries risk turning Somalia’s political crisis into a protracted war, 16 Ekim 2026
- AFP / Arab News — Turkey, now a major power in Somalia, dragged into internal conflicts, 29 Eylül 2026
- Anadolu Ajansı / Dezenformasyonla Mücadele Merkezi — Türkiye rejects claims of interference in Somalia’s internal politics, 13 Mayıs 2026
- Al Jazeera / AFP / MSF — Somali army clashes with local forces for control of Baidoa, 28 Eylül 2026
- Reuters — Somali regions reject Mogadishu’s move to cut ties with UAE, 13 Ocak 2026
- Reuters — Somalia says it is investigating Yemen separatist leader flight via Mogadishu, 8 Ocak 2026
- T.C. Dışişleri Bakanlığı — Etiyopya-Somali Ankara Bildirisi, 11 Aralık 2024
WhatsApp kanalımızda yalnızca önemli uyarıları, Telegram kanalımızda ise tüm haber akışını paylaşıyoruz.
Kısa alıntılar; içerik değiştirilmeden, “Transit Haber” kaynak olarak belirtilerek ve bu habere aktif bağlantı verilerek kullanılabilir. İçeriğin tamamının izinsiz yeniden yayımlanmasına izin verilmez.
Sıradaki haber
Etiyopya’da çatışmalar büyüdü, Eritre krizi BM’ye taşındıHaber otomatik yüklenemezse normal bağlantısından okuyabilirsiniz.
Haber yükleniyor…